üzülme ile cümle
üzülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Üzülme, Rabbin senin altında bir su arkı hazırlamıştır," diye (ağacın) altından kendisine seslendi.Whereupon he called her from beneath her: “Do not worry; your Lord has placed a stream beneath you.
"Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."I, even I, am thy brother, therefore sorrow not for what they did.
Dedi ki: "Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"I, even I, am thy brother, therefore sorrow not for what they did.
Korkma, üzülme. Biz onu sana döndürecek ve onu elçilerden biri yapacağız," diye vahyettik.Neither fear, nor sorrow because We shall restore him to you and make him among the Messengers'
Böylece onlar hoşnut olurlar, üzülmezler ve senin herbirisine verdiğine razı olurlar.They should not be grieved but should be happy with whatever you have given to every one of them.
"Çinli esnafın gitmesine üzülmedim."I am not sorry the Chinese traders are leaving.
Tanrı, İbrahim'e üzülmemesini, karısının emrettiği gibi yapmasını söyledi.God told Abraham not to be distressed but to do as his wife commanded.
Tom'un herhangi bir şey için üzülmesine gerek yok.Tom braucht nichts zu bedauern.
Üzülme ben seni asla terketmem!Mach dir keine Sorgen, ich werde dich nie verlassen!
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Arbeit darf nicht krank machen.
Bunun üzerine Necip Uysal, "Hayır, sakın üzülme.Von da an stand sein Schaffen unter dem Motto: „Lebe nicht um deiner selbst willen!
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.Sie glaubt nun nicht mehr daran, dass sie jemals heiraten wird.
Benim için üzülmeyin.Sorget nicht.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Drum grübelt nicht, denkt meinem Schicksal nach.
Borat buna fazla üzülmemiş hatta sevinmiş çünkü yeni bir karısı daha olabilmiş.Bruno ist deshalb doch nicht enttäuscht oder gar entmutigt, sie gefällt ihm deswegen nur umso mehr.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Nichts wirklich Schlimmes ist mir je passiert...
Benim İçin Üzülme (2013).....Das ist nicht mein Hut, 2013).
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.Wegen des Testaments ihrer Eltern können jedoch nur männliche Nachfahren das Verger-Vermögen erben.
Geçmiş için üzülme!Ne regrette pas le passé !
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Les parents demandent souvent aux enfants de ne pas leur mentir.
Benim için üzülmeyin.Ne soyez pas désolés pour moi.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Je ne m'inquiétais donc de rien.
Benim İçin Üzülme (2013).....Il n'est pas trop tard… (2013).
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Le médecin ne doit pas semer le désespoir.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Ils ont un dicton : Hakuna matata qui signifie « Vis ta vie sans aucun souci ».
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.En deuil, il décide de ne jamais se remarier.
"Üzülmeyin, para yine bizde!".De grâce, ne perdons plus de temps ! ».
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Ne prend pas plaisir aux paroles malicieuses.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.En fin, todo eso me hizo sentirme muy deprimida».
"Üzülmeyin, para yine bizde!".Más no nos tendrás sino es pasando el lodo."
Korkma, üzülme.Nada de temor.
Benim İçin Üzülme (2013).....Abrázame muy fuerte (2010)».
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.No consta que volviera a casarse.
Benim için üzülmeyin.No llores por mí.
Bana bir şey olursa benim için çok üzülme.Yo que tanto te quiero, no me vayas a hacer quedar mal.
Üzülmeyin. Bu şeyler olur.Non preoccuparti. Sono cose che succedono.
Üzülmemeye çalışıyorum.Cerco di non rattristarmi.
İbrahim Üzülmez (d.Abramo non riflette, ubbidisce.
Benim için üzülmeyin.Non essere addolorata.
Korkma, üzülme.Finché dura, nessuna paura.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Inutile descrivervi le mie sofferenze.
Bana bir şey olursa benim için çok üzülme.Non me ne voglia Non mi serbi rancore.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Sono amaramente deluso per quello che è accaduto".
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Spesso infastidisce i suoi suoceri.
Lütfen üzülmeyin.Не расстраивайся, пожалуйста.
Bunun üzerine Necip Uysal, "Hayır, sakın üzülme.Шутка придется ему не по вкусу: „вы не должны этого делать“, — скажет он».
Benim İçin Üzülme, Funda Arar şarkısı.Кто не умер, танцуйте диско.
Bu da onun kardeşinin ölümüne fazla üzülmediğine veya artık ölümlere alıştığına yorumlanmıştır.Он не знал, что игумен обители - брат убитого им Константина Сигура.
Benim için üzülmeyin.Обо мне не беспокойтесь.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Ничего в этом деле мне не было в тягость.
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.И сердце любит и страдает.
Bana bir şey olursa benim için çok üzülme.О чем буду писать, не очень унывайте.
Korkma, üzülme.Без страха.
Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür.Она говорит, что не планирует больше выходить замуж.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Отец обычно почти не заботится о своих детях.
Bunun üzerine Necip Uysal, "Hayır, sakın üzülme.قال: "لا تغضب"، فأعاد عليه ذلك مراراً كل ذلك يقول: "لا تغضب".
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.لم يكن قد غاب عني أي شيء.
Korkma, üzülme.ولكن لا تحزن.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.المرض غير مؤذٍ قطعاً ولا يحتاج لمعالجة.
"İbrahim Üzülmez'den ayrılık açıklaması". fanatik.com.tr.وطليقي حاول أن يردعني". elfann.com.