Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.그것도 계획이 아닙니다. 그건 불법입니다.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Nemmeno questo è un programma: è un reato.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Nici ăsta nu-i un plan. E ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.To taky není plán; a je to nelegální.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.To też nie jest plan, to jest nielegalne.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ούτε αυτό είναι σχέδιο· είναι παράνομο.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Това също не е план; нелегално е.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Це зовсім не план, це незаконно.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Это тоже не план, это противозаконно.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.גם זו איננה תכנית. זו לא חוקי.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.هذه ليست خطة أيضاً؛ هذا غير قانوني.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.(笑)
Bu korkunç bir olay. Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor. Geçen hafta bitirdin sanmıştım.حسنا، هي فقط في كمين.
Bu korkunç bir olay. Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Pe lângă asta, fetiţei mele îi plac astea.
Bu korkunç bir olay. Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Είναι τρομακτικό, όμως στην κόρη μου αρέσουν αυτά.
Bu korkunç bir olay. Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.וזה מפחיד. חוץ מזה .הבת שלי אוהבת את זה
Bunu daha önce kimseye söylememiştim, ama uçmaktan nefret ederim. Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.N-am mai spus asta nimănui, dar nu-mi place să zbor, aşa că ar fi mare păcat să mor acum.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Dit is impulsief, zelfs voor jou en... als ik het goed gehoord heb, hij was gewelddadig naar zijn vrouw.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.E ceva impulsiv, chiar şi pentru tine... ... şi dacă am auzit bine, a fost violent cu soţia lui.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Esto es impulsivo, incluso para ti... ...y, si escuché bien, fue violento con su esposa.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Ez túl impulzív, még tőled is, és ha jól hallottam, erőszakos volt a feleségével.
Çok acımasızca! Üstelik arkadaşız!Τι σκληρή συμπεριφορά στους φίλους σας!
Çok az cevap içeriyor. Üstelik ben de merak ediyorum, basitlik nedir?매우 적은 답과 함께요. 저 자신 또한 무엇이 단순함인가에 대해 의아해 하고 있습니다.
Çok az cevap içeriyor. Üstelik ben de merak ediyorum, basitlik nedir?מעט מאד תשובות. גם אני תוהה, מהי פשטות?
Çok az cevap içeriyor. Üstelik ben de merak ediyorum, basitlik nedir?بإجابات قليلة جدا. أنا نفسي كنت أتساءل، ما هي البساطة؟
Çok az cevap içeriyor. Üstelik ben de merak ediyorum, basitlik nedir?それは良いものか。それとも悪いものか。コンプレクシティーの方が良いのか。私には分かりません。
Empati yeteneğinizi arttırır. Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Он вызывает сочувствие и даже побуждает вас помогать людям и поддерживать тех, которые вам дороги.
- Evet, sayılır. Beni apar topar buraya getirdiniz. Üstelik projemi çalmışsınız.Значи ме измъкнахте от работа... защото не сте разчели правилно откраднатите чертежи?
Gördüğünüz gibi, çok zahmetli bir iş. Üstelik yalnızca 3. kuvvetini aldık.E come puoi vedere, ci e' voluto un sacco solo per elevare qualcosa alla terza potenza.
Gördüğünüz gibi, çok zahmetli bir iş. Üstelik yalnızca 3. kuvvetini aldık.E como você vê, isso envolveu apenas um bocado de elevar algo à potência de 3.
Gördüğünüz gibi, çok zahmetli bir iş. Üstelik yalnızca 3. kuvvetini aldık.Wie Sie sehen können, beteiligt, die viele nur, etwas zu nehmen in der dritten Potenz.
Gördüğünüz gibi, çok zahmetli bir iş. Üstelik yalnızca 3. kuvvetini aldık.Както може да видите се усложнява много, само за да повдигнем нещо на трета степен.
Hae Ra ile evleniyor üstelik..יתחתן עם יון הא רה
Hae Ra ile evleniyor üstelik.سيتزوج من يون هي را
Hae Ra ile evleniyor üstelik.そうよハニ
Hâlâ bir şeylerle uğraşıyor üstelik.- Non, il est en forme.
Hatalı olsa da. Üstelik bir ruhu baglamı,s.-tehdä transmutaation ihmiselle ja jopa sitoa mielen.
Hem de üstelik sadece bugün! Çünkü senin bebeğine hamileyim.Huahaha! og det var bare for idag når der er fordi jeg skal føde dit barn
Hem de üstelik sadece bugün!Hahahaha! A to je jen z dneška!
Hem de üstelik sadece bugün!Huahaha! E sono solo di oggi!
Hem de üstelik sadece bugün!Huahaha ! Et je ne compte que ceux d'aujourd'hui
Hem de üstelik sadece bugün!Huahaha! Und das ist nur von heute!
Hem de üstelik sadece bugün!Ja ja ja ¡Y son apenas los de hoy! Oh!
Hem de üstelik sadece bugün!Mwhahaha! 'En die zijn alleen maar van vandaag!'
Hem de üstelik sadece bugün!מוחעחעחע וזה רק מהיום!
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Derfor lo Sara ved sig selv og sa: Skulde jeg, nu jeg er blitt gammel, ha attrå, og min mann er også gammel.
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››사라가 속으로 웃고 이르되 내가 노쇠하였고 내 주인도 늙었으니 내게 어찌 낙이 있으리요
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››lo hun ved sig selv og tænkte: "Skulde jeg virkelig føle Attrå. nu jeg er affældig, og min Herre er gammel?"
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Nevete azért Sára õ magában, mondván: Vénségemre lenne-é gyönyörûségem? meg az én uram is öreg!
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Sa-ra cười thầm mà rằng : Già như tôi thế nầy , dễ còn được điều vui đó sao ? Còn chúa tôi cũng đã già rồi !
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Sa-ra cười thầm mà rằng: Già như tôi thế nầy, dễ còn được điều vui đó sao? Còn chúa tôi cũng đã già rồi!
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Εγελασε δε η Σαρρα καθ' εαυτην λεγουσα, Αφου εγηρασα, θελει γεινει εις εμε ηδονη και ο κυριος μου γερων;
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››Сарра внутренно рассмеялась, сказав: мне ли, когда я состарилась, иметь сие утешение? и господин мой стар.
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››ותצחק שרה בקרבה לאמר אחרי בלתי היתה לי עדנה ואדני זקן׃
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››فضحكت سارة في باطنها قائلة أبعد فنائي يكون لي تنعم وسيدي قد شاخ.
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››撒 拉 心 裡 暗 笑 、 說 、 我 既 已 衰 敗 、 我 主 也 老 邁 、 豈 能 有 這 喜 事 呢
İçin için gülerek, ‹‹Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim?›› diye düşündü, ‹‹Üstelik efendim de yaşlı.››撒拉 心 裡 暗笑 、 說 、 我 既 已 衰敗 、 我 主 也 老邁 、 豈 能 有 這 喜事 呢
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Am aflat ca ambii au intrat pe prima si a doua pozitie la Universitatea Parang.
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Ho scoperto che entrambi sono entrati all'università Parang classificati come 1° e 2° della scuola
İkisinin de Parang Üniversite'sinde okuduklarını duydum. Üstelik biri okul birincisi diğeri okul ikincisiymiş.Ich fand raus, dass die beiden die 2 besten in der Parang Universität sind.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod