üstel ile cümle

üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.例えば 社会的要因 私たちは革新性においてヨーロッパ最下位です
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.我哋喺好多地方都係包尾—— 比如社會方面,
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.A co víc, mají systém na mapování všech těch pachů a na dorozumívání se o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Además, tienen mecanismos para mapear todos estos olores y comunicar sobre ellos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Além disso, eles possuem os mecanismos para mapear todos estes cheiros e comunicar os mesmos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Bovendien hebben zij het vermogen om al deze geuren in kaart te brengen en het resultaat te communiceren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.En outre, ils ont les mécanismes pour cartographier toutes ces odeurs et de communiquer autour de ça.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Ezenfelül van a szagok felismerésére és az eredmény közlésére is módszerük.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Hơn nữa, chúng có cơ chế để xắp xếp tất cả những mùi này và giao tiếp với nó.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Inoltre dispongono di meccanismi per la mappatura di questi odori e per comunicarla ad altri.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.게다가, 쥐들은 모든 이런 냄새들을 그려내고 그에 대해 소통할 수 있는 메카니즘을 가지고 있습니다.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mają też mechanizmy do przetwarzania informacji zapachowych i do komunikowania się na ich temat.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mekanismeillaan ne pystyvät lisäksi kartoittamaan ja ilmaisemaan kaikki hajut.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Navyše majú mechanizmy pre zmapovanie všetkých týchto pachov a pre dorozumievanie sa o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Sie besitzen außerdem die Möglichkeit, diese Gerüche zu lokalisieren und darüber zu kommunizieren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Terlebih lagi, tikus memiliki mekanisme untuk memetakan bau ini dan menginformasikannya.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Επιπλέον, έχουν το μηχανισμό για να χαρτογραφούν αυτές τις μυρωδιές και να τις επικοινωνούν.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Кроме того, у них есть специальные механизмы - они могут определять местонахождение запаха и сообщать об этом.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Освен това, те имат механизми да разграничават всички тези миризми и да съобщават за тях.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.מעבר לכך, יש להם את המנגנון למפות את כל הריחות שהם קולטים ולהעביר את המידע על הריחות
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.وعلاوة على ذلك، لديهم آليات لتعيين كل هذه الروائح وللتواصل حول هذا الموضوع.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.伝える能力も持っています どのようにラットとやり取りをするのか?
Üstelik bir diplomatlaysan...Πάνω από το διπλωμάτη.
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!Dan bahkan kau punya kekasih !
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!E você ainda por cima tem namorada!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!게다가 넌 애인까지 따로 있잖아, 이 새끼야! 확!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!І ти знову з дівчиною, худобина!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!كمـا أن لك حبيبة !.. أيها الـ
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!¡Y encima ya tienes novia!
Üstelik bir ruhu baglamı,s.Han band en själ också.
Üstelik bir ruhu baglamı,s.Han bandt også en sjæl.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.A je dokonce kruté přemýšlet o něčem takovém.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Ba dokonca kruté na to čo i len pomyslieť.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı."E é até cruel, pensar em algo semelhante.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.È persino crudele pensare una cosa del genere.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.És kegyetlen bármi ilyesmire gondolni.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Et c'est même cruel de penser à quelque chose comme ça.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Het is zelfs wreed om aan zoiets te denken.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.게다가 이런 걸 생각한다는 건 있을 수조차 없는 일이에요.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Și chiar o cruzime să te gândești la așa ceva.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.To brzmi okrutnie. Nie można tak mówić.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Und es ist sogar grausam, so etwas zu denken.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Và thậm chí là tàn nhẫn khi nghĩ về những điều như thế này.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Y más cruel aún es pensar algo así.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Και είναι άσπλαχνο να σκέφτεσαι κάτι τέτοιο.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Жестоко и бесчеловечно даже думать о подобном.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.И дори е жестоко да се мисли за такова нещо.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.זה אפילו גובל באכזריות לחשוב כך.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.ومن الوحشية التفكير في شيء كهذا.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.とても速い生産ラインじゃないか
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.그러나 자동차는 하루에 23시간은 사용하지 않는 상태로 있죠.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.23時間は使われていないのです これらの二つの事実を考えると
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.A jednak ów samochód stoi nieużywany przez 23 godziny dziennie.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Ändå står den bilen stilla i 23 timmar per dygn.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.A predsa to auto stojí nečinné 23 hodín denne.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Aún así, ese coche está sin usar 23 horas al día.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.De az az autó mozdulatlanul áll naponta 23 órát.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Eppure, rimane ferma 23 ore al giorno.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.Jenže tohle auto nečinně stojí 23 hodin denně.
Üstelik, bu araba günde 23 saat durmaktadır.No entanto, esse carro mantém-se parado durante 23 horas por dia.

İlgili Sayfalar