üstüne ile cümle
üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu gören yerliler topluca üstüne çullandılar.これを見た原住民は、彼に殺到した。
Homo sapiens sapiens, "düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demektir.Homo sapiens は「知恵のある人」という意味である。
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız.'これは掘り採ってから早いほど良いとされ、「湯を沸かしてから掘れ」とも言われる。
O toplumun kraliçelerin üstüne zorladığı roldür."女王を頂点とした部族社会を形成している。
Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır.オープンソースの思想からオープンコンテントの思想が生まれたと言える。
İnsanların kendi saçlarının üstüne saç ekledikleri eski çağlardan beri görülmektedir.昔、年老いた老人が髪を梳いたことからつけられた。
Pişince ateşten alınıp üstüne kepleme dökülür.倒すには崖から落とすか、炎で焼くのみ。
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.諸侯の長寿を臣下が願うときは「千歳(せんざい)」を使っていた。
Bunu der demez bütün deste havalanıp Alice'in üstüne dökülmeye başlar.すると、トランプたちはいっせいに舞い上がってアリスに飛びかかる。
Daha ilk günlerde Meclis'te ilgiyi üstüne çekti.元老院において最初に発言する権利があった。
Noah yalan söyleyerek suçu üstüne alır.ニコールはその嘘を看破する。
Ama Teddy'yi sinir etmekte üstüne yoktur.ジェイクの中にもはや迷いはなかった。
Bu duruma itiraz etmek sadece bizim değil, bütün yayıncıların, gazetecilerin, yazarların üstüne vazifedir.この賞は作家だけでなく編集者なども対象になる。
Yaşamı üstüne güvenilir bilgi yoktur.信頼のおける情報が流れてこない。
Üstüne sürekli sıcak çikolata döken bir çenedir.その頭部には常に熱い紅茶で満たされている。
Ama aniden askerler tarafından kalabalığın üstüne ateş açılmaya başlandı.混乱の中でほとんど全員の兵士が群衆に向かって発砲した。
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.頭に2つのリボンを結んでいる。
Böylece bütün yük Almanların üstüne yıkılmak istenmiştir.そのためその総てをドイツに賠償金として負わせようとした。
( Körü körüne zorlukların üstüne gitmek şanssızlığa yol açar.(コマをつけて運行することは恥とされる。
Genelde bu şekillerin bir atın üstüne binmiş adam çağrışımı yaptığı da düşünülmektedir.時にはこの馬の名前で高官を招待することもあった。
Tavastland Sarhoşluğu Üstüne Komedik Hikâye) ismiyle çevrildi.発専(ほっせん)の法名で知られている。
Arabalarının üstüne uçup onları yakalar.山車の上に飾り、担いで運ぶ。
Bunun üstüne II İsabella'nın kötü yönetimi halkta büyük tepkiye neden oldu.不幸なことに、ラ・シャペルはこの対立の間恐ろしい経験をした。
Bunun için kişinin üstüne sağ tıklayın ve Genişlet'i işaretleyin.そこで正也の人柄に惹かれヴァンセンヌへ編入を進める。
Deniz Kuvvetleri’ne gönüllü olarak yazılırken bunun üstüne yemin ettim.日清戦争時に志願して海軍に従軍。
Kuran ve mevlid okumakta üstüne kimse yoktur.沒有任何聖訓或《古蘭經》經文提到陰道的分泌物。
Şehirde çöl iklimi görülür ve kumların üstüne kurulmuştur.莊園四周是果樹,環境清幽。
Üstüne üstlük bağ ile ilgili her şeyi de ondan öğrenecektir.相當關心孝一的事,對于孝一的一切都很了解。
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.歷代當家穿黑衣時自稱姓御門院;身著白衣時則使用安倍當作姓氏。
Bu sırada üstüne gönderilen Sivas beylerbeyinin kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.至今,他还是智慧的大敌,人类的祸灾。
Ortalama 2-2.5 saat sonra pişen kemiksiz etler, kuyudan çıkarılarak tezgâh üstüne asılır.將牛肉洗淨之後慢煮2到2.5個小時,去除泡沫。
Geçmişte neden olduğu bir araba kazasında suçu başkasının üstüne atılmıştır.過去外出時在公路中撞车身亡。
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'朕應天在位,恩深九族,庶此足申追睦之懷,敷愛之旨。
Sezar'ın Galya Savaşı Üstüne Yorumlar adli eserinde kendilerinden sıklıkla bahsedilmiştir.凯撒的《高卢战记》中提到过他们。
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.並在笄的兩側系上絲帶,在頜下繫結。
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.我認為她穿著舒適為重。
Sonra yirmi metre kadar gerilerler, başlarını eğer ve birbirlerinin üstüne doğru koşarlar.比懷至,仍用瑋前鋒,遂復疊溪,降二十余寨。
Deri üstüne yapıştırılan bant.穿在打掛下面的振袖。
Büyük bir sininin üstüne konan kavrulmuş una eritilmiş tereyağı yedirilir.以面条覆盖于半熟的炖菜之上一并以小火焖熟。
Homo sapiens sapiens, "düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demektir.他称人为智人“Homo sapiens”,有意识的人。
Xander da üstüne gelmektedir.伽瑪當也跟著上去。
Yaptıkları ile kendisinden nefret ettirmiş ve halkın dikkatini üstüne çekmiştir.緣其昔立微功,所以特從寬宥,鹹宜貶降,出佐遐藩。
Kutta ve Zhukovsky iki boyutlu kanat teorisinin üstüne daha çok gittiler.Kutta와 Zhukovsky는 2차원 날개 이론을 개발하는 중이었다.
Will Anna'yı evine üstüne değiştirmesi için tam yolun karşısındaki evine davet eder.윌리엄은 안나가 옷을 갈아입을 장소로 길거리 맞은편에 있는 자신의 집을 제공했다.
Pogrebnyak Rus millî futbol takımının da dikkatini üstüne çekti.러시아 축구 국가대표팀의 주장을 맡기도 했었다.
Çeşitli organik bileşiklerin (kâfuru ve terpenler gibi) yapısı üstüne çalışmalarıyla tanındı.고려 고종(高宗) 말에 과거 급제하여 여러 관직을 거쳐 예부낭중(禮部郎中)이 되었다.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.거기서, 그들은 그들의 허리를 위해서 무화과나무의 잎을 봉합했다.
Bunun üstüne ara sıra krema ya da dondurma koyulur veya çedar peyniri yanında servis edilmektedir.특별한 경우, 위에 휩트 크림 또는 아이스크림, 체더 치즈와 같이 내놓는다.
Oyun genellikle görev yapma yapısı üstüne kuruludur.이 게임들은 일반적으로 건설보다 더 많은 관리를 포함한다.
Dizlerinin üstüne çöktü ve ağlayarak oturdu.그는 무릎을 꿇고 앉아서 경탄하였다.
Yani mahalle çöplük üstüne kurulu değildir.따라서 구 위에는 영점을 가지지 않는 벡터장이 존재하지 않는다.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.그래서 공자는 그의 제자 번지(樊遲)가 인에 관하여 물었을 때 "사람을 사랑하는 것(愛人)"이라 답변하였다.
Xander da üstüne gelmektedir.위저드는 또한 다음을 가리킨다.
10 Kasım: Ahlakın soykütüğü üstüne: Bir polemik.11월 10일 : CTC화에 의해 무인화.
Kapak kısmını üstüne kapatarak ucunu içine yerleştirin.고등어 등 부어류를 꼬리지느러미로 내리쳐서 포식한다.
İtalyan hukuk sistemi büyük ölçüde Roma hukuku üstüne kuruludur.그리스의 법치는 로마로 건너가 법치주의는 더욱 체계화된다.
Bunların üstüne göreceli olarak daha kalın bir altın tabakası kaplanır.그런 금희 앞에 매력적인 떨림으로 준하가 다가온다.
Herhangi bir resmin üstüne tıklayarak büyük hâlini görebilirsiniz.한 장의 사진에 넓은 풍경을 넣을 수 있다.
Yaptıkları ile kendisinden nefret ettirmiş ve halkın dikkatini üstüne çekmiştir.오보이는 강희제에게 강요하여 숙사하를 사형에 처하게 하고 그 일족도 멸족시켰다.
Diğer bir deyişle korkuların üstüne gitmektir.그리하여 주민들은 공포에 사로잡힌다.