Ana içeriğe geç
Sözlük

üzüm ile cümle

üzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.Unul intreaba de angour, unul este, sa zicem englez, unul intreaba de eneb, si unul intreba de struguri.
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.Ο ένας ζητάει ανγκούρ, ο άλλος ας πούμε Άγγλος, ζητάει ενέμπ, κι ο άλλος ζητάει σταφύλια.
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.Един моли за ангур, единият е - да кажем, че е англичанин - един моли за енеб и един моли за грозде.
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.Один просит "ангор", другой, например, англичанин, просит "энеб", и ещё один просит виноград.
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.Один просить "ангор", скажімо англієць, інший просить "енеб", і наступний просить виноград
Bir tanesi angour ister, diyelim ki İngiliz, bir diğeri eneb ister, bir diğeri de üzüm ister.האחד מבקש "אנגור", אחד, נניח שהאנגלי, מבקש "ענב", והשלישי מבקש "ענבים".
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.포도알을 집었는데 떨어뜨리지 않았습니다. 뭉게지지도 않았고요.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Va a recoger una uva, no se le cayo, no la rompió.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Va culege o boabă de strugure, n-a scăpat-o, n-a spart-o.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Er hebt eine Weintraube auf und lässt sie weder fallen, noch platzt sie auf, und dann wird er sie essen.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Hij pakt de druif op -- laat hem niet vallen -- maakt hem niet kapot -- en eet hem op.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Podnosi winogrono i ani go nie upuści ani nie zmiażdży, tylko zje.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Той ще вземе едно зърно грозде и той не го изпусна, нито го спука.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.הוא עומד להרים ענב, הוא לא הפיל אותו, הוא לא מחץ אותו.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.سيقوم بالتقاط حبة عنب، ولم يسقطها، ولم يهشمها.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.落さず 潰さずに 持ち上げ 食べるのです
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.A dostane víno a sní ho.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dia mendapat anggur dan memakannya.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor. Diğeri bunu görüyor.Ze krijgt een druif en eet die op.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dostaje winogrono i zjada je.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dostane hrozno a zje ho.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Ella toma una uva y se la come.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.E recebe uma uva e come-a.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Il obtient du raisin et il le mange.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Kap egy szőlőt, és megeszi.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.그 원숭이는 포도를 한 알 받아 먹죠.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Nó lấy nho rồi ăn.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Och hon får druvan och äter den.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Og hun får en vindrue og spiser den.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Primește un bob de strugure și-l mănâncă.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Se saa rypäleen ja syö sen.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Sie bekommt die Weintraube und isst sie.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Zato dobi jagodo in jo pojé.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Και παίρνει σταφύλι και το τρώει.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Получава грозде и го изяжда.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.והיא מקבלת ענב ואוכלת אותו.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.فتحصل على عنب في المقابل وتأكله.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.もう一方はそれを見ていて
Bu gazeteci grubunun ismi Enan Baladi, Arapça'da “Ülkemin Üzümleri” anlamına gelmekte.הקבוצה מפרסמת בעיקר בערבית, אך גם באנגלית.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.do zeme pšenice, jačmeňa, viníc, fíkov a granátových jabĺk, do zeme olejových olív a medu,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et Land med Hvede og Byg, med Vinstokke, Figentræer og Granatæbletræer, et Land med Oliventræer og Honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et land med hvete og bygg og vintrær og fikentrær og granatepletrær, et land med oljetrær og honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ett land med vete och korn, med vinträd, fikonträd och granatträd, ett land med ädla olivträd och med honung,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.밀과 보리의 소산지요 포도와 무화과와 석류와 감람들의 나무와 꿀의 소산지라
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.Negeri itu menghasilkan macam-macam gandum, anggur, buah ara, buah delima, pohon zaitun dan madu
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.paese di frumento, di orzo, di viti, di fichi e di melograni; paese di ulivi, di olio e di miele
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.pays de froment, d`orge, de vignes, de figuiers et de grenadiers; pays d`oliviers et de miel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ţară cu grîu, cu orz, cu vii, cu smochini şi cu rodii; ţară cu măslini şi cu miere;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.terra de trigo e cevada; de vides, figueiras e romeiras; terra de oliveiras, de azeite e de mel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.tierra de trigo, de cebada, de vides, de higueras y de granados; tierra de olivos ricos en aceite y de miel
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa mì, lúa mạch, dây nho, cây vả, cây lựu; dầu ô-li-ve và mật;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa_mì , lúa_mạch , dây nho , cây vả , cây lựu ; dầu ô - li-ve và mật ;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.za-, árpa-, szõlõtõ- fige- és gránátalma-[termõ] földre, faolaj- és méz-[termõ] földre.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.γην σιτου και κριθης και αμπελων και συκων και ροδιων γην ελαιων και μελιτος
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.в земя богата с жито, ечемик, лозя, смокини и нарове; в земя богата с маслини и мед;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ארץ חטה ושערה וגפן ותאנה ורמון ארץ זית שמן ודבש׃
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ارض حنطة وشعير وكرم وتين ورمان. ارض زيتون زيت وعسل.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小 麥 、 大 麥 、 葡 萄 樹 、 無 花 果 樹 、 石 榴 樹 、 橄 欖 樹 、 和 蜜
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小麥 、 大麥 、 葡萄樹 、 無花果樹 、 石榴樹 、 橄欖樹 、 和蜜
Bu kilo başında düşen üzüm fiyatını gösterecek. Bu da süre içerisinde üretilen miktarı.Naši cenu dáme sem a bude to cena za libru hroznů a toto je množství vypěstované za časový úsek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod