Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Jedenfalls, es gibt kein Laufen und Springen und der Ball bleibt ruhig.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.골프 경기에는 달리거나 뛰는 일은 결코 없으며 공은 그냥 바닥에 정지해 있죠.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Koneckonců se tam neběhá, neskáče a míček vesměs stojí.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.La urma urmei, nu exista alergari si sarituri, iar mingea sta pe loc.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Når alt kommer til alt, er der ingen løb eller spring, og kuglen står stille.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Tenslotte wordt er niet gerend of gesprongen, en de bal ligt stil.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Végülis, nincs benne futás vagy ugrás, és a labda egyhelyben marad.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.W końcu nie biegają i nie skaczą. Piłki leżą sobie spokojnie.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.Εξάλλου, δεν περιλαμβάνει ούτε τρέξιμο, ούτε πήδημα, και η μπάλα μένει ακίνητη.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.В конце концов, бегать и прыгать там не надо, а мяч лежит себе спокойно.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.В крайна сметка, няма тичане или скачане, а топката стои неподвижна.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.אחרי הכל, אין שם שום ריצה או קפיצה, והכדור פשוט עומד במקום.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.بعد كل شئ، ليس هناك جري أو وثب، والكرة تظل كما هي.
Neticede koşma yok, atlama yok üstelik top da öylece duruyor.ボールは静止している (笑い)
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.고하여 가로되 요셉이 지금까지 살아 있어 애굽 땅 총리가 되었더이다 야곱이 그들을 믿지 아니하므로 기색하더니
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.ויגדו לו לאמר עוד יוסף חי וכי הוא משל בכל ארץ מצרים ויפג לבו כי לא האמין להם׃
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.واخبروه قائلين يوسف حيّ بعد. وهو متسلط على كل ارض مصر. فجمد قلبه لانه لم يصدقهم.
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.告 訴 他 說 、 約 瑟 還 在 、 並 且 作 埃 及 全 地 的 宰 相 . 雅 各 心 裡 冰 涼 、 因 為 不 信 他 們
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.告訴 他說 、 約瑟 還 在 、 並且 作 埃及 全 地 的 宰相 . 雅各 心裡冰涼 、 因 為 不 信 他 們
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Dann töte mich einfach!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Doar omoara-ma !
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Döda mig istället bara!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Giết mình đi cho rồi!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Poprostu mnie zabijcie !
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Prostě mě radši zabijte!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Que quelqu'un me tue !
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Radšej ma zabite!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Uccidimi allora!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Vermoord me gewoon in plaats ervan!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Τότε σκοτώστε με!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Направо ще се гръмна!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!Просто убейте меня!
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!פשוט תהרגו אותי במקום! תהרגו אותי
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!فقط إقتليني بدلا ذلك اقتليني!ـ
Onlar yolculuğa mı gitti(çıktı)? ve bir gece 2 gün üstelik?!なんだ?一緒に旅行に行くだと?!
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...Emellett elég befolyásos is...
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...Et il est assez puissant...
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...وهذه الاخبارة ظهرت على شخص دبلوماسي
Patentleri değiştirip, üretimi kontrol edebilir ve üstelik tüm tüketimi kontrol edebilirlerdi.Avrebbero cambiato i brevetti, controllato la produzione - - e soprattutto il consumo.
Patentleri değiştirip, üretimi kontrol edebilir ve üstelik tüm tüketimi kontrol edebilirlerdi.Ei voiau sa schimbe patentele, sa controleze productia si mai presus de toate sa controleze consumul.
Patentleri değiştirip, üretimi kontrol edebilir ve üstelik tüm tüketimi kontrol edebilirlerdi.Mohli si tak změnit patenty, kontrolovat produkci, a především řídit spotřebu.
Sadece aptal değilsin. Üstelik çok konuşuyorsunMaga nemcsak buta, hanem túl sokat is beszél.
Sadece aptal değilsin. Üstelik çok konuşuyorsunΕκτός απ' το ότι είσαι χαζή, έχεις και πολλά πράγματα να πεις.
Sadece aptal değilsin. Üstelik çok konuşuyorsunعدا كونك غبية فأنت ثرثارة
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Aş spune nu doar designul biologic, ci tot designul pe care îl atribuim omenirii.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.E direi non solo il progetto biologico, ma ogni progetto che noi pensiamo come progetto umano.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Ich würde sagen, nicht nur das biologische sondern Alles, was wir menschliches Design nennen.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Ik zou zelfs zeggen: niet alleen biologisch ontwerp maar ook al het ontwerp dat we als menselijk beschouwen.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.단순히 생물학적 설계 뿐만 아니라 인간이 관계된 모든 설계를 말합니다.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Neřekla bych, že pouze biologický design, ale veškerý design, který považujeme za lidský.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Nie tylko konstrukcję biologiczną, ale też wszystko, co uważamy za wytwór człowieka.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Non seulement la conception biologique, mais aussi toutes les inventions humaines.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Yo diría no sólo el diseño biológico, sino todo el diseño que pensamos como diseño humano.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Θα έλεγα όχι μόνο βιολογικό σχέδιο, αλλά κάθε σχέδιο που σκεπτόμαστε σαν ανθρώπινο.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Бих казала, не само биологичен дизайн, но целия дизайн, за който мислим като за човешки дизайн.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.Но не только в применении к одной лишь биологии, а в отношении ко всему человечеству.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.ואני טוענת שלא רק את התכנון הביולוגי, אלא את כל התכנון שנחשב בעינינו לתכנון אנושי.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.لا أود ان أقول كل تصميم حيوي بل كل تصميم يمكن أن نفكر فيه كجنس بشري
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.人間が設計したと思われるもの全てです すべて同じ事なのです
Seni getirirken kimse görmedi bizi. Üstelik, sürekli taksi değiştirdik.Nadie nos vio trayendote aquí. y además, cambiamos de taxi muchas veces.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod