Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Ik ben erachter gekomen dat ze beide aangenomen zijn op de Parang Universiteit als 1ste en 2de.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Izvedel sem, da sta najboljša na univerzi Parang.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Jag fick reda på att dom båda kom in i Parang Universitetet som 1sta och 2dra i deras skola.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.J'ai trouvé que tout les deux sont rentrés à l'université Parang comme étant numéro un et deux de leur école.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Odkryłem. że oboje chodzili na uniwersytet Parang i oboje mieli pierwsze i drugie miejsce na uczelni.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Saya mengetahui bahwa mereka masuk ke Universitas Parang karena mendapat peringkat 1 atau 2 di sekolahnya.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Tôi phát hiện ra cả hai đứa đều đỗ thủ khoa và á khoa vào trường Parang.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Έμαθα πως και οι δυο τους μπήκαν στο Κολέγιο Παρανγκ και κατείχαν την 1η ή την 2η θέση στα σχολεία τους.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Я тут выяснил, что они поступили в университет Паран, заняв первое и второе место.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş..גיליתי שהם התלמידים המצטיינים ביותר באוניברסיטת פארנג
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.لقد عرفت بأن كلاهما يذهبان لجامعة بارانغ ويحصلان على المركز الأول والثاني فيها
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.高校時代には
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Ale bratr s bratrem soudí se, a to před nevěřícími?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Ale brat s bratom sa súdi, a to pred neveriacimi!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Ale się brat z bratem prawuje, i to przed niewiernymi?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Ampak brat se z bratom pravda in to pred neverniki!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Blijkbaar niet, want de ene gelovige brengt de andere voor het gerecht, voor ongelovige rechters nog wel!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Dar un frate se duce la judecată cu alt frate, şi încă înaintea necredincioşilor!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Hanem atyafi atyafival törvénykezik, még pedig hitetlenek elõtt?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!형제가 형제로 더불어 송사할 뿐더러 믿지 아니하는 자들 앞에서 하느냐
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Mais un frère plaide contre un frère, et cela devant des infidèles!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Måste i stället den ene brodern gå till rätta med den andre, och det inför de otrogna?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Mas vai um irmão a juízo contra outro irmão, e isto perante incrédulos?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Men Broder fører Sag imod Broder, og det for vantro!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!men bror fører sak mot bror, og det for vantros domstol!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Nhưng anh em kiện anh em, lại đem đến trước mặt kẻ chẳng tin!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Nhưng anh_em kiện anh_em , lại đem đến trước mặt kẻ chẳng tin !
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!No, anzi, un fratello viene chiamato in giudizio dal fratello e per di più davanti a infedeli
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Pero hermano va a juicio contra hermano, ­y esto ante los incrédulos
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!sondern ein Bruder hadert mit dem andern, dazu vor den Ungläubigen.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Vaan veli käy oikeutta veljen kanssa, vieläpä uskottomain edessä!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!αλλα αδελφος κρινεται με αδελφον, και τουτο ενωπιον απιστων;
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Нї, брат з братом судить ся, та ще й перед невірними!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Но брат с братом судится, и притом перед неверными.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!כי אח רב עם אחיו וזאת לפני לא מאמינים׃
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!لكن الاخ يحاكم الاخ وذلك عند غير المؤمنين.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!你 們 竟 是 弟 兄 與 弟 兄 告 狀 、 而 且 告 在 不 信 主 的 人 面 前
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!你 們竟 是 弟兄 與 弟兄 告狀 、 而且 告 在 不信主 的 人 面前
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!Si ar fi multa distractie?!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!Αλλά πώς μπορούσα να μην έρθω όταν είσαι εσύ; Και θα ήταν τόσο πολύ διασκεδαστικά;!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!איך יכלתי שלא לבוא אם ידעתי שזה אתה? זה יכול להיות כ"כ כיף!!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!فكيف لا اذهب بما أنه أنت؟ و سيكون ذلك ممتعا كثيرا؟؟
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!あなたがどんな顔するか見たかったの
Nasıl olsa hepimiz öleceğiz, değil mi? Üstelik ben dünyayı kurtararak öleceğim.Na ja...sterben müssen wir ja alle. immerhin bin ich dann der, der die Welt retten darf.
Neden erkek bir profesör, bir kız öğrenciyi evine bırakıyor... Üstelik güpegündüz?Γιατί ένας άντρας καθηγητής μεταφέρει τη μαθήτρια του πρωινιάτικα;
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Adembenemende elegantie... ...en toch is deze telefoon bestand tegen stof en is waterdicht
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Atemberaubende Eleganz ... ... und Schutz vor Staub und Wasser.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Elegancia que te deja sin respiración... ...y aún así, a este móvil no le preocupa el polvo ni el agua.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Elegancja, która zapiera dech w piersiach... ... mimo to nie boi się kurzu czy wody.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Eleganza inconfondibile... ...e un'impareggiabile resistenza ad acqua e polvere.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Uma elegância de cortar a respiração... ...e, mesmo assim, não se importa de ficar com pó ou molhado.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Une élégance qui impressionne... ...sans toutefois craindre ni eau ni poussière.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Элегантность, которая не оставляет равнодушным И более того: он не боится влаги и пыли
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.أناقة تجعلك تحبس أنفاسك... ...ومع ذلك، لا يتأثر الهاتف بالغبار ولا حتى البلل.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Afinal de contas, não há corridas nem saltos, e a bola fica quieta.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Après tout, il n'y a ni course, ni saut et la balle est immobile.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Bagaimanapun, mereka tidak perlu lari atau lompat. dan bola itu tetap diam.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Después de todo, no se corre, no se salta, y la pelotita permanece quieta.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Dopo tutto, non si corre, non si salta e la palla è ferma.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Dù sao thì, cũng không có chạy hay nhảy và quả bóng thì cứ đứng yên.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod