üstüne ile cümle
üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Noah yalan söyleyerek suçu üstüne alır.Η Λιν με κλάματα δέχεται την αλήθεια.
Kutta ve Zhukovsky iki boyutlu kanat teorisinin üstüne daha çok gittiler.Οι Κούτα και Ζουκόφσκι προχώρησαν στην ανάπτυξη της θεωρίας των πτερύγων δύο διαστάσεων.
Daha ilk günlerde Meclis'te ilgiyi üstüne çekti.Η υπόλοιπη κοινωνία αγκάλιασε από την πρώτη στιγμή το εγχείρημα.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Βρίσκεται σε έναν από τους μεγαλύτερους φυσικούς λιμένες του κόσμου.
Malzemeler hamurun üstüne serpilir.Τα συστατικά βράζονται σε κατσαρολάκι.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Φέρει πάντα στρατιωτική στολή.
Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır.Ο σουμπαντάρ επίσης έχτισε μια γέφυρα πάνω από τον ποταμό Τουράγκ.
Konutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir.Hver lejlighed var opbygget efter samme plan.
Bunun üstüne seneler geçmiştir.Hvad er der sket i årene siden sidst...
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Hun havde ikke råd til en ny kjole.
Dizlerinin üstüne çöktü ve ağlayarak oturdu.Han lagde hovedet ned på skrivebordet og brast i gråd.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Sværdet hjælper altså med at få båden til at sejle lige ud.
Üstüne tüllerle bezeli bir şal dolar.U$O Pengeskabet feat.
Bu olayın üstüne Pers saldırıları başlayınca tamamlayamamışlardır.Dette forehavende kunne på grund af de fremskredne krigshændelser ikke fuldføres.
Sağ omzumun üstüne kon."Ar på højre side af næsen".
Üstüne birçok malzeme konulabilir.Det kan bruges om flere stoffer.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Han havde nemlig en russisk uniform på.
Çünkü metal değeri paranın resmi değerinin üstüne çıkmıştır.Pengenes værdi var dermed fortsat sikret i form af metalindholdet.
Ağır silah, bir aracın üstüne ya da arkasına yerleştirilir ve bir kişi tarafından kontrol edilir.Søm, dykkere eller klammer opbevares i et magasin i pistolen og føres frem ved hjælp af en fjeder.
Büyük flamingo 6 yaşında cinsel olgunluğuna ulaşır ve 40 yaşının üstüne kadar yaşar.Bisonen bliver kønsmoden i 3-års alderen og lever i op til 15 år i naturen.
Sağ omzumun üstüne kon."«Kongelig klapp på skulderen».
Yayıvçı ol yerni ol suvlar üstüne, ki dunyağa degindir şağavatı.Den er utspring for Leirbotnelva (Lakselva), som munner ut i Altafjorden ved Leirbotn.
Ev bu tabanın üstüne inşa edilmiştir.Slottet er bygd på denne.
Bu da evlerin göl evleri gibi kazıklar üstüne yapılmış olabileceğini düşündürmektedir.Huset ble beskrevet som det som har en samaritan i gavlen (ned.: de Samaritaen in de gevel staet).
Kitap üstüne kitap okur, not tutar, düşünür, kıyaslamalar yapardı.Den natten tar han med seg boken hjem og leser den, fullstendig oppslukt.
Konutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir.Hver leilighet var bygget opp etter samme plan.
Daha sonra mezarının üstüne büyük bir türbe yapıldı.Det skal ha skjedd flere mirakler ved hennes grav.
Zoser'in basamaklı piramidi, birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır.Trappepyramiden til Djoser var en rekke av steinmastabaer stablet oppå hverandre.
Bunun üstüne Joachim Brahms'ı Düsseldorf'ta oturan besteci Robert Schumann'la tanışmasını önermişti.Joachim ville gjerne at Brahms oppsøkte den Düsseldorf-baserte komponisten Robert Schumann.
Carlitos bu işi üstüne aldı.Carlsen la opp som følge av dette.
Fakat, şarkı 31'nci sıranın üstüne çıkamadı.Selv i Latvia kom ikke sangen inn på topp 30.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.Etter slaget hadde han flere beordringer til sjøs.
Ağrıyan kasın üstüne gitmek, daha fazla şişmeye ve ağrıya neden olabilir ve ağrının azalma periyodunu uzatır.Akutt smerte er alvorlige skader som medfører en mer langvarig smerte og forteller oss at vi er skadet.
Biraz pizzaya benzer, fakat üstüne birkaç tane karışım konulur.Hal ini mirip seperti pizza, tapi diatasnya dengan beberapa campuran.
Sözcüsü, "hükümetin, trajedinin siyasi sorumluluğunu üstüne aldığını" açıkladı.Juru bicaranya mengatakan bahwa "pemerintah mengambil tanggung jawab politik atas tragedi tersebut".
Üstüne üstlük bağ ile ilgili her şeyi de ondan öğrenecektir.Setiap orang yang makan buah dari pohon itu, maka ia akan mengetahui segala sesuatu.
Kutta ve Zhukovsky iki boyutlu kanat teorisinin üstüne daha çok gittiler.Kutta dan Zhukovsky mengembangkan teori sayap berdimensi-dua.
Sıcaklık, nadiren 3 °C (37 °F)'nin altına düşer veya 30 °C (86 °F)'nin üstüne çıkar.Lebih lanjut, tidak satupun yang turun di bawah 30 °C (86 °F).
Oyun taşları masa üstüne belli bir düzende yerleştirilir.Papan permainan diletakkan di meja yang cukup besar.
Will Anna'yı evine üstüne değiştirmesi için tam yolun karşısındaki evine davet eder.Will meminta maaf dan mengajak Anna untuk ke rumahnya berganti pakaian.
Gömlek Herakles'in üstüne yapışır ve dayanılmaz acılar vermeye başlamış.Herakles memakai jubah tersebut dan tiba-tiba merasa sangat kesakitan.
Yuvasını, ya kozalaklı ağaçların üstüne ya da sarmaşık dolanmış ağaç gövdelerine yapar.Dari sisi tubuhnya atau dari pusarnya tumbuh sebatang pohon atau pokok anggur yang bercabang-cabang.
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.Sisi muka koin bercorak Ka'bah dengan kiswahnya yang terangkat.
Sağ omzumun üstüne kon."VI GIRI BAHU Angk.
Deri üstüne yapıştırılan bant.Tambahkan daun pandan di atasnya.
Johnson bu olayı bir senatörle tezgahlamış ve suçu Bob'un üstüne atmak için silahını dahi çalmışlardır.Bob meninggalkan Bobby dengan sebuah pistol dan Bob pergi untuk mencari bantuan.
Bu sıcaklık bazen 40 °C’nin üstüne çıkar.Es itu meluas hingga 40° lintangnya.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.Apabila Dia telah menetapkan sesuatu, maka Dia hanya berkata kepadanya: "Jadilah", maka jadilah ia.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Ia menghendaki ukuran yang seragam.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Và cô ấy vẫn đang nỗ lực mỗi ngày để đem nó đến gần với công chúng hơn".
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Đừng bao giờ đeo một chiếc kẹp dài hơn cà vạt.
V. I. Lenin, "Din Üstüne".I. V. Stalin cúp máy.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Ví dụ như "Tôi thấy ngoài đường một cái gì đó có bốn chân.
Bunun üstüne ara sıra krema ya da dondurma koyulur veya çedar peyniri yanında servis edilmektedir.Món này đôi khi được dùng kèm kem, kem tươi hoặc pho mát cheddar phủ lên trên.
Taş üstüne taş koyarak yarını inşa ederek!Ra lệnh khắc tên vào đá để truyền mãi mai sau.
Zoser'in basamaklı piramidi, birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır.Kim tự tháp bậc thang của Djoser là cấu trúc bao gồm một loạt các mastaba đá xếp chồng lên nhau.
Üstüne üstlük, fazla miktarda asker kaybı yaşadılar.Hoằng Dụ thua to, quân chết rất nhiều.
T-80 tankı bu modelin üstüne kurulmuştur.T-80B cũng được trang bị tổ hợp này.
Genellikle de içkinin üstüne küçücük bir tutam atılır.Nó thường được dung nạp tốt sau liều uống.
Mass Effect 2’nin grafikleri de orijinaline kıyasla yapılan geliştirmeler üstüne büyük ses getirmiştir.Đồ họa trong Mass Effect 2 đã được ca ngợi cho sự cải thiện so với trò chơi gốc.