üstünde ile cümle
üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üstünde siyah benekler bulundurmaktadır.Στην ουρά του υπάρχουν μαύροι δακτύλιοι.
Örneğin tam sayı üstünde modülo p iken, xp + 1′nin türevi polinom 0′dır.Για παράδειγμα, πάνω απ τους ακεραίους modulo p, η παράγωγος ενός πολυωνύμου xp+1 είναι το πολυώνυμο 0.
Başka bir ünlü sahnesi ise, 3. solosunu Rose'un piyanosunun üstünde çalmasıdır.Άλλο ένα εικονικό στιγμιότυπο είναι αυτό με τον Slash να παίζε το τρίτο σόλο πάνω στο πιάνο του Ρόουζ.
Single’lar ise 100.000 kopyanın üstünde sattı.Το Curb έχει πουλήσει 100.000 αντίγραφα.
Heykel kralın üstünde de çok iyi bir izlenim bıraktı.Ο Ροβέρτος έκανε καλή εντύπωση στον βασιλιά.
Arma en üstünde taç vardır.Ένα στέμμα βρίσκεται πάνω από το χέρι.
Süpürge üstünde, uçarak oynanır.Είναι καμπούρης και παίζει φλογέρα.
Üstünde bir ziyaret vardır ve heybetli bir görünüm taşır.Βρίσκεται σε ύψωμα και έχει πανοραμική θέα.
Birleşik Krallık Bayrağı ise artının sol üstünde bulunur.Έχει τη σημαία του Ηνωμένου Βασιλείου στο τετραγωνάκι.
Kendisi aynı zamanda "Set Abomine" adlı bir kitap üstünde uğraşmaktadır.Επίσης, κυκλοφορεί σε ένα τόμο με τον τίτλο "Panoptikum.
Sol taraftaki sandalyenin üstünde bir kılıç vardır.Έχει στη μέση ζωσμένο το σπαθί στην αριστερή μεριά.
İsmi yalnızca aletlerinin üstünde yazar.Είναι ο μόνος που στα έγγραφά της αποκαλείται με το όνομά του.
Kedi sandalyenin üstünde uyuyor.Η γάτα κοιμάται πάνω στην καρέκλα.
20.000 Hz'in üstündeki frekanslar da bazen gençler tarafından hissedilebilir.Frekvenser over 20.000 Hz kan nogle gange registeres af unge.
Aynı anda, Andrea ve ciny, gardırobun üstünde bir kişi tarafından saldırya uğrar.I samme øjeblik, bliver Andrea og Cindy angrebet af en ånd i garderobeskabet.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 - Som den første krydser franskmanden Charles Blondin Niagara vandfaldet på line.
Öğrenci sayısı 700 kişiden üstündedir.Gymnasiet har over 700 elever.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever af planter.
Birleşik Krallık Bayrağı ise artının sol üstünde bulunur.Storbritanniens flag vises i øverste venstre hjørne af flaget.
Başlık, başın üstünde giyilen herhangi bir giyim unsurudur.En hovedbeklædning er en beklædningsgenstand, der bæres på hovedet.
Erkek takımları 23 yaş üstünde üç oyuncu oynatma hakkına sahiptir.Mændenes hold fik lov til at have tre spillere over 23.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Den østlige del af landet lå nu åbent for ham.
Her gece defterin üstünde 20 sözcük belirir.Bladet udkommer med 20 numre om året.
125in üstünde pornografik filmde rol almıştır.Hun har medvirket i over 515 pornofilm.
Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.Over indgangen findes en mindetavle.
Kamera açısı omzun üstündedir.Skarpheden ligger på kameraets linse.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.De kunne ikke lide mig mere, og bare ville have mig væk.
Başkan Lincoln'un fotoğrafı 5 dolarlık kâğıt para üstünde olduğu için numarası 5'tir.Hans fotografier af Abraham Lincoln blev brugt som grundlag for $5 dollar sedlen og Lincoln pennyen.
Tek bir yavru buz parçasının üstünde dünyaya getirilir.Ungen fødes i en snehule ovenpå isen.
Apsisin üstünde Son Yargı sahnesi var.På det sidste stykke ligger der et parcelhusskvarter.
Times Square Ball, New York'taki One Times Square binasının üstünde bulunan zaman topu.Times Square er stedet, hvorfra kuglen falder på nytårsaften.
Bununla birlikte beş bireyin 50 yaşın üstünde öldüğü saptanmıştır.Efter de nye undersøgelser var begge kvinder lidt over 50 år, da de døde.
Can't Be Tamed albümü 1.5 milyon kopyanın üstünde sattı.Kandis har solgt over 1,5 millioner album.
Elindeki kartların sayı toplamı 17 ve üstünde ise artık kart çekmez.Sædvanligvis skal dealeren hitte indtil summen af hans kort er 17 eller derover.
Toplanan para 100.000 doların üstündeydi...Hærværket beløb sig til omkring $ 100.000.
Dor, sütunların üstündeki basit dairesel başlıklar tarafından kolayca tanınmaktadır.Gruppen er let genkendelig på rørene under hatten.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.De lever hele deres liv i træerne.
(Türkçe: Hadi üstündekileri çıkar!) sözleri duyulur.Fortrinnsvis i fremmedord høres der ao (uttalt som , av og til som ).
Üyeler normalin üstünde bir sıfata (AM) sahiplerdir.Et av heftene (se kilde) tar for seg de norske breiteger.
2002'ye kadar ise, televizyon ve radyo gibi yayınları da kullanarak iki milyarın üstünde kişiye ulaşmıştır.Den ble frem til 2002 utdelt til personer aktive innen både radio og fjernsyn.
Galeri, toplamda 530 tablo, 26.000'in üstünde çizim ve baskıya sahiptir.Totalt omfatter samlingen rundt 530 malerier og mer enn 26000 tegninger og trykk.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever av planter.
1977 - Uzay mekiği Enterprise, bir Boeing 747'nin üstünde ilk yolculuğuna çıktı.Den første flygning med Enterprise skjedde i 1977 da den red på toppen av en Boeing 747.
Para ödülü 1 milyon doların üstündedir.Prisen er er på inntil 1 million USD.
Kralın üstünde büyük bir gücü vardı.Men kongen fortsatte å ha stor makt.
Birleşik Krallık Bayrağı ise artının sol üstünde bulunur.Storbritannias flagg vises i øverste venstre hjørne av flagget.
Baca baca yapılır (Ateş yakılıp üstünden atlanır).Hud som står på strekk over tid vil bli betent.
Öğrenci sayısı 700 kişiden üstündedir.Skolen er dimensjonert for 700 elever.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Den østlige delen av landet lå nå åpent for ham.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.
Armanın üstünde Latince Virtus Unita Fortior (Türkçe: Erdem birlikle güçlenir) yazmaktadır.Under skjoldet står Andorras nasjonaldevise: «Virtus Unita Fortior».
Erkek takımları 23 yaş üstünde üç oyuncu oynatma hakkına sahiptir.Lagene kan supplere lagene med maksimalt tre spillere over 23 år.
Sana Bunları Hiç Bilmediğin Bir Yerden Yazıyorum (6:45) İnce Buz Üstünde Yürüyorum (feat.Omtrent 12.50 passerte (en bruggskjuts, overs. trengs) stedet uten å merke til noe ras.
Holmes işi kabul eder ve Dr. Watson'la olay üstünde çalışmaya başlarlar.Han spør Holmes og Watson om hjelp og de tar oppdraget.
Yine de 1980'lerden beri yaşanan göçler uluslararası ortalamanın üstündedir.Fagopplæringsetaten tok over lokalene fra midten av 1980-årene.
Bütçesi beş buçuk milyon doların üstünde olan film Yeni Delhi'de çekilmiştir.Filmen ble innspilt på under 25 dager i New Jersey med et budsjett på $2.5 millioner dollar.
Bunlardan biri üstünde mi çalışıyorsunuz?Planlegger de dette sammen?
Daha sonra karşıt gruplar ölü sayısını 120'nin üstünde olarak bildirdi.De første meldinger gikk ut på at minst 120 mennesker var omkommet.
Arkada ise 5 megapiksel kamera, onun üstünde LED flaş bulunuyor.Kameraet bak er på fem megapiksler og er utstyr med en LED-blits.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.I praksis har disse tiltakene bare vært delvis vellykket.