Üstelik, yetenekli bir matematikçiydi.Колись він був талановитим математиком.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Згодом відносини з Персією погіршувалися.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Загоїлись за два тижні.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.Але сам Шрек навіть не знає, що таке Різдво.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Тому з ним залюбки зустрічаються колишні приятелі.
Üstelik 8 kişiye kadar!Також ще 8 осіб.
Üstelik nano giysi daima dört modda birinde devrede olmak zorunda ve kapanma olanağı yoktur.Також нанокостюм завжди повинен перебувати в одному з чотирьох режимів, тобто його неможливо «вимкнути».
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.Також повідомлялося, що в день НП він був черговим.
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.В них що, немає дому?
Üstelik sağ kıyıları, doğu kıyılara göre daha yüksek ve daha diktir.Правий (східний) берег значно вищий і крутіший від лівого.
Üstelik bunun aksini uygulayan asilleri ve rahipleri de cezalandırdı.Причиною був холод, від якого страждали також і священнослужителі.
Bu küçük köyde üstelik zamanında savaş esiri deposu olarak kullanılmış bir ev durur.Й до наших часів збереглась панська хата, яка в даний час використовується як складське приміщення.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Та й взагалі вони мають багато спільних проблем.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)O bojích mezi nimi není pochyb.
Üstelik Tılmıs (Tümülüs) höyüğünde herhangi bir kazı bile yapılmamıştır.Kozelka na nich (a na spoustě dalších) nenechal nit suchou.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Další den se však Margo neukáže ve škole a po pár dnech je prohlášena za ztracenou.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Má sestru Sarah.
Üstelik bu droidlerin beyni diğerlerinden daha gelişmiştir.I mozek hominoidů je mnohem rozvinutější než u ostatních savců.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Jejich konstrukce je také velice různá.
Üstelik Amerika ile savaşa girmişlerdir.USA vstoupily do války.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Jako skladatel není příliš znám.
Üstelik benim değerlerim gayet safiyane şeyler.I naše názory jsou asi trochu konzervativní.
Üstelik o bir realistti ve modernist değildi.Nejen, že jsou praktické, ale moderní.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Nedoprovázela ho téměř žádná stráž.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.Na scéně se objeví sir Robin.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.To vše se odehrálo během několika hodin.
Üstelik Laura'da sperm izine de rastlanmamıştır.Rovněž u skotu nebyla teratogenita prokázána.
(Nahl; 77) Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar.Aceasta pentru că ei țin semnele Noastre de mincinoase și sunt nepăsători față de ele!
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ea poartă de asemenea ochelari.
Çin üstelik Güney Kore, Japonya, Vietnam ve Filipinler ile deniz sınırı paylaşmaktadır.În plus, China împarte granițele maritime cu Coreea de Sud, Japonia, Vietnam, Filipine și Taiwan.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!Numele a fost schimbat, de asemenea, în 8.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.În plus, diviziile sovietice erau obosite și pierduseră în jur de 40% dintre soldați.
Üstelik bu yüzden de tükürüklü ve ağzı salyalıdır.Să băgăm și Rapidul și Iașiul?
Üstelik bazı krallar şair ya da edebiyatçı olara başarı elde etmiştir.De asemenea, unii împărați au activat cu succes ca poeți și scriitori.
Üstelik bu yöntem çok giriş çıkışlı sistemler üzerinde kullanılacak şekilde genellenebilir.În plus, ne putem imagina un sistem care utilizează aproape în infraroșu.
Üstelik İzmir Çevre Yolu ile ulaşım daha çabuk gerçekleştirilebilmektedir.De asemenea și trenurile de marfă vor putea circula prin tunel cu o viteză mai mare.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ekkor még szemüveget is hordott.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Ezt két napon keresztül folytatták.
Üstelik sıhhatimi kaybettim.Mellőzöttséget is elszenvedett.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.Kis mennyiségben a vérkeringésbe is bekerül.
Üstelik safran bitkisi bir ila iki haftalık çok kısa bir dönem içinde çiçeklenir.Semperflorens - Egy növekedési időszak alatt kétszer is virágzik.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Több közös nincs is bennük.
Üstelik otuz sekiz dakikalık klibi nedeniyle de Guinness Rekorlar Kitabı'na geçti.Nyolcvanöt betűs hosszával bekerült a Guinness Rekordok Könyvébe.
Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.A katolikus egyházfő egyúttal a bűnösök megbüntetését szorgalmazta.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Ma Kína büszkélkedhet a világ leghosszabb és a második leghosszabb metró rendszerével.
Üstelik Düzmece Dimitri, Polonyalılar'ın elinde iyi bir koz olmuştu.A bronzmérkőzésen a lengyel Paweł Zagrodnik volt az ellenfele.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Lisäksi hän käyttää silmälaseja.
Üstelik aynı yerde yaşayan kişilerin de saldırısına uğrar.Muitakin kaupunkiin vierailemaan tulleita henkilöitä joutuu vastaavien hyökkäysten kohteeksi.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Mellakoita oli myös muutamassa muussa kaupungissa.
Üstelik bir kaptan olarak.Lisäksi on tyyppi general.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Aitiossa ei ollut lainkaan henkivartijoita.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!Hän vaihtoi myös nimensä.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Επιπλέον, η τελευταία θα καθόριζε επίσης το μερίδιο των κερδών, εάν υπήρχαν, που κάθε Δημοκρατία θα λάμβανε.
Üstelik kuzeyi ve doğusunda Rusya sınırı yer almaktadır.Επίσης συνορεύει με τη Ρωσία προς τα βόρεια και τα ανατολικά.
Üstelik tutarlılığı sağlamak adına, sonraki sorulara verilen cevapları da değiştirebilir.Μπορεί επίσης να αλλοιώσει τις απαντήσεις σε επερχόμενες ερωτήσεις για να διατηρηθεί η σταθερότητα.
Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.Κατηγορήθηκε για υποβοήθηση του κράτους στην εκτέλεση πολιτών και για οικονομικά εγκλήματα.
Üstelik, bu savaştan herkes nasibini alacak ve hayatta kalmak için tüm insanlar uğraş verecektir.Κι έτσι η παρέα αυτή πρέπει να παλέψει αν θέλει να επιβιώσει ολόκληρη.
Üstelik bu ülkelerden ikisinin resmi dilleri de İngilizceydi.Στις δύο αυτές χώρες είναι επίσημη γλώσσα μαζί με τα αγγλικά.
Üstelik kitap Anna'nın duygusal fırtınalarına da ışık tutmaktadır.Στη σκήτη υπάγεται και η Σκήτη της μικρής Αγίας Άννας.
Üstelik burada en alışılmadık demirler işlediler ve ünlendiler.Ακόμη περίφημα ήταν τα εκατόφυλλα τριαντάφυλλα που φύονταν σε αυτό..