Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Določanje učinkovitih intervencij in izmenjava znanja o njih
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Endvidere bør det tages i betragtning, at disse tal ikke omfatter de sociale omkostninger ved storbrug.
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Identyfikowanie skutecznych metod oraz wymiana wiedzy w tym zakresie
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Navíc je třeba mít na paměti, že tato čísla nezahrnují sociální náklady spojené s užíváním drog.
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Noteras bör att narkotikamissbrukets samhällskostnader inte är inräknade i dessa belopp.
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Okrem toho treba mať na zreteli, že tieto údaje nezahŕňajú sociálne náklady súvisiace s užívaním drog.
Üstelik bu rakamların uyuşturucu kullanımının sosyal maliyetlerini içermediği de hatırlanmalıdır.Нещо повече, трябва да се има предвид, че тези цифри не включват социалната цена на употребата на наркотици.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Além disso, estas partículas supersimétricas são sérias candidatas para a matéria escura.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Außerdem sind die supersymmetrischen Teilchen sehr heiße Kandidaten für die Dunkle Materie.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Další věcí je, že tyto supersymetrické částice jsou velmi slibnými kandidáty pro temnou hmotu.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.De asemenea, acele particule supersimetrice sunt candidați foarte serioși pentru materia neagră.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.De plus, ces particules supersymétriques sont des candidates très sérieuses pour la matière noire.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Ezenfelül azok a szuperszimmetrikus részecskék nagyon valószínű jelöltjei a sötét anyagnak.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.I øvrigt er disse supersymmetri partikler stærke kandidater for at være mørkt stof.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Juga, partikel-partikel supersimetrik itu adalah kandidat kuat bagi materi gelap.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.게다가 이 초대칭 입자들은 굉장히 강력한 암흑물질 후보입니다.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Poleg tega so delci nove teorije dobri kandidati za delce temne snovi.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Supersymmetriset hiukkaset ovat hyviä ehdokkaita pimeäksi aineeksi.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Taktiež, tie supersymetrické častice sú silnými kandidátmi na post temnej hmoty.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.También, esas partículas súper simétricas son candidatos muy fuertes para la materia oscura.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Te supersymetryczne cząstki są także silnymi kandydatami na składniki ciemnej materii.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Tevens zijn die supersymmetriedeeltjes zeer goede kandidaten voor de donkere materie.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Và các hạt siêu đối xứng đó là ứng cử viên rất mạnh cho vật chất tối.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Επίσης, όλα αυτά τα υπερσυμμετρικά σωματίδια θέτουν ισχυρή υποψηφιότητα για τη Σκοτεινή Ύλη.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Крім того, ці суперсиметричні частинки - перші кандидати на чорну матерію.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Също, тези суперсиметрични частици са много силни кандидати за тъмната материя.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.Также эти суперсимметричные частицы многообещающие кандидаты на темное вещество.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.כמו כן החלקיקים הסופר-סימטריים האלה הם מועמדים מאוד רציניים לחומר האפל.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.ايضا، تلك الجسيمات الفائقة التناظر هى مرشح قوى ان تكون المادة المعتمة.
Üstelik, bu süper simetri parçacıkları karanlık madde olmak için çok güçlü adaylar.ダークマターのきわめて有力な候補なのです このように説得力のある理論が
Üstelik bütün eşyalarımı versem de bu sorun çözülmeyecekti.특히 이 문제가 절대 사라지지 않는다고 가정한다면 말이죠.
Üstelik bütün eşyalarımı versem de bu sorun çözülmeyecekti.במיוחד, אם הבעיה עומדת להישאר לנצח.
Üstelik bütün eşyalarımı versem de bu sorun çözülmeyecekti.خاصة ان كانت تلك المشكلة موجودة دوماً
Üstelik bütün eşyalarımı versem de bu sorun çözülmeyecekti.私は大人になるまで
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.골격근은 우리 몸의 50% 이상을 이룹니다. 처음에는 이렇게 생각했어요.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.50 procent van ons lichaam bestaat uit skeletspieren, of nog meer.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.A mięśnie szkieletowe to 50% naszego ciała, czy nawet więcej.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor. En başta şöyle düşündüm:Cơ xương cấu thành nên 50% cơ thể hoặc hơn.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Iar muşchii scheletului constituie 50% din corpul nostru, sau peste 50 % din corpul nostru.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Les muscles squelettiques constituent 50% de notre corps, voire plus.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Márpedig szervezetünk 50%-a, vagy még annál is nagyobb része csontszövet. Először tehát arra gondoltam, hogy
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.O tecido muscular constitui 50% do nosso corpo, ou mais.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Und unser Körper besteht zu 50% aus Skelettmuskeln, oder zu über 50%.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Y el músculo esquelético constituye el 50% de nuestro cuerpo, o más del 50 por ciento de nuestro cuerpo.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.Και οι σκελετικοί μύες αποτελούν το 50% του σώματός μας, ή παραπάνω από 50%.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.А ведь мышечная масса составляют 50 процентов нашего тела, или даже более того.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.А скелетните мускули съставят 50 процента от телата ни, или повече от 50 процента.
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.ושרירים שלדיים מהווים 50% מהגוף שלנו, או יותר. ובהתחלה חשבתי:
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.والعضلات الهيكليّه تشكل 50% من أجسامنا، او أكثر من 50%. لذا كبدايه فكّرت،
Üstelik, çizgili kas vücudun yüzde 50'sini, veya yüzde 50'den fazlasını kaplıyor.骨格筋でできています そこで最初私はこう考えました 「聞いたことがないけれど
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.És ami a legrosszabb volt, hogy idegenek ajánlkoztak a gyámjának.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.Et le pire, c'est que des adultes ont proposé de devenir ses tuteurs.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.Ξένοι που προσπαθούσαν να το παίξουν προστάτες ακόμα πιο πολλοί.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.وحتى الخاطفين والعديد من الاشخاص تقربوا مني طمعا في
Üstelik, çocukları... ...benim gözetimim altındayken öldü.L'avoir élevé jusqu'à cet âge et le perdre, c'est insupportable.
Üstelik, çoğu da yapılıyor.A jednak buduje się ich dużo.
Üstelik, çoğu da yapılıyor.En toch worden er hier veel van gebouwd.
Üstelik, çoğu da yapılıyor.Eppure ne vengono costruiti molti.
Üstelik, çoğu da yapılıyor.És mégis nagyon sok épül meg.
Üstelik, çoğu da yapılıyor.Et pourtant il s'en construit beaucoup.