ütü ile cümle

ütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.Имеет привычку ремонтировать поломанные ей вещи скотчем.
Ütü'ye benzediği için, İngilizcede bu anlama gelen Flatiron olarak adlandırılmıştır.Действительно, во французском флейт, как и флейта, обозначается этим словом.
Kelime zamanla UTİK, daha sonra ÜTÜK halini almıştır.كان يتمسك بالكلمة حتى ينتقل إلى الكلمة التالية.
Utuchengal, Uruk'un beşinci hânedanlığından bir sümer kralıdır.Foi o décimo quinto político a ocupar o cargo de vice-presidente do Uruguai.
Utumno Udûn olarak da bilinir.Hij was ook wel bekend als Xilonen (De Harige).
Utu (Sümer) veya Şamaş (Babil), güneş tanrısı, E'barbara tapınağı, Sippar.Men herkende het aan zijn kleur (rood) en aan zijn merk: een zon of een lelie.
Ütü yüzünden yangın çıktı ve Fadime öldü.Het vuur raakte de set, en er brak brand uit.
Pantolonunu her gün ütüler.Hij krijgt zijn broeken iedere dag gestreken.
Pantolonu her gün ütülenir.Zijn broek wordt elke dag gestreken.
Tom elbiselerini ütüledi.Tom streek zijn kleren.
Ütü yapmaktan nefret ederim.Ik haat strijken.
Bu gömlek ütülenmeli.Dit overhemd moet gestreken worden.
Kız kardeşine bluzünü ütületti.Uprasowała siostrze bluzkę.
Utu (Šamaš veya Sahamaş), güneş tanrısı.Вае — бог (діц) Сонця.
Kor halinde kömür konularak ısıtılan bu ütüler ise oldukça ağır idi.Вартість вилучення гасу з вугілля на той час, була високою.
Mendillerimi ütüledim.Я випрасував свої носовички.
Tom gömlekleri ütülüyor.Том прасує сорочки.
Ben mendillerimi ütülüyorum.Я прасую свої носовички.
Ben mendillerimi ütülüyorum.Я прасую свої носові хустки.
Kelime zamanla UTİK, daha sonra ÜTÜK halini almıştır.Da, noi l-am întâlnit în timp, el a trecut peste limită.
Gömleğin ütülenmesi gerek.Cămaşa trebuie să fie călcată.
Gömleğimi ütülemek zorundayım.Trebuie să îmi calc cămașa.
Kor halinde kömür konularak ısıtılan bu ütüler ise oldukça ağır idi.Dynen, som holder på Jordens varme, blev for tyk.
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.«I E-ana ble Mesh-ki-ang-gasher, sønn av Utu , ensi og lugal; han hersket for 324 år.
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.Mesh-ki-ang-gasher dari E-ana, putera Utu: 324 tahun.
Utuchengal, Uruk'un beşinci hânedanlığından bir sümer kralıdır.Ia adalah satu-satunya raja dari dinasti kelima Uruk.
Melkor, Utumno’ya bir daha geri dönmedi.マルカム まだ戻っておりません、陛下。
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.壊れたひみつ道具を直すときに使う。
Tom ütünün fişini çekti.トムはアイロンのプラグを抜いた。
Utumno Udûn olarak da bilinir.知南安縣,頗有政績。
Firik ütüleyip yemek en sevilen hususlardan biridir.별명이 낙지여서 낙지볶음이 제일 싫어하는 음식이다.
Sümer mitolojisindeki Utu'nun karşılığıdır.거액의 금액을 남자친구의 토오루에 이바지하고 있다.
Utupia 1977 yılında RA isimli albüm yapmıştır.על שמו נקראת שוברת קרח שנבנתה ב-1976.
Ütü yapmaktan nefret ederim.אני שונא לגהץ.
Ütü yapmaktan nefret ederim.אני שונאת לגהץ.
Ütünün icadı 17. yüzyıl başlarına kadar dayanmaktadır.Концепцията за пожарните кранове датира поне от 17 век.
Ütün fünyeler ateşlemeyi 15 dakika dakika geciktirebilir.Rýchlosť streľby môže dosahovať až 15 rán za minútu.
Ütün fünyeler ateşlemeyi 15 dakika dakika geciktirebilir.Dih so lahko zadrževale do 15 minut.
Tom gömlekleri ütülüyor.Tomas lygina marškinius.
Açıkçası gömleği ütülemeye çok zaman harcamadım.Ich verbringe sicher nicht viel Zeit damit, mein Hemd zu bügeln.
AR: Açıkçası gömleği ütülemeye çok zaman harcamadım.Я определенно не потратил много времени на глажение этой рубашки.
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Älskling, du borde stryka fodret också. Visst borde du?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Chéri, tu devrais repasser la doublure aussi. Tu l'as fait, n'est-ce pas ?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Draga, ar trebui sa calci si captuseala. Ar trebui, nu-i asa?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Dragi, zlikaj tudi podloga. Saj jo je treba, ne?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Édes, tudnál bele még élet vasalni? Tudnál ugye?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Kochanie, powinieneś też wyprasować podszewkę, racja?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Kulta, silitäthän sisäkankaatkin?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Ông xã àh, ông nên là có li, phải không?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Sayang, kamu harus juga menyeterika lurus. Sudah belum?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Schat, je moet de lijnen ook strijken, toch?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Schatz, du solltest auch das Futter bügeln, nicht wahr?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Tesoro, dovresti stirare anche la fodera. Dovresti, giusto?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Zlato, taky vyžehly lemování. Uděláš to?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Zlato, tiež by si ju mal prežehliť. Mal by si, nie?
Balım, astarı da ütülemelisin, değil mi?Αγαπη μου πρεπει να σιδερωσεισ και τις γωνιες.Πρεπει,ναι?
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.Aceasta este presa electrică pentru cravată, care nu a prins niciodată cu adevărat.
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.C'est la presse électrique à cravate, qui n'a jamais vraiment marché.
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.Das ist ein elektrisches Krawatteneisen, dem niemals wirklich der Durchbruch gelang.
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.Dit is de elektrische stropdas-pers, die nooit echt aansloeg.
İlgili Sayfalar