üstüne ile cümle
üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'הֱיוּ שָׁלוֹם, אֲנִי חָיִיתִי בֵּינֵיכֶם כְּמוֹ צֶמַח בַּר. "
Diocletianus ordudaki asker sayısını 400.000 civarından 450.000'in üstüne çıkardı.דיוקלטיאנוס הגדיל את כוחות הצבא מ-400,000 ל-450,000 לערך.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."נעדיף למות על רגלינו מלחיות על ברכינו".
Oyun genellikle görev yapma yapısı üstüne kuruludur.משימות: המשחק לרוב מבוסס משימות.
Bunu gören yerliler topluca üstüne çullandılar.כשראו זאת הילידים, השליכו עצמם כולם עליו.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.בשל פציעתו נמנע מברוק לשוב לשירות פעיל בים.
Grubun solisti Luke ile Gap adlı şarkıyı babalarının ölümü üstüne yazdılar.שירים רבים של להקת U2 מתמקדים באובדן של אימו.
Ethereum blok zinciri, bir blok zincirinin üstüne akıllı sözleşme sistemi ekledi.DES SAFER TEA צופן בלוקים A Proposal for a New Block Encryption Standard
Üstüne bir de girdiği ameliyatta yaşadıkları.בעקבות הניתוח שבה לראות באופן חלקי.
Yani mahalle çöplük üstüne kurulu değildir.בשכונה אין עתודות קרקע לבנייה.
V. I. Lenin, "Din Üstüne".אלאן גארני, "Below the Convergence", ו.
Kırlardan topladığı gelincikleri toprağının üstüne bırakır.הם יאכלו מה שכבר נמצא על פני הקרקע.
Masa üstüne kısayol attım.יצרתי קיצור דרך על שולחן העבודה.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.Когато дожът бил вече избран, той произнасял пред народа думите: "Това е вашият дож, ако това ви устройва".
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Ще му дам моето просветление и ще го нашравя наследник на отвъдличностното ми наследство”.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Ветрилото позволява воденето на лодката достатъчно остро по вятъра.
Sıcaklık, nadiren 3 °C (37 °F)'nin altına düşer veya 30 °C (86 °F)'nin üstüne çıkar.Температурата е различна през сезоните, но рядко пада под −5 °C (23 °F) или надвишава 30 °C (86 °F).
Dizlerinin üstüne çöktü ve ağlayarak oturdu.Седнал пред землянката си и заплакал.
Eşşek kelimesini duyulur duyulmaz herkes elini masanın üstüne koyar.Докато се храните, дръжте ръцете си на масата през цялото време.
Aynı yıl beyin fonksiyonları üstüne “Dimağ” adlı kitabı yayımladı.Същата година публикува и книгата си „Düşbükü“.
Kızın, koca evine gitmesi ile, kızın baba hakkı kocasının üstüne geçmiştir.Ако дъщеря в дома на своя здрав баща ...
Latin yazarları üstüne incelemeler ve yorumlar yayınladı.Превежда и коментира древногръцките автори.
Çarşaf aşağıdaki anlamlardan birine gelebilir: Çarşaf (örtü), yatağın üstüne serilen örtü.Купих столът, но Това е от стола (на стола, под стола, пред стола).
Genellikle alüminyum üstüne karbon kaplamayla yapılırlar.Обикновено се пече върху въглища.
1870'te üstüne bir rüzgâr gülü eklendi.През 1870 г. е поставен ветропоказател.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Исторически градът се развива благодарение на едно от най-добрите естествени пристанища.
Kral, sarayını bu kayanın üstüne kurdu ve yanlarını renkli fresklerle süsledi.Той построява двореца върху скалата и декорира стените ѝ с цветни фрески.
Daha sonra bunların üstüne iki albüm daha çıkardı.Впоследствие издава още 2 албума.
Max Payne böylece Alex'i öldürenin ve suçu üstüne yıkanın da B.B olduğunu anlamıştır.Там Макс осъзнава, че БиБи е този, който застрелял Алекс, и е натопил Макс за убийството му.
Hatta sitesinde normal tarayıcılardan 25%-50% arası daha hızlı olduğunu üstüne basa basa belirtmiştir.Речта е от 25 до 50 процента по-смислена през този период.
Daha sonra mezarının üstüne büyük bir türbe yapıldı.По-късно на гроба ѝ е построен молитвен дом.
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.Boje dresova su narančasto-crna (domaći) te žuto-crna (gostujući), dok je prije boja bila samo crvena.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.1307. - Prema legendi, Wilhelm Tell je strijelom skinuo jabuku sa sinove glave.
Üstüne birçok malzeme konulabilir.Može se izraditi od više materijala.
Süprematist işlerinin en bilinenleri Siyah Kare (1915/1913) ve Beyaz Üstüne Beyaz'dır.Poznata suprematistička djela uključuju Crni kvadrat (1915.) i Bijelo na bijelomu (1918.).
Kadınlar 40 yaşın üstüne kadar yaşayabilirler.Mogu doživjeti do 40 godina.
Aztekler, başkentleri Tenochtitlan'ı, göl üzerinde bulunan bir adanın üstüne inşa etmişti.Asteci su izgradili grad Tenochtitlán na otoku na jezeru Texcoco.
Geçebilmek için deniz üstüne köprü yaptırmıştır.Preko jezera prolazi most.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Nije to ništa strašno sve dok gore s odjećom na sebi."
Bunun nedeni, doğuda zafer üstüne zafer kazanan Cermenlerin batıdaki tehditlere pek aldırış etmemesiydi.Time je zapadna Europa izbjegla vrlo vjerojatnu devastaciju.
Köy 7 tepe üstüne kurulmuştur.Grad Kampala podignut je na sedmorima brježuljcima.
Carlitos bu işi üstüne aldı.Carlito odvraća kako će poraditi na tome.
Konutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir.I prva i nova crkva građene su od istog materijala i po istom projektu.
Ama aniden askerler tarafından kalabalığın üstüne ateş açılmaya başlandı.V zmätku začali vojaci strieľať do davu.
Dizlerinin üstüne çöktü ve ağlayarak oturdu.Padol na kolená a začal sa skrúšene modliť.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Takisto nariadila používanie uniforiem.
Pehlivani gözbağcılıkta üstüne yoktur.Nechce mať slzy na krajíčku.
Gömlek Herakles'in üstüne yapışır ve dayanılmaz acılar vermeye başlamış.Otrávená krv prenikla do Heraklovho tela a spôsobila mu neznesiteľné muky.
Daha sonra bunların üstüne iki albüm daha çıkardı.V tomto vydavateľstve vydal ďalšie dva albumy.
Kar genellikle 900 metre ve üstüne yağar.Hrúbka snehu a ľadu dosahuje približne 900 m.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na jej hlave sa vždy nachádza niekoľko väčších šupín.
Şarkılarının hepsi mevcut olan müziklerin üstüne kendisi tarafından yapılmış sözlerden oluşmaktadır.No aj tak jeho hudba hovorí za všetky prípadné slová.
Zoser'in basamaklı piramidi, birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır.Stopničasta Džoserjeva piramida je niz mastab, zgrajenih ena nad drugo.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na glavi sta dve okroglasti izboklini.
Kral, sarayını bu kayanın üstüne kurdu ve yanlarını renkli fresklerle süsledi.Zgradil je palačo na vrhu te skale in okrasil njene stene z barvitimi freskami.
Bunun da üstüne, Mozart'ın oğlu Franz Xaver'in müzik öğretmeni olmuştur.Učil je tudi Mozartovega mlajšega sina, Franza Xaverja.
Çalışmalarının büyük kısmı kataliz olayları üstünedir.Večina njegovega dela je obsegala selekcijske postopke.
Deri üstüne yapıştırılan bant.Zlagajo jih plosko nad zadkom.
Sezar, Galya Savaşı Üstüne Yorumlar adlı eserinde kayınpederinden bahsetmiştir.Borbe je podrobno opisal Cezar v svojih Komentarjih galskih vojn.
Ağrıyan kasın üstüne gitmek, daha fazla şişmeye ve ağrıya neden olabilir ve ağrının azalma periyodunu uzatır.Namesto fizične bolečine, človek ostane s čustveno bolečino in strah lahko traja dlje časa.