üstüne ile cümle
üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.En la parte superior se ve el cielo surcado de nubes.
Haldun Üstünel (d.Ven conmigo (CD).
Php 5.2.x versiyonu ve üstüne kurulabilir.Se recomienda Perl version 5.8 o superior.
Xander da üstüne gelmektedir.Jason se aleja de ella también.
Bir süre Fransa’da özellikle kimyasal analiz üstüne çalışmalar yaptı.Entre tanto, continuó estudiando problemas químicos en profundidad.
Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır.A la iglesia se llega por una escalera de 85 escalones de roca granítica.
Konsolun üstüne oyunlar için kartuş yuvası yoktu; bazı oyunlarla birlikte geliyordu.Se jugaba con unas maracas que incluía el juego y se conectaban a la consola.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.No volvió a la mar otra vez, debido a la salud quebrantada.
Jürgen Habermas, kamusal alan (public sphere) kavramı üstüne yoğun olarak yazmıştır.Jürgen Habermas Habermas basa su argumento en la idea de una esfera pública.
Pehlivani gözbağcılıkta üstüne yoktur.Los rumiantes carecen de ellos en la mandíbula superior.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.El tenedor se pone siempre a la izquierda, junto con la servilleta.
Şişman, kurnaz bir kişiliği olan Sanço; genelde uyuşuk davranır ve yeme-içme konusunda üstüne yoktur.Aparece como un personaje no muy inteligente, a menudo glotón y con ganas de comer.
Enlil Tapınağı'yla çevresindeki duvarların üstüne daha sonraları Part yapıları kuruldu.A lo largo del muro se abrieron posteriormente otras troneras.
Üstüne sürülmüş şekerli kondense süt bazen "kar örtüsü" olarak adlandırılır.Cuando se abre la lata, el contenido será "una especie" de dulce de leche.
Fakat, şarkı 31'nci sıranın üstüne çıkamadı.La canción no entró en el top 20 alemán.
Kadınlar 40 yaşın üstüne kadar yaşayabilirler.Pueden vivir hasta los 40 años.
Çünkü bunlar hiçbir zaman ufkun üstüne çıkmaz.Porque nunca consideramos sus profundidades.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.I loro versanti scendono ripidi verso l'Elde.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.Sappiamo che Eudosso era abbastanza povero.
Brezilyalı pilot, lastik bariyerlerin üstüne düşen araçtan bilinci kapalı olarak çıkarıldı.Il pilota brasiliano è stato forzato fuori dal tracciato dalla manovra del pilota della Ferrari.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Anche lui indossa sempre l'uniforme militare.
Birçok ülkede satılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı.Molti furono costretti a produrre ritratti o scene di genere, che si vendevano molto più facilmente.
Geçebilmek için deniz üstüne köprü yaptırmıştır.Si costruì poi un ponte per superare il fossato.
Köy 7 tepe üstüne kurulmuştur.La città sorge su sette colline.
Ev bu tabanın üstüne inşa edilmiştir.Essa fu costruita sopra la cripta.
Dişileri kahverengi kanat üstüne sahiptir.Gli alberi hanno una corteccia marrone.
Mezarın kenarları taşla döşenmiş, üstüne ahşap hasıllar atılmıştır.I sedili furono rivestiti di alcantara azzurra e dotati di poggiatesta pieni.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Tutti gli architetti hanno la tendenza a fare troppo. «.
Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.Я разложил большую карту на столе.
İstersen evin anahtarını vereyim de git, masanın üstüne bıraktığım parayı al?Может быть, тебе дать ещё ключ от квартиры, где деньги лежат?
Lütfen karnınızın üstüne yatın.Пожалуйста, лягте на живот.
Bacak bacak üstüne atmış şekilde orada oturdu.Он сидел там, положив ногу на ногу.
O ekmeğin üstüne yağ sürmeyi seviyor.Он любит хлеб с маслом.
Ali paranın üstüne yattı.Али присвоил себе деньги.
Ali kalemimin üstüne yattı.Али присвоил себе мою ручку.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."Привидения падают на колени».
Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da hemen ışık verir ki nur üstüne nurdur.Не получает никакого урона от любых источников огня, а также пополняет уровень рассудка, находясь возле огня.
Php 5.2.x versiyonu ve üstüne kurulabilir.PHP: Версия 5.2 или выше.
Pişince ateşten alınıp üstüne kepleme dökülür.Здесь они сжимают руки и плавятся от огня.
Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder.Когда волнуется, у него болит живот.
Ahali yüksek aksi tezahürat yapıp ona hakaretler ve küfürler savurdular ve üstüne çeşitli pislikler attılar.В то же время они могли прощать проступки и злодеяния людей, и избавлять их от различных несчастий.
2001'de burada Halk Sağlığı üstüne Master yaptı.В 2001 правительство отдало строения населению города.
V. I. Lenin, "Din Üstüne".В. И. Ленину посвящается».
Her geçen gün üstüne koyarak daha iyi futbolcu ve insan olacağım.И с каждой игрой чувствую себя всё лучше и лучше.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Но всё ж останусь в этом мире / Как часть его великой вечной жизни».
Geri çekilmekte olan Mete, aniden durup Çinlilerin üstüne saldırdı.Внезапный огонь с близкой дистанции застал китайцев врасплох.
İnkalar deri üstüne koka yaprakları özü (kokain) sürmeyi denediler.В прорезь боковых полотнищ вшивали треугольные ластовицы (киштәк).
Sırça köşklerde ayak ayak üstüne atarak roman yazılmaz.Нигде в романе не употребляется слово столица.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.И когда они были уже готовы скрестить свои клинки, их окликнул знакомый голос: «Во имя Господа, прекратите!
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Теперь же должно было появляться в полном костюме.
Jerry'i ringin içine atıp üstüne doğru yürüdüler.Хенри, подняв того за горло и кинув на ринг.
Sadece esas ruhun gerçek özü ilksel düzenlemeyi aşar ve onun üstüne çıkar.Истинный мудрец, прежде всего, воспитывает и управляет сам себя.
Taş üstüne taş koyarak yarını inşa ederek!Угодно тебе сотворить камень — творишь камень.
Kahramanlık beyitleri üstüne bir uzmandı.Кошмары одержали верх над героями.
Essex yõresi üstüne yürüdü.Эванс стоял на коленях.
İki eliyle aldı ocağın küllerini, döktü başının üstüne, kirletti güzelim yüzünü.Их обоих застает на постели Бермята и отрубает Чуриле голову.
Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.Калган придавал им непередаваемый своеобразный аромат.
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.И будет, когда сгущу Я тучи над землею, покажется радуга в облаке».
Oyun genellikle görev yapma yapısı üstüne kuruludur.В этих играх обычно в большей степени представлено управление, нежели строительство.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Женщины сидя обхватывают руками колени.