üstel ile cümle
üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Pourtant, cette voiture ne fait rien pendant 23 heures par jour.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Toch wordt die auto 23 uur per dag niet gebruikt.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Totuși, acea mașină stă nefolosită 23 de ore pe zi.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Trotzdem steht dieses Auto an 23 Stunden des Tages still.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Tuy nhiên, chiếc xe đó chỉ ngổi đó nhàn rỗi trong 23 giờ một ngày.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Ωστόσο, το αυτοκίνητο βρίσκεται σε αδράνεια για 23 ώρες την ημέρα.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.А тази кола стои паркирана около 23 часа на ден.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Однако при этом, этот автомобиль простаивает♫ 23 часа в сутки.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.לכן אני רוצה לתת לכם דוגמא
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.ومع ذلك تظل بلا إستخدام لـ 23 ساعة في اليوم.
Üstelik bu bir programcı için dert.A to je ten jednodušší případ, kdy kód píše jediný člověk.
Üstelik bu bir programcı için dert.És ez akkor is így van, ha egy ember írja.
Üstelik bu bir programcı için dert.그건 한 사람이 프로그램을 작성할 때의 이야기구요.
Üstelik bu bir programcı için dert.Przy założeniu, że instrukcje pisze jedna osoba.
Üstelik bu bir programcı için dert.И это если код пишет один.
Üstelik bu bir programcı için dert.וזה כשאדם אחד כותב אותו.
Üstelik bu bir programcı için dert.وهذا اذا كان هناك شخص واحد يكتبها.
Üstelik bu bir programcı için dert.書く人間が複数になると
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.A stále jsem byla v té neobvyklé pozici.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.A także, wykazywałam wobec tego niezwykłą postawę.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.E no entanto, eu tinha uma posição pouco habitual perante isto.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Eppure, avevo un atteggiamento inconsueto.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Et cependant, j'avais une position inhabituelle sur ce sujet.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.그러나, 저는 이렇게 하는 일에 예사롭지 않은 위치에 있었습니다.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Mégis, szokatlan szemszögből néztem mindezt.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Namun, saya memiliki posisi yang tidak biasa.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Și totuși, am avut o poziție nefirească în această privință.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Toch had ik er een ongewoon standpunt over.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Und dennoch hatte ich eine ungewöhnliche Position dem gegenüber.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Và dù thế, tôi có một vị trí không bình thường về chủ đề này.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Y a la vez asumí una posición inusual al respecto.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Και εντούτοις, είχα μία ασυνήθιστη θέση ως προς αυτό.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.Впрочем, моя точка зрения на эту проблему довольно своеобразна.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.І все-ж, у мене була незвична позиція стосовно цього.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.ועדיין, הייתה לי עמדה חריגה לגבי זה.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.وحتى الآن ، كان لي موقف غير عادي نحو هذا.
Üstelik bu durum karşısında alışılmadık bir duruş sergiliyordum.部外者としての私は
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Alguien no cobró, se echó de un edificio.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.C'est jour de paie. Un type a sauté, il a pas eu son chèque.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Det är löning i dag.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Det er lønningsdag.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Hôm nay là thứ Sáu. Ngày phát lương.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Nyt on liksapäivä.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Oggi č giorno di paga.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Vineri, zi de leafă.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır. Evet?.אל תדאג. אני אחלץ אותך ?אתה בסדר, מתוק שלי
Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır. Evet?ربما هناك شخص لم يحصل على راتبه نعم؟ أريد الذهاب للتسوق
Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır.Geen loon, dus gesprongen.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır.Někdo po výplatě skočil z okna.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır.Stary, prawdopodobnie ktoś nie dostał pieniędzy.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Είναι Παρασκευή.
Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Днес е петък, ден за плащане.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.Aber auch als wir dies taten, mussten wir uns daran erinnern, dass es manchmal Rückschläge gibt.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.Ale nawet wtedy wiedzieliśmy, że będą też komplikacje.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.Dar chiar şi aşa trebuie să ne reamintim că uneori există şi eşecuri.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.De mindennek során is emlékeztetnünk kellett magunkat arra, hogy néha akadhatnak buktatók.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.I po této změně jsme si ale museli připomínat, že občas přijdou neúspěchy.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.하지만 그런 와중에도 우리는 때로는 좌절한다는 걸 상기해야 했죠.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.Ma anche allora dovemmo ricordarci che a volte capitano i fallimenti.
Üstelik bu işi yaparken, kendimize sürekli bazı aksilikler olabileceğini hatırlatıyoruz.Maar zelfs toen moesten we goed voor ogen houden dat er af en toe een tegenslag kon komen.