Üstelik biliyoruz ki kütleler yakınlaştıkça... ...kütleçekimin etkisi de artar.하지만 서로 가까워지면
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.A jesteśmy ostatni w tak wielu rzeczach, na przykład w kwestii czynników społecznych.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.A jsme na posledním místě v tolika věcech -- například společenské faktory.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Dan kita ada di posisi terakhir dalam banyak hal -- sebagai contoh, dalam bidang sosial.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.És annyi mindenben vagyunk utolsók -- például a társadalmi tényezőkben.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.E siamo all'ultimo posto in tante cose -- ad esempio nei fattori sociali.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.E somos os últimos em tantas coisas, por exemplo, fatores sociais.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Et nous sommes les derniers pour tant de choses - par exemple, les facteurs sociaux.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.그리고 우리는 많은 점에서 꼴찌입니다. 예를 들어, 사회적 요인.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Și suntem ultimii la așa de multe lucruri -- de exemplu, factorii sociali.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Und wird sind auf dem letzten Platz in vielen Bereichen -- zum Beispiel, die soziale Bedingungen.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.We zijn de laatste in zovele dingen. Sociale factoren, bijvoorbeeld.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Y estamos en el último lugar de tantas cosas... por ejemplo, en factores sociales.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Και είμαστε τελευταίοι σε τόσα πολλά πράγματα. Για παράδειγμα, στους κοινωνικούς δείκτες.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.А ние сме на последно място по толкова много неща -- например, социални фактори.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.І ми знаходимось на останньому місці в багатьох речах: для прикладу, соціальний фактор.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.Например, социальный фактор.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.נמאס לי מזה שאנחנו מגיעים תמיד במקום האחרון. ואנחנו במקום האחרון בכל כך הרבה דברים -
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.ونحن في المركز الأخير في عدة أشياء-- على سبيل المثال، العوامل الاجتماعية.
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.例えば 社会的要因 私たちは革新性においてヨーロッパ最下位です
Üstelik bir çok şeyde son sıradayız -- örneğin, toplum faktöründe.我哋喺好多地方都係包尾—— 比如社會方面,
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.A co víc, mají systém na mapování všech těch pachů a na dorozumívání se o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Además, tienen mecanismos para mapear todos estos olores y comunicar sobre ellos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Além disso, eles possuem os mecanismos para mapear todos estes cheiros e comunicar os mesmos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Bovendien hebben zij het vermogen om al deze geuren in kaart te brengen en het resultaat te communiceren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.En outre, ils ont les mécanismes pour cartographier toutes ces odeurs et de communiquer autour de ça.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Ezenfelül van a szagok felismerésére és az eredmény közlésére is módszerük.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Hơn nữa, chúng có cơ chế để xắp xếp tất cả những mùi này và giao tiếp với nó.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Inoltre dispongono di meccanismi per la mappatura di questi odori e per comunicarla ad altri.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.게다가, 쥐들은 모든 이런 냄새들을 그려내고 그에 대해 소통할 수 있는 메카니즘을 가지고 있습니다.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mają też mechanizmy do przetwarzania informacji zapachowych i do komunikowania się na ich temat.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mekanismeillaan ne pystyvät lisäksi kartoittamaan ja ilmaisemaan kaikki hajut.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Navyše majú mechanizmy pre zmapovanie všetkých týchto pachov a pre dorozumievanie sa o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Sie besitzen außerdem die Möglichkeit, diese Gerüche zu lokalisieren und darüber zu kommunizieren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Terlebih lagi, tikus memiliki mekanisme untuk memetakan bau ini dan menginformasikannya.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Επιπλέον, έχουν το μηχανισμό για να χαρτογραφούν αυτές τις μυρωδιές και να τις επικοινωνούν.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Кроме того, у них есть специальные механизмы - они могут определять местонахождение запаха и сообщать об этом.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Освен това, те имат механизми да разграничават всички тези миризми и да съобщават за тях.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.מעבר לכך, יש להם את המנגנון למפות את כל הריחות שהם קולטים ולהעביר את המידע על הריחות
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.وعلاوة على ذلك، لديهم آليات لتعيين كل هذه الروائح وللتواصل حول هذا الموضوع.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.伝える能力も持っています どのようにラットとやり取りをするのか?
Üstelik bir diplomatlaysan...Πάνω από το διπλωμάτη.
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!Dan bahkan kau punya kekasih !
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!E você ainda por cima tem namorada!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!게다가 넌 애인까지 따로 있잖아, 이 새끼야! 확!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!І ти знову з дівчиною, худобина!
Üstelik bir kız arkadaşın bile var! Seni küçük!كمـا أن لك حبيبة !.. أيها الـ
Üstelik bir kız arkadaşın bile var!¡Y encima ya tienes novia!
Üstelik bir ruhu baglamı,s.Han band en själ också.
Üstelik bir ruhu baglamı,s.Han bandt også en sjæl.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.A je dokonce kruté přemýšlet o něčem takovém.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Ba dokonca kruté na to čo i len pomyslieť.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı."E é até cruel, pensar em algo semelhante.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.È persino crudele pensare una cosa del genere.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.És kegyetlen bármi ilyesmire gondolni.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Et c'est même cruel de penser à quelque chose comme ça.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Het is zelfs wreed om aan zoiets te denken.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.게다가 이런 걸 생각한다는 건 있을 수조차 없는 일이에요.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.Și chiar o cruzime să te gândești la așa ceva.
Üstelik böyle birşey düşünmek insanlık dışı.To brzmi okrutnie. Nie można tak mówić.