ütü ile cümle

ütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Aynı anda tırnaklarımı kesip ütü yapamam!I can't cut my nails and do the ironing at the same time!
Gömleğimi ütülemek zorundayım.I have to iron my shirt.
Lütfen gömleği ütüle.Please iron the shirt.
Bu kumaş iyi ütülenir.This cloth irons well.
Bu pantolonların ütülenmeye ihtiyacı var.These trousers need pressing.
Lütfen ütüyü tamir et.Please fix the iron.
Bir ütüyle elimi yaktım.I burned my hand with an iron.
Mendillerimi ütüledim.I ironed my handkerchiefs.
Pantolonumdaki kırışıklıkları ütüledim?I ironed out the wrinkles in my pants.
Sıcak bit ütüde parmaklarımı yaktım.I burned my fingers on a hot iron.
Elektrikli ütüler elektrikle ısıtılır.Electric irons are heated by electricity.
O pantolonunun ütüledi.He pressed his pants.
O pantolonunu ütületti mi?Did he have his trousers pressed?
Her gün pantolonunu ütületir.He has his trousers pressed every day.
O onun gömleklerini ütüledi.She ironed his shirts.
O, elbisesini ütülüyordu.She was ironing her dress.
Kız kardeşine bluzünü ütületti.She had her blouse ironed by her sister.
Eğer İsviçre'yi ütülersen Almanya'dan daha büyük olurdu.If you ironed Switzerland, it would be bigger than Germany.
O kendi gömleğini ütüledi.She ironed her shirt.
Gömleğin ütülenmesi gerek.The shirt needs ironing.
Gömleğin ütülenmesi gerekiyor.The shirt needs ironing.
Ben mendillerimi ütülüyorum.I‘m ironing my handkerchiefs.
Tom gömleğini ütüledi.Tom ironed his shirt.
Ben mendili ütüledim.I ironed the handkerchief.
Tom ön masadaki adama takım elbisesini nerede ütületebileceğini sordu.Tom asked the man at the front desk where he could get his suit pressed.
Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.There is a sewing machine and an ironing board in the room where Tom used to sleep.
Bu gömlek ütülenilmeli.This shirt needs to be ironed.
Tom ütünün fişini çekti.Tom unplugged the iron.
Tom elbiselerini ütüledi.Tom ironed his clothes.
Tom gömleğini ütülüyor.Tom is ironing his shirt.
Elbisemi ütülüyorum.I am ironing my dress.
Hiç giysilerini kendin ütüledin mi?Have you ever ironed your clothes by yourself?
Ben hemen hemen her gün elbiselerimi ütülerim.I iron my clothes almost every day.
Tüm gömleklerinizi ütülemek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to iron all your shirts.
En son ne zaman kıyafetlerini ütüledin?When was the last time you ironed your clothes?
O, gömleklerini nasıl ütüleyeceğini biliyor.He knows how to iron his shirts.
Onların işi giysileri ütülemek.Their job is to iron clothes.
Sen ütüyü açık bıraktın.You left the iron on.
Tom gömlekleri ütülüyor.Tom is ironing shirts.
Ödünç alabileceğim bir ütün var mı?Do you have an iron I can borrow?
Tom pantolonunu ütüledi.Tom ironed his pants.
Bir etek ütüledi.She ironed a skirt.
O, saçını ütüledi.She ironed her hair.
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Bunu üzerine takmadan önce bu elbiseyi ütülemek zorundayım.I have to iron this dress before putting it on.
Bu gömleği yine ütülemek zorunda kaldım! Son kez!I had to iron his shirts again! It's the last time!
Bütün gömlekleri ütüledin mi?Did you iron all the shirts?
Tom beyaz gömleğini ütüledi.Tom ironed his white shirt.
O, pantolonunu ütüledi mi?Did he iron his pants?
Ütü yapmaktan nefret ederim.I hate ironing.
Bu gömleğin ütülenmesi gerekiyor.This shirt needs ironing.
Ben ütüden hoşlanmıyorum.I detest ironing.
Bu giysileri ütülettirebilir miyim?Could I have these clothes ironed?
Tom Mary'nin giysilerini ütüleme şeklini beğenmedi.Tom didn't like the way Mary ironed his clothes.
Aynı zamanda ütü, elektrikli su ısıtıcısı ve elektrikli soba kullanmayınız.Don't use the iron, electric kettle, and electric stove at the same time.
Ütü fazlaca elektrik kullanır.The iron uses a lot of electricity.
Ütü çok elektrik harcar.The iron uses a lot of electricity.
Bu giysileri benim için ütüler misin?Can you iron these clothes for me?
Gömleğini ütüledi.He ironed his shirt.
Mary eteğini ütüledi.Mary ironed her skirt.
İlgili Sayfalar