üstüne ile cümle

üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Johnson bu olayı bir senatörle tezgahlamış ve suçu Bob'un üstüne atmak için silahını dahi çalmışlardır.Hij ontkent de moord maar geeft toe dat hij Bob zo’n pistool had verkocht.
Eşşek kelimesini duyulur duyulmaz herkes elini masanın üstüne koyar.Dit betekent dat alle schijven van je tegenstander nog op het bord liggen.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.Ook kunnen zij insulten krijgen.
Bunun da üstüne, Mozart'ın oğlu Franz Xaver'in müzik öğretmeni olmuştur.Salieri was bijvoorbeeld enige tijd de leraar van Franz Xavier, de zoon van Mozart.
Sağ omzumun üstüne kon."De vinger die op de schouder tikt.
Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne.Hij slaat altijd op hetzelfde aambeeld.
Üstüne üstlük, bu da feleğin cilvesi!Als je alles gehad hebt, krijg je ook dat nog.
Üstüne bir bardak su iç!Daar kun je naar fluiten!
Üstüne bir bardak su iç!Dat kun je op je buik schrijven!
Üstüne bir bardak su iç!Dat kun je vergeten!
Üstüne bir bardak su iç!Vergeet het maar!
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Miasto zbudowane zostało nad jednym z największych naturalnych portów na świecie.
Gerçekten de bu sapkınlıklar gruba ün üstüne ün kazandırmaktadır; ama Negişi bu durumdan hiç hoşnut değildir.Oni usiłują szerzyć na ziemi zgorszenie, lecz Bóg nie miłuje tych, którzy szerzą zgorszenie.
Bu gelişmelerin üstüne ligin köklü ekibi River Plate'e transfer oldu.Na ich miejsce awansował klub River Plate.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'(19) Dajcie i mnie tę władzę - powiedział - aby każdy, na kogo nałożę ręce, otrzymał Ducha Świętego.
Üstüne tüllerle bezeli bir şal dolar.Płać dolarem z Misiem Uszatkiem.
Buffy bir binanın tepesine çıkar ve oradan otobüsün üstüne atlar.Ellie wyprowadza go na zewnątrz budynku i razem wsiadają na konia.
Çünkü bunlar hiçbir zaman ufkun üstüne çıkmaz.Równie ważną sprawą jest aby nigdy nie zgadywać.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Spracowane ręce spoczywały na kolanach.
Van Dale'nin fitness hocalığı üstüne ve profesyonel eğitmenlik alanlarında sertifikası vardır.Van Dale jest instruktorką fitness i trenerką personalną.
Her geçen gün üstüne koyarak daha iyi futbolcu ve insan olacağım.Codziennie musiał grać z zawodnikami większymi i silniejszymi od siebie.
Bizzat kendisi uçakla dokuz defa buz üstüne iniş yaparak operasyona katıldı.W nowym zespole Bishop do końca sezonu zasadniczego pojawił się na lodzie dziewięć razy.
Konutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir.Obie jednostki zbudowano według tego samego planu.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Mógł korzystać z niego każdy, kto był porządnie ubrany.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Noszony był na mundurze lub zamiast niego.
Elevated rails metroların yer üstüne çıkmasını sağlar.Każdy pociąg musi być podniesiony przez hydrauliczne podnośniki.
Carlitos bu işi üstüne aldı.Karol przeszedł nad tym do porządku dziennego.
Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır.Na samą górę prowadzi 85 kamiennych schodów.
Uygulamalar birbirinin üstüne oturtulduğunda çelişik ve birbirine tutunduğunda çelişik değildir.Praktyki są sprzeczne, gdy ze sobą „zgrzytają” i nie-sprzeczne, gdy się nawzajem wspierają.
Gemisi doğruca sarp kayalıkların üstüne gider ve parçalanır.Statek ociera się o skały i uderza w ziemię.
Mezarın üstüne daima ay ışığı vuruyordur.Nad miastem wciąż świeci tytułowy księżyc.
Köy 7 tepe üstüne kurulmuştur.Miał on mieszkać za siedmioma górami.
Noah yalan söyleyerek suçu üstüne alır.Eva odkrywa kłamstwo Leonarda.
Ev bu tabanın üstüne inşa edilmiştir.Domek ten jest silnie przytwierdzony do podłoża.
Şarkı, Jacques Brel parçası "Le Moribond" ("Ölen Adam") üstüne kurulmuştur.Låten är baserad på en annan sång, Le Moribond (ungefär "Den döende") av Jacques Brel.
Diğer bir deyişle korkuların üstüne gitmektir.För andra betydelser, se Temir.
Sırça köşklerde ayak ayak üstüne atarak roman yazılmaz.Jag har inte skrivit på min tredje roman på grund av direkt politiskt arbete.
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.Vingarnas pennor är mörkbruna, stjärtens däremot svarta (utom de båda mittersta, som är grå).
Batman, Gotham halkındaki umudu söndürmemek için Harvey Dent'in cinayetlerini üstüne alır.Batman tar på sig skulden för Harveys mordoffer, allt för att rädda Gotham.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.För andra betydelser, se Sarrià de Ter.
Fakat, şarkı 31'nci sıranın üstüne çıkamadı.Sång utan ord 31.
Php 5.2.x versiyonu ve üstüne kurulabilir.Version 5.2 eller senare av PHP rekommenderas.
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız."Och han tog en bägare, tackade Gud och gav åt dem och sade: "Drick alla av den.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.För andra betydelser, se Picacho Matalotes.
Bu sekiz dörtgene sekiz şişe kapağı birbiri üstüne dizilir.Åtta av dessa 23 scouter drunknar.
Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır.I Sverige formgav Flesche en bro över Askeröfjorden.
Oğuzların üstüne düşman gelir.Jag följer nu mina söner.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.Ögonen ligger på kroppens vänstra sida och fisken ligger vanligtvis på höger sida.
Krallığının nişanı olarak da Silmarilleri yaptığı tacın üstüne dizmiştir.Han var också den som uppsatte kungens testamente.
Konutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir.Dessa värn byggdes huvudsakligen efter samma princip.
Tüm insancıl Hristiyan teolojisi ile denkleştirdiği bu alan radikal bir şüphe üstüne oturtulmuştur.Den handlar om hur nästan hela mänskligheten utrotas av en radikal pessimist.
Sağ omzumun üstüne kon."«Put Your Head on My Shoulder»).
Her geçen gün üstüne koyarak daha iyi futbolcu ve insan olacağım.З кожним роком команда вдосконалюється і показує кращий футбол.
Resim çalışmalarında kuşağının diğer kadın ressamları gibi portreler üstüne yoğunlaştı.Наскількі цікавими вони стали, видно з порівнянь з жіночим портретами інших художників.
Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder.Сходжу з поїзда, а мене болять вуха.
Daha sonra bunların üstüne iki albüm daha çıkardı.Після цього вийшли ще 2 альбоми.
Tavastland Sarhoşluğu Üstüne Komedik Hikâye) ismiyle çevrildi.Перебуває у віданні ЧНУ ім.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Під час нагородження військовиків на знаку розміщуються перехрещені мечі.
2008 yılı itibarıyla, Dota oyunu ticari dikkatleri üstüne çekmişti.В 2008 році популярність DotA привернула увагу розробників ігор.
Fakat, şarkı 31'nci sıranın üstüne çıkamadı.Лише на 31-й лист він зміг відповісти.

İlgili Sayfalar