üstünlük ile cümle
üstünlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.La psicología individual es una teoría psicológica ideada por Alfred Adler.
Neonaziler ve beyaz ırk üstünlükçüleri arasında popüler bir gruptur.Han rechazado cualquier asociación con grupos neoconfederados o supremacistas blancos.
Maçın ilk 15 dakikalık diliminde iki takım da oyun olarak birbirlerine üstünlük sağlayamadılar.En los dos tiempos suplementarios de 15 minutos cada uno, ningún equipo consiguió anotar.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Ninguno de ellos podría alcanzar el poder absoluto.
Oyun ekonomk üstünlük üzerine kurulmuştur.Técnicamente el juego está por encima de su predecesor.
Bunların üstünlükleri akıldan değil, kendinden menkul zorbalıktan gelir.Por eso, no se atreven sino con calumnias.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde ün yapmış dövüşçüler bu oyunda birbirleriyle üstünlük mücadelesine girişmiştir.Tutti gli Immortali sono obbligati a combattere tra di loro nel Gioco (The Game in originale).
İki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi.Quindi non hanno esattamente usato i loro poteri l'una contro l'altra.
Psişik türlere karşı olan üstünlükleriyle bilinirler.Ha una reputazione per i fenomeni paranormali.
Bunlar ötüş bakımından diğerlerine üstünlük göstermezler.Non nego i meriti di altri.
Bütün üstünlükleri ve iyilikleri ihsân eyledi ve benim için ashâb ayırdı, seçti.Все, что усвоил я доброго, мысля и слушаясь Музы, Стало моим; а иное богатство накапливать тщетно.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Первоначально ни одна из сторон не могла добиться решающего перевеса.
Persler'in önemli taktik üstünlükleri vardır.Высоты дают тактическое преимущество.
Bu durumda birinci oyuncuya üstünlük sağlanması gerekir.Поэтому считается, что у второго игрока есть преимущество.
Bu maçlar da, 3 maç üzerinden oynanmakta olup seride üstünlük sağlayan takım sıralamayı belirlemektedir.Суть игры состояла в том, что бы угадать и вытащить оговоренную карту из трёх, которые были перетасованы.
25 Eylül’e doğru, Ürdün ordusu çatışmada üstünlük sağlamaya başladı.Только к утру 25 сентября противник начал наступательную операцию.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.معظم أنحاء ألمانيا تتمتع بمناخ معتدل حيث تسود رياح غربية رطبة.
18. yüzyılın bitiminde Fransız bilim akademisi üyeleri bu alanda büyük bir üstünlük kurdular.بحلول نهاية هذا القرن، كانت هيمنة أعضاء الأكاديمية الفرنسية للعلوم في هذا المجال واضحة.
Bunlar ötüş bakımından diğerlerine üstünlük göstermezler.عدم اكتساب ميزة على حساب الآخرين.
1993-2001 yılları arasında Demokratlar hem Temsilciler meclisinde hem de Beyaz Saray'da üstünlük kurdular.في أواخر نيسان / أبريل 2017، سيطر الجمهوريين على كل من الكونغرس والبيت الأبيض.
Peygamberlerin hiçbir akli ve ruhi üstünlükleri yoktur.E não posso pensar em um melhor mensageiro".
18. yüzyılın bitiminde Fransız bilim akademisi üyeleri bu alanda büyük bir üstünlük kurdular.No final do século, os membros da Academia Francesa de Ciências tinha atingido claro domínio no campo.
Her yöntemin sakıncaları ve üstünlükleri vardır ve uzay itkisi etkin bir araştırma alanıdır.Qualquer método tem vantagens e desvantagens, pelo que esta é uma área de pesquisa de grande atividade.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.Grande parte da Alemanha tem um clima temperado no qual os ventos úmidos ocidentais predominam.
Yine de müttefikler bu savaştan stratejik bir üstünlük elde edemedi.Mas os venezianos não ganharam vantagem estratégica.
Hemen her dönem eşit üstünlüklerle geçmiştir.A cada ano que passava, aumentavam os devotos.
Samuel'in Yehova'ya yakarması sayesinde Filistlere karşı üstünlük sağlanıp kaybedilen topraklar geri alındı.Samuel apelou a Javé, os filisteus foram decisivamente derrotados e puderam recuperar seu território.
Karşılaştırmalı üstünlükler modern uluslararası ticaret teorisinin anlaşılabilmesi için önemlidir.O conceito é muito importante para a teoria do comércio internacional moderno.
Başka köpeklere üstünlük kurmak ister.Princípios básicos para a criação de cães.
Ardından gelen karışıklıkta üç ülke Üç İmparatorluk döneminde birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalıştı.No caos subseqüente, três Estados buscaram a preeminência durante o chamado Período dos Três Reinos.
Her türlü hareket ve eylem, güç istencinin hiyerarşik olarak üstünlük kurma tasarısından ibarettir.Tudo isso soa, claro, como o trabalho de alguém que quer destronar o domínio da religião.
Bütün üstünlükleri ve iyilikleri ihsân eyledi ve benim için ashâb ayırdı, seçti.Overal waar hij kwam bracht hij vrede en goedheid.
Markaların birbirlerine karşı üstünlükleri yoktur.De straffen vallen bij de anderen niet in goede aarde.
Başka köpeklere üstünlük kurmak ister.De honden moeten dus op andere manieren proberen indruk te maken.
Clinton bu seçimde üstünlük etkisinden de yararlanmış olabilir.Clinton wist de verkiezingen met een ruime voorsprong te winnen.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.De individualpsychologie of individuele psychologie werd opgericht door Alfred Adler.
İki maç sonunda 9-3'lük üstünlük sağlayan Meksika Dünya Kupası'na gitmeye hak kazanan taraf oldu.Over twee wedstrijden kwalificeerde Mexico zich met een score van 9–3.
Bu savaştan sonra denizlerdeki üstünlük İngiltere'ye geçti.Op zee werd de oorlog tegen Engeland gewonnen.
Üstünlük sağlayan takımlar bir üst tura yükselmiştir.De treinen worden gevoed via een bovenleiding.
Gurur ve üstünlük duygusu her zaman görünür kalmalıdır." yazılıydı.Uczucie dumy i wyższości musi zawsze pozostawać widoczne”.
Prohorovka’daki gibi, Ruslar tanklardaki muazzam sayısal üstünlükten yararlandılar.Tak jak w bitwie pod Prochorowką Rosjanie dysponowali olbrzymią przewagą w ilości czołgów.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde ün yapmış dövüşçüler bu oyunda birbirleriyle üstünlük mücadelesine girişmiştir.Zatem mistrzowie poszczególnych grup toczą między sobą walkę o te premiowane miejsce.
Üstünlük sağlayan takımlar bir üst tura yükselmiştir.Wzmocniona drużyna wygrała rundę zasadniczą.
Anlamı üstünlük veya uç,sınır dı.Nazwa oznaczała pobrzeże, pogranicze.
Ancak dikine uçuş, havada askıda kalarak uçuş kabiliyeti, vb. birçok uçuş üstünlüklerine sahiptir.Mają one lepiej trzymać powietrze podczas lotu, co oznacza dłuższe skoki.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Żadna ze stron nie może zyskać przewagi.
Ancak Avusturya gene de Osmanlılara karşı kesin bir üstünlük sağlayamadı.Podobnie jak Iran był to dla nas nieznany przeciwnik.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Därför vågar inget parti att ta det första steget.
Gurur ve üstünlük duygusu her zaman görünür kalmalıdır." yazılıydı.En anda av medkänsla, visdom och rättvisa bör alltid råda över det skrivna eller talade ordet.”
Deniz savaşlarında üstünlükleri vardır fakat kara savaşlarında iyi değillerdir.Den trivs bäst i kusttrakter, men inte i utsatta lägen utpräglat marin miljö.
1930'lara gelindiğinde, Türk güçleri üstünlük kurmaya başlamışlardı.Ryska inflytelser motstod man fram till 1930-talet då trycket blev för stort.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Жодній зі сторін не вдалося добитися вирішальної переваги.
Başka köpeklere üstünlük kurmak ister.Собакам властива деяка високозадість.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Соціальний інтерес — один з концептів індивідуальної психології, запропонованих Альфредом Адлером.
Yeşil ve mavi renkler üstünlük kazanıyor.Глибшому, багатшому кольору надається перевага.
Böbürlenme, kişinin yaptığı işlerle karşısındaki insanlara üstünlük taslamasıdır.Naopak platí, že člověk se rozhoduje pro věci, které odpovídají tomu, jaký je.
Almanlar, deniz gücü olarak da ilginç bir şekilde İngilizlere üstünlük sağlıyorlardı.Působila bezpečně, protože Britové měli námořní převahu.
Altay liglerde İzmir'in takımlarına karşı büyük bir üstünlük kurmuştur.Ostatně samo slovo tajemství má ve víře ismáílitů velkou moc.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Teorie vychází z principů a myšlenek individuální psychologie, jejímž zakladatelem byl Alfred Adler.
Hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı.Ani jedna strana se nezdála být schopná dosáhnout rozhodujícího vítězství.