Ana içeriğe geç
Sözlük

üstel ile cümle

üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.Men er nå skilt ut som en egen underfamilie (søstergruppe).
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)Ingen av dem var trofaste mot hverandre, skjønt de skilte seg ikke.
Üstelik benim değerlerim gayet safiyane şeyler.Aa Gubevare Dere vel for dejlige Saker!
Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.Da Putnam første gang møtte Earhart var han fortsatt gift med Binney.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Anna juga adalah sahabat Sora.
Üstelik Adult Contemporary Chart'ta üç hafta boyunca birinci olmuştur.Single menghabiskan enam minggu di atas KITA adult contemporary chart.
Üstelik ses hızı, deniz seviyesindeki suda yaklaşık dört kat daha yüksektir.Namun, kecepatan suara kurang lebih empat kali lebih cepat di air daripada di atmosfer.
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.Demikian pula dari potensi-potensi pemuda lain seperti: Tama Ginting, Matang Sitepu.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Biasanya dilakukan selama dua minggu.
Üstelik Rusya gibi Japonları kovan diğer yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladı.Selain itu, kekuatan asing lainnya berusaha untuk teknologi militer, terutama Rusia, untuk menangkis Jepang.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Dan semua itu ada saksinya-saksinya.
Üstelik maçın türü Submission Falls Count Anywhere olacaktı.Pertandingan liga cadangan wanita melawan Derby County juga ditunda.
Üstelik bir kaptan olarak.Ia juga seorang perwira.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Disamping itu ia juga dikenal sebagai pelukis.
Üstelik bu iki oyunda hem birinci hem ikinci hem de üçüncü nesil pokemonlarıda görülür.Dimainkan pada 2 misi pertama dan misi keempat.
Özellikle, her üstel dağılım da bir Weibull dağılımıdır.Đặc biệt, mọi phân phối mũ đều là phân bố Weibull.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Hơn nữa, sau này cũng sẽ xác định phần lợi nhuận, nếu có, mỗi nước Cộng hòa sẽ nhận được.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Vì thế những người đó vẫn còn là nghèo tương đối.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Những người đồng đội cũ đã không quên anh.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Biệt hiệu này cũng thường được đặt cho các kỹ nữ .
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Tuy vậy thì vẫn có nhiều điểm chung.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Anh có đeo kính.
Üstelik bu iki oyunda hem birinci hem ikinci hem de üçüncü nesil pokemonlarıda görülür.Cả hai chúng có hai đầu tiên đúng và sai thứ ba.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Người ta biết đến Ông nhiều như là một họa sĩ.
Üstelik ses hızı, deniz seviyesindeki suda yaklaşık dört kat daha yüksektir.加えるに、水中での音の速度は、海水面上において大気中の速度のおよそ4倍である。
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.その後は妹・津世の婿養子として休栄(宗鎮の孫)が相続した。
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.『わたしのウチには、なんにもない。
Derrick Sherwin Spearhead from Space bölümünde yapımclığı üstelnmiş daha sonra yerine Barry Letts geçmiştir.Spearhead from Spaceからデリック・シャーウィンに代わりバリー・レッツがプロデューサーに就任。
Kapıda dağ gibi bir kapıcı, üstelik de iyi, yumuşak yüzlü.山岸の父 すだれハゲにちょび髭、でっぷりと太った山岸肉店の主人。
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.ただし、シラオネッタイチョウは泳ぎはうまくない。
Üstelik bir de gözlük takıyordu.また、眼鏡をかけていた。
Üstelik her birine karşı gerçekten bazı kanıtlar bulunmaktadır.いずれも人為的とする説もある。
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.第14軍からは武器も供給された。
Üstelik bu parayı kazanmanın bir hilesi de yoktur.そしてあなたはそのように金を賭ける権利は無い。
(Nahl; 77) Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar.ゆえに我が再帰の時を定める者は偽りを言う者。
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.なずなの先輩にあたり、彼女とも顔見知り。
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.車体には大幅な改造が加えられている。
Üstelik ada tehlikelerle doludur, birçok insan yiyen vahşi çiçek türleri bulunmaktadır.ほかにも多くの動物が生息しており、絶滅危惧種のウミガメも多くの種類が生息している。
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.その他のいくつかの州でも反乱が起こった。
Üstelik bunun için "bol" miktarda tüketim gerekmektedir."ほんもの"を大量に投入することになった。
Üstelik The Nightmare Before Christmas onun en sevdiği filmdi.好きな映画は『ナイトメアー・ビフォア・クリスマス』。
Üstelik yağmur var hava iyi değil der.天気が悪けりゃ雨だろう。
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.オンラインでの利用情報確認や予約も可能。
Üstelik babası sarhoş iken eşini döven zorba bir adam hâline geldi.その為、酔っ払って寝ていた所を、男に襲われた経験がある。
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.アンナの実の姉でもある。
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.而且我在2天內就完成了。
Yani her biri bir öncekinden daha üstel bir nitelik değildir.当然这并不是说每一项都比前一项更为靠近。
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.由於勾鼻章酷似其亡妹,其母親認了勾鼻章為義女。
Üstelik arz ve talep sürekli değişir.此外,需求與供給還持續不斷地變動。
Üstelik bir de gözlük takıyordu.也因此她戴著眼鏡。
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.擁有用眼光就將全部的東西變成石頭的力量。
Üstel büyüme modeli Malthus büyüme modeli olarak da bilinmektedir.指数增长模型也称作马尔萨斯增长模型。
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.此外,蘇軍已十分疲倦和枯竭,兵力不到名義上的百分之六十。
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.白鷺卿留下之匾額
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.而且,他们都是坏家伙。
Üstelik patlayıcı kullanmak yerine taşıma yükü olarak bakırı kullanmak daha ucuzdu.此外,相对于爆炸物来说,使用铜作为荷载更加廉价。
Üstelik tanrıya bir ant içmesi gerekir.诸公劝我一杯可也。
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.此外大堂內並沒有其他東西。
Üstelik havada uzun süre kuşlar gibi süzüldüğünü, daha sonra da yavaşça yere indiğini söyler.他像鳥一樣飛了起來,輕輕地升上雲天,然後重新降落下來。
Derrick Sherwin Spearhead from Space bölümünde yapımclığı üstelnmiş daha sonra yerine Barry Letts geçmiştir.데릭 셔윈은 프로듀셔직을 Spearhead from Space까지만 맡고 그 이후로는 배리 레츠가 넘겨받는다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod