üstünde ile cümle

üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kez, 100 km.’nin üstünde bir derinlikte güçlü bir savunma düzeni hazırladılar.Hij stelde ze op in een 11 km lange halfcirkelvormige defensieve linie.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Hierboven een ronde lijst voorzien van een davidsster.
Doğrulanmamış raporlara göre ölenlerin bedenlerinin üstündeki banka ve kredi kartları yağmalanmış.Banken blokkeerden uit voorzorg bankpassen en creditcards van de slachtoffers.
Bunun üstünde sadece aracın esas gövdesi bulunmamaktadır.Niet alleen zijn eigen automerk leeft voort.
Erkek takımları 23 yaş üstünde üç oyuncu oynatma hakkına sahiptir.Bij het herenvoetbal mogen per team maximaal drie spelers ouder dan 23 jaar meespelen.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Onder beide voeten bevindt zich een steen.
Eylem, üstünde cereyan ettiği yerin şekline göre biçim almakta ve buna göre şekillenmektedir.Het organisme reageert op dit veld zoals het dit ervaart en waarneemt.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Aan de oostelijke kant misten al enige onderdelen.
Altın Kapı'nın üstündeki kuledir.De 'Gouden Poort' van bovenaf gezien.
Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz.Een rijder die in een klasse rijdt, zal niet worden gedegradeerd naar een lagere klasse.
Yalnızca ufak bir bölümü kemerlerle desteklenmiş olarak yerin üstündeydi.Slechts een klein gedeelte wordt door de Öxará aangevoerd.
Gelgite bağlı olarak, suyun üstünde yüzüyormuş gibi görünür.Bij het zwemmen lijken ze over het water te kaatsen.
Para ödülü 1 milyon doların üstündedir.Het prijzengeld is US$ 1.000.000.
Bu uçuşlardan iki tanesi 100 kilometrenin üstünde gerçekleşti.Gedurende de nacht bevonden de twee vloten zich op ruim 100 km van elkaar.
Liddil, bu soygundan yaklaşık olarak 1000 doların üstünde para kazandı.Bowles roofde bij deze eerste overval amper 160 US$.
Film 400 milyon doların üstünde hasılat yaptı.De film bracht meer dan 4 miljoen dollar op.
Bunların her biri aortanın başlama noktasından (kökünden), aorta kapağının hemen üstünden çıkarlar.De neusbeenderen hebben ieder een gladdere lagere kam die naar achteren toe zijwaarts loopt.
Bunlardan dördü yer altında, gerisi yer üstündedir.Van de vier etages bevinden zich er drie bovengronds.
Ayrıca 6 adet 37-mm tüfek ve üç adet su düzeyi torpil, tüplerinin üstünde bulunuyordu.Verder waren er zes 37mm-kanonnen en drie torpedobuizen.
Kimi duvarların üstünden atlayarak asilere katıldı.Een groot deel sprong vanaf de muren de gracht in.
Nehrin üstündeki köprü de sınır kapısı, geçiş noktası işlevindedir.De brug in de rijksweg is een vaste brug.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Het risico van infectie met Listeria monocytogenes is groter voor mensen ouder dan 50 jaar.
Leicester küme düşme bölgesinin sadece bir puan üstünde yer alıyordu.Het koor uit Alkmaar won met één punt verschil.
Evim bir tepe üstündedir.Mijn huis staat op een heuvel.
Kitabın masanın üstünde.Uw boek ligt op tafel.
Karabatak, bir direğin üstünde durup kanatlarını kurutuyordu.De aalscholver zat op een paal en liet zijn vleugels drogen.
Adacık su üstünde çıkıntı yapıyor.Het eiland steekt boven het water uit.
Gemi, güverte üstünde Lord Beckett ile birlikte havaya uçar.Dostaje się na pokład okrętu Lorda Becketa.
Belli bir eşik voltajının üstünde salınımlar kendiliğinden başlar.Wokół niego zaczynają gromadzić się wierni.
Bu evlilik kağıt üstünde yapılmış bir evlilikti ve Amerika’da çalışma izni alabilmesi için gerekliydi.Był to konieczny krok, aby dostała pozwolenie na pracę w Stanach.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – Francuski linoskoczek Charles Blondin po raz pierwszy przeszedł nad wodospadem Niagara.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.Doniesiono, że West wydał ponad 3 miliony dolarów (na koszt jego wytwórni Def Jam) na nagranie płyty.
Tepe üstünde bir mesire.Słupek górny z jedną komorą.
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.Francuzi stracili ponad 17 000 ludzi, zabitych i rannych, oraz 21 000 jeńców.
Diğer istasyonlar yer yüzeyinin üstündedir.Stacja znajduje się powyżej poziomu gruntu.
Şimdiye kadar 150'nin üstünde sahnede oynamıştır.Na tej scenie zagrał ponad 150 ról.
Diğer ortaya atılan faktörler cinsel yönelim üstündeki genetik kontrolü içermektedir.Pozostałe umożliwiają kontrolowany dostęp do genów.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.Eksperyment powiódł się tylko częściowo.
Holmes işi kabul eder ve Dr. Watson'la olay üstünde çalışmaya başlarlar.Holmes opowiada doktorowi Watsonowi o swej pierwszej sprawie.
Toprağın üstünde de savaşlar devam etti.Tymczasem kryzys trwał też na lądzie.
Selda Bağcan) - 3:30 "Kıyamadığım" - 4:00 "Deniz Üstünde Fener" (feat.3:19 Nieśmiertelny 4:00 Zejdz na ziemię (feat.
İkinci (büyük olan döngü) küçük üstünden ve ilk döngü içinden geçirilir, sıkıştırılır.Towarzyszy mu drugie, bezimienne i nieco krótsze starorzecze (na południu).
Kaidenin üstünde, tunçtan yapılmış çıplak iki erkek heykeli vardır.U dołu płaskorzeźby dwóch nagich jeńców.
Öğrenci sayısı 700 kişiden üstündedir.Liczba dzieci szkolnych wynosiła ponad 700.
Dark Side Of The Moon'un büyük başarısı Pink Floyd üstünde büyük bir baskı yaratıyordu.Dark Side of the Moon okazał się ogromnym sukcesem, wynosząc Pink Floyd z powrotem w centrum uwagi.
Bu olgular atomik seviyenin üstünde belirler.Reakcje w tym wypadku zachodzą na poziomie atomu.
Bu her şeyin üstünde.Gotowa na wszystko.
Dört tane kolonun üstünde yapılan köprü, kanyonun en derin olduğu yerlerin üstünden geçmektedir.Jest to najwyżej położony z 4 potoków, które szlak ten przekracza w Dolinie Wierchcichej.
Onun üstünde "United Kingdom", altında "Champion" yazısı bulunmaktadır.Na górze blaszki umieszczono napis "United Kingdom", a na dole "Champion".
Meyvesi iri, güzel kokulu ve lezzetlidir, üstünde bir demet yaprak vardır.Grzyby nadrzewne, saprotrofy o owocniku rozpostartym, cienkim i przylegającym do podłoża.
Üstünde yaşam bulunmamaktadır.Nie mogę żyć bez niego.
Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır.W obu przypadkach brzuch zabarwiony jest na kremowobiało.
Suyun üstünde yüzerler.Pływają po powierzchni wody.
Armada atının üstünde gösterilen kişi Aziz George olup kılıcıyla bir ejderhayı öldürmektedir.Jego herb nadal jest Saint George na koniu, zabicie smoka.
(Almanya, Almanya her şeyin üstünde.Należy w całości do Niemiec.
Bunlardan biri üstünde mi çalışıyorsunuz?Czy jesteś jednym z nich?
Mümkün olan yerlerde boru hattı toprak üstünde inşa edilir.Tam gdzie to możliwe, są budowane na powierzchni ziemi.
19'un üstündeki sayılar dikey olarak yirminin kuvvetleri olarak yazılır.Po 29. poziomie, nazwy poziomów składają się z liczb w systemie szesnastkowym.
Konvansiyonel silahların onların üstünde az etkisi olduğu görünüyor.Broń konwencjonalna okazuje się wobec nich bezużyteczna.
İlgili Sayfalar