Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.중국은 최대 수출국이자 세계에서 두 번째로 가장 많이 수입을 하는 나라이기도 하다.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.그리고 다음 날, 미즈호는 학교와 연습에 모습을 비추지 않고, 그 후로도 더 이상 모습을 보이지 않는다.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.그리고 2개월 뒤에는 성공했다.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.그러므로 갈렙은 순수 히브리 혈통은 아닌 것을 알 수 있다.
Üstelik birçok Kızılderili kabilesiyle iyi ilişkiler kurmuş, yeni ticaret yolları açmışlardı.가는 길에 그들은 많은 정다운 인디언들을 만났다.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.그외 다른 도시, 마을에서도 반란이 퍼졌다.
Müdür fazla üstelemez.그래서 원장 선생님이 꼼짝 못한다.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.בבוקר שאחרי מרגו לא מגיעה לבית ספר, וכך במשך 3 ימים.
Üstelik babası sarhoş iken eşini döven zorba bir adam hâline geldi.אביה היה איש אלים שנהג להכות את אשתו כשהיה שיכור.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.עם זאת נציג כאן הוכחה ישירה שלו.
Üstelik her birine karşı gerçekten bazı kanıtlar bulunmaktadır.עם זאת, ישנם מאפיינים רבים המשותפים לכל אחד מהם.
Basit üstel büyüme olarak da bilinir.כולנו זוכרים מה זה להיות מתבגר.
Saçların ağırmış, değnekle yürüyorsun üstelik.”עלית במשקל, ויפה לך שמנה".
Üstelik o bir realistti ve modernist değildi.כעת היא כבר לא ביישנית ומכוערת כבעבר.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.עם זאת, את לורד רוברט היא משחררת.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.יש בהם משהו קצת יוספי.
Üstel dağılım bu dağılımının özel bir halidir.ההכרזה הבאה של המשיב ייחודית לקונבנציה זו.
Üstelik tanrıya bir ant içmesi gerekir.אלא שאלוהים שעה להגר!
Üstelik eşi bebek bekliyordu.הזוג מצפה לתינוק.
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Още повече, има възможност за обмяна на идеи в онлайн форума или да се зададат въпроси.
Üstelik artık düşmanları çok daha güçlü ve daha fazla sayıdaydı.Този път враговете му са повече и по-силни.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.В същото време в хранилището се появява сър Робърт.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Съвършено различни са и корпусните конструкции.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Нейната банда се състои само от девойки.
Üstelik, bu kanıtın tam olarak zaman belirlemesini yapmak güçtür.Освен това, тези доказателства са трудни за датиране с прецизност.
Üstelik olan bitenle değil, olayların içindeki kişiler önemlidir onun için.Винаги бъди себе си, дори и когато обстоятелствата не са в твоя полза.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Китай е най-големият износител и вторият най-голям вносител на стоки в света.
Üstelik(örn.) ikisinin de BC değeri aynı olsun.Аналогично BD е равна на BC.
Üstelik tetikçiler senatörün adını vererek yukarı çıkmışlar ve onlara da kapıyı itirafçı açmıştır.После двамата адютанти повдигнаха американеца и го доведоха при нас.
Polinomsal zaman Üstel zaman NP-completeNP-пълнота P-сложност Клас на сложност Полиномиално време Проблем „P = NP“
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.Другата се нуждае от сериозна реставрация.
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Погледът им превръщал всичко живо в камък.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Всички доказателства са против него.
Üstelik bu gidişin ardından eski sevgilileri doğru kişiyi de bulmaktadır.Въпрос на време е да намерят и подходящият изпълнител.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Дори най-близките му другари не му вярват.
Üstelik bu dönemde ticari ölçekte tarım faaliyetlerine de nadiren rastlanmıştır.През това време бива подложена на безмилостна търговска експлоатация.
Üstelik arz ve talep sürekli değişir.Tlačna i usisna strana neprestano se mijenjaju.
Üstelik kuzeyi ve doğusunda Rusya sınırı yer almaktadır.Sa Rusijom graniči na sjeveru i na istoku.
Üstelik bunu sürekli geliştiriyordu.Zato ga je stalno potrebno proširivati.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Njegova žena Hera također mu je i sestra.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Ovi narodi bili su različitog podrijetla.
Üstelik artık düşmanları çok daha güçlü ve daha fazla sayıdaydı.Neprijatelj je bio daleko brojniji i bolje naoružan.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Aj vzťahy so Srbskom sa zhoršili.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Nemá ani veľké zásluhy ako spisovateľ.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Odohráva sa počas 2 dní.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Majú totiž až príliš spoločných cieľov.
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.Slúži aj na opravu vozidiel.
Üstelik(örn.) ikisinin de BC değeri aynı olsun.BPM rýchlosť však majú obe rovnakú.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Zároveň je Čína najväčším vývozcom a druhým najväčším dovozcom tovarov na svete.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Jeho bývalí kolegovia ho spočiatku ani nespoznali.
Üstelik Alman-İtalyan araçları açısından akaryakıt sıkıntısı da baş göstermiştir.Účelom bolo prilákať zákazníkov z nemecky orientovaného automobilového trhu.
Üstelik nesneler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiye sahiptir.Na jej či už negatívny alebo pozitívny vplyv.
Üstelik sağ kıyıları, doğu kıyılara göre daha yüksek ve daha diktir.Na západnom pobreží sú skalnaté útesy omnoho väčšie a členitejšie, ako na východnom pobreží.
Eğer k = 1 ise o zaman Weibull dağılımı üstel dağılımına dönüşür.Ak DF = 1 ,potom je obsah smerníkov znižovaný.
Özellikle, her üstel dağılım da bir Weibull dağılımıdır.Velja tudi, da ima vsaka eksponentna porazdelitev tudi Weibullovo porazdelitev.
Üstelik bazı krallar şair ya da edebiyatçı olara başarı elde etmiştir.Tudi nekateri cesarji so se uspešno udejstvovali kot pesniki in literati.
Hiç kimsenin onu farketmediğini üstelik çoğunun ondan nefret ettiğini yazmıştır.Zapisala je, na primer, da je noče nihče več videti in da jo mnogi sovražijo.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Kitajska je tudi največji izvoznik na svetu in drugi največji uvoznik blaga.
Üstelik kendisini A ve B ye fark ettirmeden.Včasih jih zapišemo tudi poleg a b ·.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!Spremenil si je tudi ime.