üzülme ile cümle
üzülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üzülme, Allah bizimle.لا تحزن إن الله معنا.
Benim için üzülmeyin.Não se preocupe comigo.
On üçüncü şarkı ise "Üzülmedin mi?"nin akustik bir kaydıdır.A terceira canção, "Reject Emotions", é uma balada.
Bana bir şey olursa benim için çok üzülme.Se acaso fiz algum bem não estou disso arrependido.
Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum."Mesmo que você não entenda o que estou dizendo, você vai realmente sentir isso.
Bunun üzerine Necip Uysal, "Hayır, sakın üzülme.Toen waarschuwde een hemelse stem hen; "Ga niet van het schip!
"Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, üzülmeyin geçer." ^ Murphys-laws.com ^ lawWant 'stel je je kwetsbaar op, dan word je gekwetst', aldus Cruijff.
Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle berâber” diyordu.Zelf heeft hij er dit van gezegd: "Wij hebben Gods zegen ontvangen in geluk en lijden.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Ach, pijnlijk hoeft het niet te wezen.
Franklin kendisinin sakat olmasına çok üzülmektedir.Valentijn vindt zichzelf heel zielig.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.Hij is een oude man die droomt van een erfgenaam aan wie hij zijn bezittingen kan nalaten.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Kinderen tutoyeren hun ouders altijd.
Benim İçin Üzülme (2013).....Met politiek bemoei ik mij niet (2003).
Benim için üzülmeyin.Heb geen medelijden met mij.
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.Zaczyna się bać, że już nigdy nie wyjdzie za mąż.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Ich motto brzmi Hakuna Matata, co znaczy „nie martw się”.
Benim İçin Üzülme dizisinde Buke karakterini canlandırdı.Za ten miłosierny czyn otrzymała na chuście odbicie Jego bolesnego oblicza.
Benim İçin Üzülme (2013).....Czy mnie jeszcze pamiętasz? (1997 r.)
Her zaman Sünger Bob'un kötülüğünü ister fakat onun üzülmesine asla dayanamaz.Dunbar przez cały czas oczekuje na przybycie posiłków, choć nie narzeka na samotność.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna matata är swahili och betyder ungefär "Det finns inga bekymmer".
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Ej att förväxla med Ordsök.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Адже це я викликав хвилю, чи не так?»
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.Ми все ще можемо відчувати та страждати.
Korkma, üzülme.Бий - не шкодуй.
Erişim tarihi: 23 Kasım 2013. ^ ÜzülmezПроцитовано 23 листопада 2013. Беспомощный.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Самопочуття хворого не порушене.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Самці не дають піклування батьків.
Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle berâber” diyordu.Odvětili: "Nejsme Tvým Bohem, hledej ho nad námi!"
Benim İçin Üzülme, aşağıdaki anlamlara gelebilir.Proč to tělu nevadí, se dozvíme níže.
Onlar mağarada iken arkadaşına, 'Üzülme, Allah bizimle beraberdir' diyordu.A řekly: "Ani my nejsme Bohem, jehož hledáš."
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Udělal jsem velkou chybu a velmi toho lituji".
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Hlavně nesmí býti smutno….
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Acest lucru m-a făcut să-l urăsc și mai mult”.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.A fost odată un împărat care era trist că nu avea un băiat.
Bu da onun kardeşinin ölümüne fazla üzülmediğine veya artık ölümlere alıştığına yorumlanmıştır.Să-l dea pe fratele lor negustorilor, căci dacă acesta va muri în groapă, tot păcatul lor va fi.
Benim İçin Üzülme, aşağıdaki anlamlara gelebilir.Pot să trec sub tăcere rușinea lor?
Dolaylı işkence, kurbanın sevdiği bir kişiye işkence uygulayarak üzülmesini sağlayarak uygulanır.2. să obțină o confesiune: torționarul torturează victima în scopul obținerii recunoașterii crimei.
Korkma, üzülme.Kelj fel, és ne félj!
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Sairaus ei ilmeisesti ole kivulias.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Älä menehdy surusta se oli välttämätöntä.
Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Kun joku ärsyttää sinua, tiedä siis että sinua ärsyttää oma käsityksesi.
Fakat Max'in artık oturup üzülmeye vakti yoktur.Max ei tahdo enää uskoa.
Benim için üzülmeyin.Älkää nyt surko.
Onun için üzülmemek elinde değildi.Hän ei voinut olla surematta hänen vuokseen.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Δεν λυπάμαι για τίποτα.
Benim için üzülmeyin.Να μην αγγίζουν.
Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle berâber” diyordu.Han spurte sine tjenere: «Hvilket fjell er nærmest himmelen?»
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Ikke kast bort tid på å sørge.
Ancak ilahi bir ses, kendisine üzülmemesini, doğacak çocuğun şerefli kılındığını söyler.Oteren gir lite lyd fra seg, unntatt i paringstiden og når den har unger.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna matata er swahili og betyr «Det er ingen bekymringer» eller «Det er intet problem».
Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Oleh karena itu, mengetahui ia demikian, engkau seharusnya tidak bersedih hati.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Itu cukup mengecewakan saya. "
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.Dia juga menyatakan bahwa dia tidak akan pernah menikah lagi.
Benim İçin Üzülme (2013).....Jangan Lihat Kelaminku (2005).
Korkma, üzülme.Tidak usah cemas.
Kendi çocuğunun özürlü olmasına üzülmektedir.Ibu sangat ingin cucunya untuk memaafkannya.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Aku tidak marah butuh selama ini.
Benim İçin Üzülme (2013).....Em dám không?" (2013),...
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Những đứa trẻ thường là bị bỏ rơi bởi cha chúng.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Các ngươi đừng buồn rầu mà khóc, mà hãy nghe lời ta nói.