üstel

/ysˈteɫ/
adj
TR → EN
"üstel" kelimesinin İngilizcesi: exponential, exponential. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Matematikexponentialadj
Genelexponential

Tanım

•(Halk dili) Masa.
•Bir soyadı.
•üstü (I) olan
•Üstü olan

Diğer Dillerde

Almancaexponentiell /ɛksponɛnˈtsjɛl/
exponential (relating to an exponent)
Eintrag zu Met(a).... — Ünal Üstel (d.
Fransızcaexponentiel /ɛk.spɔ.nɑ̃.sjɛl/
exponential
köken: From Latin exponens + -iel.
aile: exponentiellement
Alors qu'il fait jour. — Üstelik güpegündüz?
croissance exponentielle
fonction exponentielle
İspanyolcaexponencial
exponential
aile: exponencialmente, función exponencial
Alguer, José. — Üstel, Aziz.
İtalyancaesponenziale (eril) /es.po.nenˈt͡sja.le/
exponential
çekim: çoğul esponenziali
eş: di funzione, di equazione, curva esponenziale
aile: esponenzialmente
Vi è ancora un tema (mm. — Ünal Üstel (d.
Rusçaпоказа́тельный, экспоненциа́льный
Мы же друзья! — Üstelik arkadaşız!
Arapçaأُسِّيّ
وهو فكرة الأسس — "üstel sayılar"dır.
Felemenkçeexponentieel /ˌɛks.poː.nɛnˈʃeːl/
exponential
köken: Borrowed from French exponentiel. Equivalent to exponent + -eel.
En het word exponentieel erger. — Üstel olarak birikiyor.
του οποίου η μεταβλητή είναι εκθέτης σε κάποια σταθερά η οποία, με τη σειρά της, δεν ισούται με το μηδέν ή τη μονάδα
Ακόμα και τις πιο οδυνηρές αναμνήσεις, όλα. — Üstelik en acı anıları.
Japonca指数的, 指数関数, 指数関数的増大
冪における指数を変数として、その定義域を主に実数の全体へ拡張して定義される初等超越関数の一種。0 でない正の実数 a と変数 x に対して y=aˣ などの形で表される関数。
ちょうど昔われわれが持っていた — Üstel olarak birikiyor.
Lehçeeksponencjalny, funkcja eksponencjalna, funkcja wykładnicza, wykładniczy
funkcja, w której zmienna niezależna stanowi wykładnik potęgi
eş: funkcja eksponencjalna
Jesteśmy przyjaciółmi. — Üstelik arkadaşız!
Finceeksponentiaalinen /ˈeksponentiɑːlinen/
exponential
çekim: karşılaştırma eksponentiaalisempi · üstünlük eksponentiaalisin
köken: Internationalism (see English exponential). Adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: eksponentiaalisesti, eksponentiaalisuus
Valtakoski, Jussi. — Üstel, Aziz.
Çekçeexponenciální /ˈɛksponɛnt͡sɪjaːlɲiː/
exponential
A škody se hromadí, exponenciálně narůstají. — Üstel olarak birikiyor.
exponenciální klouzavý průměr
Rumenceexponențial
exponential
köken: Borrowed from French exponentiel. By surface analysis, exponent + -ial.
Si se cumuleaza exponential. — Üstel olarak birikiyor.
Macarcaexponenciális /ˈɛksponɛnt͡sijaːliʃ/
exponential (expressed in terms of a power or e)
çekim: karşılaştırma exponenciálisabb · üstünlük legexponenciálisabb
köken: From English exponential. With -ális ending.
aile: exponenciálisan
Egy dolgot kívántam, XLIII. — Üstel, Aziz.
İbraniceאקספוננציאלי, מעריכי
וגדל בצורה מעריכית (אקספוננציאלית). — Üstel olarak birikiyor.
Latinceexpōnentiālis
Norveççeeksponensiell
Hun er også venninnen til Sara. — Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.
Bulgarcaекспоненциален
И те се натрупват постепенно. — Üstel olarak birikiyor.
Ermeniceցուցչային
Tagalogcapaulitin
Afrikancaeksponensiaal
exponential
köken: From Dutch exponentieel.

Etimoloji

(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Üstelikte o yaptı
Indeed, who?
Üstelik güpegündüz?
In this bright day light?
Üstelik çok stresli.
Also, it is quite stressful.
Üstelik uçabiliyorum.
Moreover, I can fly.
Müdür fazla üstelemez.
The manager hardly stirred.
Üstel olarak birikiyor.
And that damage builds up. And it builds up exponentially.
Üstelik en acı anıları.
Even the most painful memories.
Üstelik çok konuşuyorsun
You also talk too much.
Üstelik hızla yaklaşıyor.
Well, it's coming right now.
Üstelik buna da tanıktır.
And is himself witness to it,
Üstelik Allah'dan korkun.
So be afraid of Allah; and Allah teaches you.
Üstelik bir kaptan olarak.
He was also a captain.
üstel ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelexponential growth
Genelexponential distribution
Genelexponential function