Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi çok geç oldu. Üstelik, yağmur yağmaya başlıyor.Si è fatto molto tardi. In più sta iniziando a piovere.
Üstelik elinde hiç ihtiyat yoktur.Anche perché non ha altro.
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.È stata considerata come una compagna stretta (e sorella) di Penia e Ptocheia.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)Non faccio una chiara distinzione tra di essi.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.È anche sorella di Mina.
Üstelik bunu sürekli geliştiriyordu.In seguito è stato sviluppato continuamente.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!Desiderò anche cambiare il suo nome.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.È stato girato in due giorni.
Üstelik aynı dönemde de Nogaret aforoz edilmiş bir kişiydi.Conseguentemente Ugo, sempre in quell'anno, venne scomunicato.
Üstelik İzmir Çevre Yolu ile ulaşım daha çabuk gerçekleştirilebilmektedir.Il trasporto ferroviario fa un uso più efficiente dello spazio.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Indossava un paio di occhiali.
Üstelik bu olurken minik sincaplar hala kovuklarındadır.Intanto le Tri Pis, sono ancora alla deriva...
Üstelik kitap Anna'nın duygusal fırtınalarına da ışık tutmaktadır.Nel letto però c'è anche il corpo imbalsamato di Anna.
Üstelik kendisinden önceki 5 radyonun dört tanesi ulusal radyolardan oluşmaktadır.Nelle stesse qualificazioni segnò cinque delle undici reti totalizzate dalla sua nazionale.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Tutta la setta è composta da bambini.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.È conosciuto anche con il titolo Lady Robin Hood.
Üstelik aralarındaki bir didişme sonucunda onu ofisten bile kovmuştur.Quella notte, riceve la chiamata da uno dei due per farsi tirare fuori di prigione.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Questi bambini erano la gente Muisca.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Completamente differenti anche i capitelli.
Üstelik bildiğimiz ipekten daha güzeldir.Лучший из тех, кого я знал (неопр.).
(Nahl, 77) Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar.С их помощью царь устрашал народ ложными знамениями.
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.Здание требует серьёзного ремонта.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.А мы хотели достигнуть этого за две недели.
Üstelik 8 kişiye kadar!Хотя, может даже и восьмерых.
Üstelik Tılmıs (Tümülüs) höyüğünde herhangi bir kazı bile yapılmamıştır.Однако в раздаче милостыни рука его не оскудела.
Üstelik Adult Contemporary Chart'ta üç hafta boyunca birinci olmuştur.Последний сингл продержался на первой строчке «Adult Contemporary chart» в течение пяти недель.
Üstelik her birine karşı gerçekten bazı kanıtlar bulunmaktadır.На это у каждой из них есть веские причины.
Üstelik desitabin kemik iliği için toksiktir, bu yüzden tedavi amaçlı kullanımını sınırlıdır.К тому же, децитабин токсичен для костного мозга, что сужает область его терапевтического применения.
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Очень ядовитое, и его взгляд может обратить любого в камень.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.От младшего сына остаются только окровавленные следы на земле.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Также происходили и другие восстания.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Кроме того, некоторые улики явно указывают на него.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Недовольство вызывали и отношения Эдуарда со своими фаворитами.
Üstelik sözleri de anlam karmaşası.Её текст — тоже полная чушь.
Üstelik bu yöntem çok giriş çıkışlı sistemler üzerinde kullanılacak şekilde genellenebilir.Это довольно легко реализуется для некоторых распределенных систем.
Üstelik son zamanlarda nüfus kaybetmektedir.В последнее время наблюдается убыль населения.
Üstelik ailesi de dağılmıştır.Его родные и близкие будут скорбеть.
Üstelik Batı sadece teknik değil medeni üstünlüğü de ele geçirmiştir.Нам нужны не столько технологии, сколько человечность.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.К тому же не было ещё стран, которые были бы готовы принять этих беженцев.
Üstelik artık düşmanları çok daha güçlü ve daha fazla sayıdaydı.Но ещё напористее и решительнее были наши воины.
Üstelik birkaç tümen, Odessa'daki muhabereler sırasında kayıplara uğramışlardı.Погром проходил и в районах, примыкавших к Одессе.
O da filmin sonlarında olur, üstelik yüzleri bile gözükmez.В конце фильма он всё-таки его находит, хотя сам кажется удивлённым.
Üstelik büyük kentteki apartman dairesinde doğadan çok uzakta tek başına yaşamaktadır.Живет в довольно дорогой квартире, в полном одиночестве.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.والذي لم ينسى صديقته السابقة.
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.من خصائص اللهجة الإدغام الصغير، مثاله: إدغام الذال بالتاء في أخذته فيقولون: أختُّه، وبعضهم لا يدغمه.
Üstelik,2004 yılında Wi-Fi kullanımının da yaygınlaşması üzerine Wi-Fi kablosuz internet özelliği de eklendi.في أغسطس 2013 ، تمت إزالة القيود المفروضة على اتصال Wi-Fi إلى حد كبير.
Üstelik filmle orijinal versiyon arasında birçok fark vardır.علماً أن هناك فرق بين الترجمة أساساً.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.فهم استمروا بفعلهم في مدة شهرين.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.ووافق على هذا السير ستانلي روس.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.وزارة الخزانة في المملكة المتحدة أيضا وضعته في قائمة تجميد الأصول في نفس اليوم.
Herkesin düşüncesine göre, Rus ekibi oldukça zayıftı ve üstelik, aslında İngilizce konuşamıyorlardı.وحقيقة أنني أعرف الروسية بشكل جيد للغاية، وأعتقد أنه ليس سرا بالنسبة لك ...
Üstelik ailesi de dağılmıştır.وتعرض منزله لاطلاق نار من "مسلحين مجهولين".
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.No entanto, Margo não aparece na escola naquele dia ou no seguinte.
Bu itibarla, Senato ve kurullar güçsüz kaldı, üstelik Caesar öldürüldükten sonra.Como tal, o senado e as assembleias permaneceram impotentes, mesmo após César ter sido assassinado.
Üstelik kendini daha üstün hissetti, çünkü ateşten yapılmıştı.Ela pegou fogo a si mesma porque tinha se tornado feia.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Além disso, o projeto de design seria totalmente diferente.
Üstelik 8 kişiye kadar!Depois conseguimos até oito!
Üstelik sıhhatimi kaybettim.Também sentia a falta do marido.
Üstelik bu ülkelerden ikisinin resmi dilleri de İngilizceydi.No resto da Finlândia, ambas as línguas são os idiomas oficiais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod