Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Houve também outras cidades que foram melhoradas durante o seu reinado.
Üstelik elinde hiç ihtiyat yoktur.Você simplesmente não tem chance.
Üstelik tankların çoğu da eski modeldi.Assim como os tanques, ainda restam alguns dos velhos edifícios.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ambos usam óculos.
Üstelik kızı da, uygun olmayan bir adamla evlenme planları yapmaktadır.Teve também uma filha, antes de se casar, com mulher incógnita.
Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.Após o divórcio com Jobyna, Arlen chegou a se casar uma segunda vez.
100 altın elde edince bir hak elde ediyorduk.Meslek değişikliğine de gidildi üstelik.Ganhou 100 € Vera - Comportar-se da pior maneira, durante a refeição.
Üstelik daha önce evde oturmuş herkes hakkında bilgi vardır.No sítio onde morava, Dava notícia de tudo.
Üstelik bildiğimiz ipekten daha güzeldir.Ook staat hij bekend als een van de betere dalers in het profpeloton.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Verder draagt ze een bril.
Üstelik eşi bebek bekliyordu.Haar moeder hield de baby ten doop.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Dit deed hij op twee momenten.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Sam is zijn zus.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Zijn vrienden kennen hem nog niet.
Üstelik sözleri de anlam karmaşası.De zin is ook nodeloos ingewikkeld.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Bovendien bestaat deze categorie vooral uit meisjes.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Ook haar betrekkingen met president Koetsjma verslechterden.
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Ook is de lijst online te raadplegen en kunnen suggesties worden gedaan.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.Bovendien waren ze op minder dan 60% van hun normale sterkte, vermoeid en door hun voorraden heen.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)Zij zouden elkaar ook in het dagelijkse leven nimmer getutoyeerd hebben.
Üstelik aralarındaki bir didişme sonucunda onu ofisten bile kovmuştur.In een van de tussenstukjes belden ze hem zelfs op.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!James veranderde tevens haar naam.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Verder is het ontwerp totaal verschillend.
Üstelik bu yarışta, kazanan kişinin dileği gerçek olacak...Onder het voorwendsel van, dat de wens van de winnaar vervuld wordt.
Üstelik bunun için "bol" miktarda tüketim gerekmektedir.Ook hier geldt de regel "te" is te veel.
Üstelik havza ağzının kenarlarında volkanik delikler olduğunu belirledi.Volgens Wang waren de haren ook op de vlieghuid aanwezig.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Elders vonden echter nog wel opstanden plaats.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Dit waren overigens neven.
Üstelik kızı da, uygun olmayan bir adamla evlenme planları yapmaktadır.Haar dochter wil trouwen met een man zonder geld.
Üstelik filmle orijinal versiyon arasında birçok fark vardır.Voor de rest wijkt de tekenfilm ook erg af van het oorspronkelijke verhaal.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Byłe dziewczyny nie chcą go znać.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Ponadto ma siostrę Caroline.
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.Nie ma jak w domu.
Üstelik Çin'in bir bölümü de Japonya'nın hakimiyetindeydi.Podważono również fakt przynależności Chin do jednej jurysdykcji.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Zgłoszony został m.in. problem "nadmiernego apetytu" chłopca.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Ma fia! ma fia! miała ponadto błagalnie krzyczeć matka zgwałconej dziewczyny.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Dokonał tego w ciągu 6 godzin.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Pogorszyły się także stosunki z Albinim.
Üstelik şarkılarda söylenmesi istenmeyen şeyler de söylenmeye başlar.Dzięki wyraźnemu śpiewowi, słowa także są niezapomniane.
Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.Monarsze w ściganiu sprawców zbrodni pomagali także lokalni urzędnicy.
Üstelik reklamında Michael Schumacher oynadı.W testach brał również udział Michael Schumacher.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Zdarza się też, że utwór ten wykonują młode dziewczęta.
Üstelik işgal tehdidine rağmen ordusunu alarm düzeyine getirmemişti.W przeciwieństwie do obrony, nie imponował w ataku.
1582'de yeniden ve üstelik daha yoğun bir biçimde tekrar ayaklanmışlardır.W 1582 roku został przeprowadzony gruntowny remont i nadbudowa piętra.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Han blev inte heller speciellt uppmärksammad som målare.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Then spelades in på två veckor.
Üstelik Amerika ile savaşa girmişlerdir.Samtidigt gick USA med i kriget.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Üstelik normal Hulk'tan farklı olarak da Bruce'un zekasına sahiptir.Brukar liksom sin farbror Zeb resa mycket.
Üstelik yabanın tahıldaki protein oranı, evcil tahılın neredeyse iki katıdır.Största storleksskillnaden finns hos sparvhöken där honan nästan väger dubbelt så mycket som hanen.
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.Även den 6:e armén retirerade.
Üstelik bir kaptan olarak.En kapten för mycket.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.De får inte heller förändras utseendemässigt.
Üstelik bu yerleşimlerin büyüklükleri de buluntu yoğunlukları da daha fazla.Höjden på husen tycks också ha ökat.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.Det sägs alltså inte vilka dessa trakter är.
Üstelik 8 kişiye kadar!Totalt åtta personer.
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.Будівля явно потребувала серйозного ремонту.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Крім того, деякі докази явно вказують на нього.
Üstelik büyük kentteki apartman dairesinde doğadan çok uzakta tek başına yaşamaktadır.Попри велику родину живе один у власній квартирі.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Також у нього є молодша сестра Сара.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod