Ana içeriğe geç
Sözlük

ürkü ile cümle

ürkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında oldukça ürkütücü. Bir mahallenin neden bir logosu olmalıydı?住宅街には ふつう目印とか 場所でしょう
Aslında oldukça ürkütücü.Cred mai degrabă că e înfiorător.
Aslında oldukça ürkütücü.Myślę nawet, że to dość straszne.
Aslında oldukça ürkütücü.Pensé que era un tanto extraño.
Aslında oldukça ürkütücü.Βασικά νομίζω ότι είναι λίγο περίεργο.
Aslında oldukça ürkütücü.Всъщност, мисля, че е доста зловещо.
Aslında oldukça ürkütücü.Я думаю это действительно странно.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Aku Mr Holmes," jawab teman saya, menatapnya dengan mempertanyakan dan agak terkejut menatap.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Én vagyok Mr. Holmes," válaszolta társam, nézte egy kérdező és nem riadt tekintete. "Valóban!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Ich bin Mr. Holmes", antwortete mein Begleiter, sah sie mit einem fragenden und eher erschreckt Blick.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Jag är Mr Holmes", svarade min kamrat, såg på henne med en frågande och ganska skrämd blick.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Ja jestem Pan Holmes," odpowiedział mój towarzysz, patrząc na nią z pytań i raczej zaskoczony wzrok.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Já jsem pane Holmesi," řekl můj společník, díval se na ni s tázavým a poněkud překvapený pohled.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Ja som pán Holmes," povedal môj spoločník, díval sa na ňu s Spýtavým a trochu prekvapený pohľad.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Jeg er Mr. "Ja!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Je suis M. Holmes," répondit mon compagnon, regardant avec un questionnement et de plutôt surpris le regard.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."나는 선생님 홈즈 오전,"질문으로 그녀를보고, 내 동료 대답 오히려 시선을 깜짝 놀랐다. "사실!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Olen herra Holmes", vastasi toverini, katsot häntä kyseenalaistamista ja melko startled katse.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Tôi là ông Holmes," đồng hành của tôi trả lời, nhìn cô với một câu hỏi và chứ không phải giật mình nhìn.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Аз съм г-н Холмс, - отвърна спътникът ми, да я погледне с разпита и по-скоро стряска погледа.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Я мистер Холмс," ответил мой спутник, глядя на нее с допроса и а испуганный взгляд.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Я містер Холмс," відповів мій супутник, дивлячись на неї з допиту і а переляканий погляд.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."אני מר הולמס," ענה לווייתי, מביט בה במבט שואל ו מבט מבוהל למדי. "אכן!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."أنا السيد هولمز ،" أجاب رفيقي ، وتبحث في وجهها مع الاستجواب و نظرات الدهشة بدلا. "والواقع!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor.むしろ視線を驚かせた。 "確かに! 私の愛人は、呼び出したい可能性が高いことが私に言った。
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Ako som sa tak staral o týchto lezcov, zažili sme niečo úplne výnimočné.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Alors que je m'occupais de ces grimpeurs, nous avons eu une expérience saisissante.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Amint kezeltem ezeket a mászókat, megdöbentő élményben volt részünk.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,În timp ce vedeam de aceşti alpinişti, am avut o experienţă uluitoare.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Khi tôi đang chăm sóc những nhà leo núi này, một việc bất thường xảy đến.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Kiedy zajmowałem się nimi, stało się coś zdumiewającego.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,조난자들을 치료하고 있을 때, 우리는 놀라운 경험을 했습니다.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mentre mi stavo prendendo cura di loro vivemmo un'esperienza sconvolgente.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mientras cuidaba de estos escaladores, tuvimos un experiencia asombrosa,
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Terwijl ik voor de klimmers zorgde, deden we een schokkende ontdekking.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Während ich diese Bergsteiger versorgte, hatten wir ein erstaunliches Erlebnis.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Докато се грижех за тези катерачи, имахме стряскащо преживяване.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Пока я оказывал помощь этим альпинистам, произошло нечто потрясающее.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Я надавав допомогу цим альпіністам, ми мали жахливий досвід.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,אני טיפלתי במטפסים האלה, אנחנו קיבלנו חוויה מדהימה
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,وكنت أهتم بهؤلاء المتسلقين ومن ثم حدث شيء مدهش
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,信じられないようなことが起きました 死んだと聞いていたベックウェザースが
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.A môj, Danielov, duch sa zhrozil v mojich vnútrobách, a videnia mojej hlavy ma predesily.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Da blev jeg, Daniel, grepet av uro i min ånd, og synene i mitt indre forferdet mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Då kände jag, Daniel, min ande oroas i sin boning, och den syn som jag hade haft förskräckte mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü."En cuanto a mí, Daniel, mi espíritu se turbó a causa de esto, y las visiones de mi cabeza me alarmaron
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Eu, Daniel m'am turburat cu duhul, şi vedeniile din capul meu m'au înspăimîntat.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ich, Daniel, entsetzte mich davor, und solches Gesicht erschreckte mich.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ik, Daniël, was in verwarring door alles wat ik had gezien en de visioenen maakten mij bang.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Io, Daniele, mi sentii venir meno le forze, tanto le visioni della mia mente mi avevano turbato
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zatrwożył się we mnie Danijelu duch mój w pośród ciała mego, a widzenia, którem widział, przestraszyły mię.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zhrozil se duch můj ve mně Danielovi u prostřed těla, a vidění má předěsila mne.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Jeg, Daniel, blev såre urolig til Sinds ved alt dette, og mit Hoveds Syner forfærdede mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.나 다니엘이 중심에 근심하며 내 뇌 속에 이상이 나로 번민케 한지라
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Megrendülék én, Dániel, az én lelkemben ezek miatt, és fejem látásai megháborítának engem.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Meni pa, Danielu, je bil duh izbegan v telesu, in prikazni glave moje so me plašile.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Minä, Daniel, tunsin henkeni tulevan murheelliseksi ruumiissani, ja minun näkemäni näyt peljättivät minua.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Moi, Daniel, j`eus l`esprit troublé au dedans de moi, et les visions de ma tête m`effrayèrent.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Penglihatan-penglihatan yang kulihat itu membingungkan dan menggelisahkan hatiku
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Quanto a mim, Daniel, o meu espírito foi abatido dentro do corpo, e as visões da minha cabeça me perturbavam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod