üstünde ile cümle

üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Артеріальний тиск вище цих рівнів вказує на високий ризик ускладнень.
Gana'da dilimlenmiş ekmek üstünde tek başına sandviç gibi yenir.У Гані, його часто їдять просто порізаним на бутерброд із хлібом.
Suyun üstünde yüzerler.Харчується над поверхнею води.
Uzun mesafeler üstünden morfogenler, aktif sinyal iletimi sürecini (sinyal transdüksiyonu) kullanabilirler.Довші відстані морфогени можуть використовувати для активного процесу сигнальної трансдукції.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Усі західні провінції стали на його бік.
Beyaz Rusya'nın ortalama rakımı, deniz seviyesi üstünde 160 metredir.Средня висота поверхні Білорусі становить 160 м над рівнем моря.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Ящик не можна рухати на інший ящик або стіну.
A+,A: Ortanın üstündedir.Грушевська А. Над морем.
"Yeditepe üstünde zaman bir gergef işler." 7.Та не зрікаюсь роду…» 7.
Helyum-4 yalnızca 25 barın üstündeki basınçlarda katıdır.Твердіє він лише під тиском понад 25 бар.
107 kez 13 metrenin üstünde derece atlamıştır.Вона стрибала понад 2 метри 197 разів.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Є сліди двох людей на камені.
Aracın davranışı, aerodinamik ve itici kuvvetler üstündeki onun etkisinden dolayı hesaba katılmak zorundadır.Ставлення апарату має братись до уваги через його вплив на аеродинамічну силу і тягу.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Над нею на стелі велика зірка Давида.
Frekansı 20.000 Hz'in üstündedir.Частота понад 2 мГц.
En minimum mesafenin üstünde olması.Вона зменшує мінімальну дальність.
Ayrıca dağın üstünde havalandırma bulunmaktadır.Чистіше повітря в горах.
Özellikle 35 yaşın üstündeki kadınlarda bu düşüklük oldukça belirgindir.Хворіють особи переважно старше 35 років.
Kalkanın üstünde bir kabuk bulunmaktadır bu adanın çeşitli deniz yaşamını temsil etmektedir.На вершині щит — раковина, яка символізує різне морське життя ланцюга островів.
Şimdiye kadar 150'nin üstünde sahnede oynamıştır.На театральній сцені зіграв більше 150 ролей.
Windows Vista’nın ses ve ambiyansları üstünde çalıştı.Для роботи потрібна версія Windows Vista і вище.
Selda Bağcan) - 3:30 "Kıyamadığım" - 4:00 "Deniz Üstünde Fener" (feat.Вона не хоче цього світу) - 4:03 «Feet in the Water» (укр.
Çekme destesinin en üstündeki kâğıt açılır ve ortaya atılarak ıskarta destesi oluşturulur.Найвища карта прикупу відкривається і кладеться поряд з прикупом.
Sınır üstündeki depolama alanı için ek ücret.Їздив на заробітки за кордон.
Toprağın üstünde de savaşlar devam etti.Діду, у нас на землі далі точаться війни.
(Almanya, Almanya her şeyin üstünde.«Deutschland, Deutschland über alles» — «Німеччина, Німеччина понад усе».
Ateş üstünden atlama, su kenarlarında piknik yapma, müzik, dans bugün gerçekleştirilen eğlencelerdir.Вночі влаштовували ілюмінацію, на площах лунали пісні і музика, веселощі завершували танцями.
Sadece Avrupa'da 450'nin üstünde Salezyen okulu bulunmaktadır.У сецесіях взяло участь 440 студентів Львівського університету.
Kalem sıranın üstündedir.Ручка на парті.
Kalem sıranın üstündedir.Олівець на парті.
Kalem sıranın üstündedir.Олівець лежить на парті.
Kitap masanın üstünde mi?Книжка на столі?
Şimdi çatının üstündeyim.Я зараз на даху.
"Puntila üstünde çalışma.«Не працюй на пунтілі.
Şehir sokaklarının 8 m üstünden ve Wupper Nehri'nin 12 m üstünden gecmekte.Kolejnice vedou 8 metrů nad ulicemi a 12 metrů nad říčkou Wupper.
Sosyolojiyi bunların üstünde görmüştür.Přednášel na ni sociologii.
Ancak pilot uçağın üstünde açık bir kokpitde yer alıyordu.Pilot seděl v otevřeném kokpitu.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Na zdi nad schránou je znázorněna Davidova hvězda.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Neplatí zásah od země nebo od stěny.
Nom, stoldun kırında çıdır = Kitap, masa(nın) üstünde duruyor.Odpočívej v pokoji (nápis na hrobě) - přání ve formě rozkazu.
Başlık, başın üstünde giyilen herhangi bir giyim unsurudur.Pokrývka hlavy je součást oděvu, která se nosí na hlavě.
Arktika, Kuzey Kutup Dairesi’nin üstünde kalan bölge olarak tanımlanır.Arktida je název pro oblast okolo severního pólu.
Fransız Genelkurmayının başlattığı sorusturmada şüpheler Yüzbaşı Alfred Dreyfus üstünde toplanır.O francouzském důstojníkovi obviněném z velezrady pojednává článek Alfred Dreyfus.
Ben doğduğumda babam çok yaşlı, belki elli yaşın üstündeydi, anam da çok gençti.Otec zemřel, když Michaelovi bylo třináct let, v jeho devatenácti mu zemřela i matka.
Barbara pijamaları ve sabahlığı üstünde odadan ayrılır.Mabel, oděná pouze v pyžamu, se pro míček vydá a zabouchne si dveře svého pokoje.
30 derece üstündeki tropikal günlerin sayısı 8,5'tur.Čaroprávnost na 8 CD má 8,5 hodiny.
Eksenleri yerin üstünde ve bazen kısmen odunlaşmıştır.Jeho dílo je vyřezávané a někdy i částečně spálené.
Postunun üstündeki benekler, insanların parmak izi gibi her bireyde farklılık gösterir.Tyto skvrnky má každý tučňák jedinečné jako jsou lidské otisky prstů.
İçerik gönderilmek üzere mümkün ise, ekran aşağı küçülecek ve üstünde "Kiriş için dokunun" görüntüler.Je-li možné obsah odeslat, obsah na obrazovce se zmenší a v horní části se zobrazí zpráva „Dotykem přeneste“.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Na kamenech jsou patrné stopy po vodě z příkopu.
Hella, bugün Çanakkale Boğazı dediğimiz boğazın üstünden geçerken düştü.Tuttle nešťastně během pádu jej řízl svojí bruslí do krku, kdy mu přeřízl jeho hrdelní žílu.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – Francouzský akrobat Blondin přešel jako první člověk na visutém laně Niagarské vodopády.
Bir tab'da ,aynı sıra üstünde bulunan rakamlar onların akor olduğunu belirtir.Fotografie Měsíce v různých výškách také ukazují, že jeho velikost zůstává stejná.
Arma: Yeşil alanın üstünde gümüş bir yılan.Klenot: stříbrná kráčející ovce před zeleným stromem.
İnsan bedeninde 40'ın üstünde büzgen bulunur.Jiné zdroje uvádějí čtyřicetičlenné těleso.
Şimdiye kadar yüzün üstünde filmde oynamıştır.V té době hrál již ve filmu.
En altta çok dar bir sıra ve onun üstünde daha geniş 2 sıra yer almaktadır.1. díl je rozsáhlejší a má dvě sídelní jádra.
Armanın üstünde Latince Virtus Unita Fortior (Türkçe: Erdem birlikle güçlenir) yazmaktadır.Pod ním pak stříbrná stuha s heslem VIRTUS UNITA FORTIOR.
Ruskin Arms'ın üstündeki apartmanda bir kadın oturmaktadır.V Russellově bytě mají spolu sex.
Diğer istasyonlar yer yüzeyinin üstündedir.Stanice je hloubená z povrchu.
İlgili Sayfalar