üstünde ile cümle
üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Apsisin üstünde Son Yargı sahnesi var.Na horní tabuli je obrazen Poslední soud.
Böcekleri hem suyun altında hem suyun üstünde avlarlar.Semena dozrají v tobolkách nad vodou i ve vodě.
1 g. kuru madde oluşturmak için 600 g’ın üstünde su ister.Koupel: Použije se 200 g kořene.
Bu bulgular genetik faktörlerin cinsel yönelim üstündeki etkisinin önemli olduğunu destekler.Za cíl si kladli rozpoznat, jak velkou roli v procesu imigrace hraje etnická identita přistěhovalců.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Neměli klášter ani jiný příbytek a během svých cest spávali ve stodolách a na sýpkách.
Sonrasında bir sanatçı olarak kendi ayaklarının üstünde durabilmek için New York’ a taşındı.Poté se přestěhoval do New Yorku, aby se stal hercem.
Apsisin üstündeki yarım kubbe maviye boyanmış olup gökyüzünü ve yüceliği simgelemektedir.Ta odráží zdánlivě levitující balvan i nebe nad ním.
İlk birkaç gün yeni doğan yavru ayakları üstünde çok dengeli duramaz ve annesinin desteğine gereksinim duyar.În primele câteva zile, nou-născutul este instabil pe picioare și are nevoie de sprijinul mamei sale.
Yaklaşık %85'i böbreklerin altında, geri kalanı böbrek seviyesinde veya üstünde gerçekleşir.Aproximativ 85% au loc sub rinichi, iar restul fie la nivelul rinichiului, fie deasupra acestora.
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”Adevărat grăiesc vouă: Nu va rămâne aici piatră pe piatră, care să nu se risipească.”
Beyaz Rusya'nın ortalama rakımı, deniz seviyesi üstünde 160 metredir.Altitudinea medie în Belarus este de 160 m peste nivelul mării.
Bu işlemin bazı çeşitlemelerinde nişasta karışımı bir veya birkaç kere 130 °C veya üstünde kısaca ısıtılır.Unele variațiuni ale acestui proces încălzesc amidonul la aproximativ 130 °C sau mai mult de câteva ori.
Aziz Nikola Manasıtırı, kanyonun ve Aziz Andre Manastırı'nın üstündeki bir sarp kayalıktadır.Mănăstirea Sf. Nicolae ocupă o stâncă deasupra canionului și mănăstirii Sf. Andrei.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.Aceste procese au fost doar parțial încununate de succes.
Armada atının üstünde gösterilen kişi Aziz George olup kılıcıyla bir ejderhayı öldürmektedir.Stema sa este încă Sfântul Gheorghe de pe un cal, omorând un dragon.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Riscul infecției cu Listeria monocytogenes este crescut la persoanele cu vârsta de peste 50 de ani.
Üçünçü giriş, asıl girişin üstündeki yamaçta bulunur.Instrumentul se găsește în tribuna de deasupra intrării principale.
Olağandışı magistraların olağan magistraların üstünde yetkisi vardı.Ei erau superiorii magistraților obișnuiți.
Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber, verem üstünde durulmaktadır.Însă pentru a nu mai creea nedreptate se lasă mort, recunoscându-și greșelile din trecut.
Kralın üstünde büyük bir gücü vardı.I-a fost atribuită o influență considerabilă asupra regelui.
Verbinski, Rush'ın Barbossa rolünü üstlenmesi üstünde durdu.Geoffrey Rush a visat sa joace rolul lui Barbossa.
Köprünün üstünde 30 tane heykel vardır.Pe teritoriul orașului sunt 32 de poduri.
Sefaleksin çocuklarda ve 65 yaşının üstündekilerde kullanılabilir.Poate fi administrat copiilor și persoanelor cu vârsta de peste 65 de ani.
Kalıcı Dil çiftlerininin listesi, sunuldukları dilleri görmek için dilin kodlarının üstünde bekleyiniz.Mutați cursorul pe limbile de sus pentru a vedea ce reprezintă.
Beslenme öğelerini kayaların üstünde bulunan algler oluşturur.Ca hrană preferă algele(perioada calda) pe care le roade de pe pietre.
Genellikle, peyniri dilimlenmiş olmakta ve köftenin üstünde yer almaktadır.Tradițional brânza este pusă deasupra celorlate ingrediente și imediat sub felia superioară de pâine.
Birlik büyük oranda kâğıt üstünde kaldı.Proiectul a rămas pe hârtie.
Topu rakip kale direğinin üstünden geçirmek 1 puan değerindedir.Fiecare aruncare de la linia de aruncări libere va valora 1 punct.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Tensiunea arterială ce depășește aceste nivele este un indiciu al unor complicații cu risc înalt.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.30 iunie: Charles Blondin, acrobat francez, a traversat Cascada Niagara pe o frânghie pentru prima dată.
Erkek takımları 23 yaş üstünde üç oyuncu oynatma hakkına sahiptir.Fiecare echipă are voie să conțină cel mult trei jucători ce au depășit vârsta de 23 de ani.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım."Nu reușeam să marchez deloc, și eram foarte stresat.
1980 Darbesi, kitap üstündeki baskıyı daha da koyulaştırdı.Mai oferea 21 de ani de protecție pentru cărțile aflate deja în tipar.
İkinci bölge ise; kolonun üstünde, köpüğün biriktiği köpük bölgesidir.Pe locul 2 ca suprafață se află porumbul.
Bu, Windows Mobile işletim sisteminin üstünde çalışır.Acestea vin cu sistemul de operare Windows Phone.
10 Dünya kütlesi üstünde olan gezegenlere dev gezegenler denmektedir.Planetele care au de 10 ori și mai mult decât Masa Pământului sunt denumite planete gigante.
Çünkü ben kapağın üstünde, bulut içinde görünüyorum.Te-am întâlnit pentru că eram cu capul în nori.
Başının üstünde genelde pilot başlığı bulunur.Deseori, pilotul și-a pus semnatura pe ele.
Üstünde 7 adacık bulunur.Aceasta mai deține șapte sucursale.
Angemon'un atakları kötü dijimonlar üstünde çok etkilidir.Raportul de forțe era net defavorabil atacatorilor.
Bir kedi masanın üstündeydi.O pisică a fost pe masă.
Mutfak masasının üstünde dünün gazetesi var.Ziarul de ieri este pe masa din bucătărie.
Köprünün üstünde 30 tane heykel vardır.A hídon 30 szobor látható.
Amerika'da 80,5 km üstünde seyahat eden insanlar astronot olarak gösterilirler.Az Amerikai Egyesült Államokban a 80 km magasságig eljutott pilótákat már asztronautáknak nevezik.
Armanın üstünde Latince Virtus Unita Fortior (Türkçe: Erdem birlikle güçlenir) yazmaktadır.A címerpajzs alatt a Virtus Unita Fortior (latin: „Egységben erősebb az erény”) felirat olvasható.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Az e szinteket meghaladó vérnyomásértékek a szövődmények magas kockázatát jelzik.
Aynı anda, Andrea ve ciny, gardırobun üstünde bir kişi tarafından saldırya uğrar.Ugyanebben a pillanatban Andreát és Cindyt a szekrény tetejéről támadja meg egy szörnyalak.
B1004 yolunun üstünde, Ware ve Bishop's Stortford arasında bulunur.Félúton található Ware és Bishop's Stortford között, a B1004-es út mentén.
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.A hang keletkezésének oka lehet a homokdűnék felett süvítő szél vagy a homokon való sétálás.
Çoğunlukla dört ayakları üstünde hareket ederler.Többnyire négy lábon közlekedik.
Son olarak Yunanistan ve Sicilya üstünden Fransa'ya döndü.Végül Szicílián és Észak-Afrikán keresztül hazatért.
Ancak öldürülen siyasi komiser bu sayının oldukça üstündeydi.A kivégzettek száma valószínűleg ennél magasabb volt.
Yıldızlar üstünde uzmanlaşmış bir astronomdur.A csillagász a csillagászattal foglalkozó szakember.
Su kuzeye doğru göç ettikçe, termosferden daha serin olan, atmosferin hemen üstündeki mezosfere düşer.Ahogy a víz észak felé vándorol, a termoszférából a hidegebb mezoszférába süllyed.
Tek bir taşın üstünden atlayamadıkları sürece taş alamazlar.Nem üthető le kő azzal sem, ha csak egy kővel a tábla széléhez szorítjuk.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Másrészt az ellenállásra fogékony körökben még vonzóbbá tette a dalt.
Hemen üstünde Cumhuriyet mahallesi bulunmaktadır.Ráadásul egy héttel korábban érkezik Köztársaságváros határába.
Zirvesinin üstünde Berner Oberland ile Wallis'in sınırı geçer.A Falon túl Bran Stark és társai útjáról olvashatunk.
(Haydar Baba, köyünün üstünde kurulu olduğu dağın adıdır.)(Hegynek a Nagykunságban a hegyes végű dűlőt nevezik.)
Üst kenarı anterior atlantooccipital membrane ile üstündeki oksipital kemiğe bağlanır.Az öreglyukkal szemben a membrana atlantooccipitalis anterior tapad.