ütü ile cümle

ütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Saçımı ütüyle düzeltmek sonsuza kadar sürüyor.Flat ironing my hair takes forever.
Ütü patladı.The iron exploded.
Elbiselerimi benim için ütülediğiniz için teşekkürler.Thanks for ironing my clothes for me.
Pas ütüyü yiyor.Rust eats away the iron.
Gömleğini senin için ütülüyeyim.Let me iron your shirt for you.
Ütünün fişini çektim.I unplugged the iron.
Mary saçlarını düzleştirmek için bir ütü kullandı.Mary used a flat iron to straighten her hair.
O, pantolonunu ütüledi.He pressed his trousers.
O pantolonunu ütüledi.He ironed his pants.
Lütfen bu gömleği ütüle.Please iron this shirt.
Lütfen bunu ütüleyin.Please iron this.
Sami ütüyü yatak odasında bıraktı.Sami left the iron on in his bedroom.
Mary bluzunu ütüledi.Mary ironed her blouse.
Tom gömleklerini ütüledi.Tom ironed his shirts.
Mary, Tom'un gömleklerini ütüledi.Mary ironed Tom's shirts.
Elbiselerimi ütülemem.I don't iron my clothes.
Lütfen bu gömlekleri ütüleyin.Please iron these shirts.
Lütfen bu gömlekleri ütüle.Please iron these shirts.
Bu gömleği benim için ütüler misin?Would you mind ironing this shirt for me?
Önce bu gömlekleri ütüleyin.Iron these shirts first.
Önce bu gömlekleri ütüle.Iron these shirts first.
Ütülenmiş tek bir gömleğim kalmadı.I don't have a single ironed shirt left.
Mary gömlekleri ütüledi ve ütüyü kapatmayı unuttu.Mary ironed the shirts and forgot to turn off the iron.
Utuchengal, Uruk'un beşinci hânedanlığından bir sümer kralıdır.He was thus the only king of the fifth dynasty of Uruk.
Güneş tanrısı Utu her şeyi görür, adaleti korur, insanlara yardım eder.God gave the sun to everyone, and light is for everyone.
Utumno Udûn olarak da bilinir.He was also known as Khwāja Hidāyat Allāh (خواجه هدایت‌الله).
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl."In E-ana, Meš-ki-aĝ-gašer, the son of Utu, became en and lugal; he ruled for 324 years.
Kelime zamanla UTİK, daha sonra ÜTÜK halini almıştır.She saw it briefly, then heard the impact.
Ve elektrikli ütü, bu da çok başarılı.The electric iron, also very big.
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.This is the electric tie press, which never really did catch on.
Açıkçası gömleği ütülemeye çok zaman harcamadım.I certainly did not spend much time ironing the shirt.
"Sadece pelerinini ütülemeye ve gökyüzüne dönmeye yetecek kadar vaktin var.""There is only time enough to iron your cape and back to the skies for you."
Deniz ütünü çorbası güzel mi?Do you have seafood soup?
Ne kotu kiz! ve neden üniformayı böyle ütülüyorsun.Don't be so ungrateful! And why are you ironing that?
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Your arms'll hurt because of ironing all day long.
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Honey, you should iron the lining too, right?
UTUMI HirosiUTUMI Hirosi
Mata Utuoceania. kgmMata Utu
Utuadopuertorico. kgmUtuado
Bükreş’e 250 km uzaklıktaki Craiova'da Romanyalı bir işçi kumaş ütülüyor.A Romanian worker irons fabric at a factory in Craiova 250km from Bucharest.
Utu, yılana ölü bir boğanın midesine saklanmasını söyler.Utu tells the serpent to hide inside the stomach of a dead bull.
Utu, kartala yardım etmesi için Etana adında bir adam gönderir.Utu sends a man, Etana, to help the eagle.
Utu'nun adı, birçok yabancı güneş tanrısının adlarını logografik olarak yazmak için kullanılabilir.Utu's name could be used to write the names of many foreign solar deities logographically.
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.Während sich das Bügeleisen erhitzte, goß Mary destilliertes Wasser in das Reservoir, um Dampf zu erzeugen.
Ütü işinde çok iyiyimdir.Ich bin sehr gut im Bügeln.
Melkor, Utumno’ya bir daha geri dönmedi.Charlotte kehrte nie wieder nach Miramare zurück.
Güneş tanrısı Utu her şeyi görür, adaleti korur, insanlara yardım eder.Der Sonnengott beobachtet dies und hilft Gerecht.
Annemin ütülemekle meşgul olduğu birkaç gömlek buldum.J'ai trouvé ma mère occupée à repasser quelques chemises.
Pantolonunu ütülüyordu.Il repassait son pantalon.
Bu tişörtü benim için ütüler misiniz, lütfen?Pourriez-vous repasser ce t-shirt pour moi, s'il vous plaît ?
O pantolonunu ütületti mi?Est-ce qu'il a fait repasser son pantalon ?
Bu kıyafetleri ütülemek kolaydır.Ces vêtements sont faciles à repasser.
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.Mais juste le réparer, à la façon dont on répare les vases brisés.
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.Meskiaggasher di E-ana, figlio di Utu: 324 anni.
Kelime zamanla UTİK, daha sonra ÜTÜK halini almıştır.Il passato è alle spalle, lascia capire.
Utu (Šamaš veya Sahamaş), güneş tanrısı.Quindi, emerge Utu, il dio del sole.
Tom gömleğini ütülüyor.Том гладит свои рубашки.
Tom gömlekleri ütülüyor.Том гладит рубашки.
Mary dolaptan ütü masasını çıkardı ve onu açtı, pencerenin yanına yerleştirdi.Мэри вытащила гладильную доску из чулана и, разложив, поставила её возле окна.
Ütü yüzünden yangın çıktı ve Fadime öldü.Тогда лошади пали, а наложница умерла.
İlgili Sayfalar