Ana içeriğe geç
Sözlük

ürkü ile cümle

ürkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Εφριξε το πνευμα εμου του Δανιηλ εντος του σωματος μου και αι ορασεις της κεφαλης μου με εταραττον.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Вострепетал дух мой во мне, Данииле, в теле моем, и видения головы моей смутили меня.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Колкото за мене Даниила, духът ми се наскърби дълбоко в тялото ми, и виденията на главата ми ме смутиха.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.אתכרית רוחי אנה דניאל בגוא נדנה וחזוי ראשי יבהלנני׃
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.اما انا دانيال فحزنت روحي في وسط جسمي وافزعتني رؤى راسي.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.至 於 我 但 以 理 、 我 的 靈 在 我 裡 面 愁 煩 、 我 腦 中 的 異 象 使 我 驚 惶
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.至於 我 但以理 、 我的靈 在 我 裡面 愁煩 、 我 腦 中 的 異象 使 我 驚惶
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.(4:2) Но я видел сон, который устрашил меня, и размышления на ложе моем и видения головы моей смутили меня.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Da hadde jeg en drøm; den forferdet mig, og tankene på mitt leie og synene i mitt indre skremte mig.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Entonces tuve un sueño que me espantó, y las fantasías sobre mi cama y las visiones de mi cabeza me turbaron
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.한 꿈을 꾸고 그로 인하여 두려워하였으되 곧 내 침상에서 생각 하는 것과 뇌 속으로 받은 이상을 인하여 번민하였었노라
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Maar op zekere nacht had ik een vreselijke droom. Voor mijn geestesoog zag ik dingen, die mij verschrikten.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.видях сън, който ме уплаши; и размишленията ми на леглото ми и виденията на главата ми ме смутиха.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.חלם חזית וידחלנני והרהרין על משכבי וחזוי ראשי יבהלנני׃
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.رأيت حلما فروّعني والافكار على فراشي ورؤى راسي افزعتني.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.我 作 了 一 夢 、 使 我 懼 怕 . 我 在 床 上 的 思 念 、 並 腦 中 的 異 象 、 使 我 驚 惶
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.我 作 了 一 夢 、 使我 懼怕 . 我 在 床上 的 思念 、 並腦 中 的 異象 、 使我 驚惶
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Dobbiamo riuscire ad addentrarci in posti spaventosi, dove potremmo... che pensiamo di conoscere.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Et nous devons aller dans des terrains dangereux où on pourrait, vous savez, nous pensons que nous savons.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.I musimy być gotowi wyruszyć w każdej chwili do tych strasznych miejsc, rozumiecie, które myślimy, że znamy.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.그리고 우리가 알고 있다고 생각하는 그 끔찍한 장소로 갈 수 있어야만 합니다.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Si trebuie sa mergem in locuri infricosatoare pe care credem ca le cunostem.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.We moeten in staat zijn naar enge plekken te gaan, die we denken te kennen.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Wir müssen uns in beängstigende Situationen begeben können, die wir vielleicht zu kennen glauben.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Y tenemos que estar dispuestos a sentirnos incómodos.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.И мы должны быть в состоянии заходить в пугающие области, о которых, как нам кажется, мы знаем все.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.И трябва да сме в състояние да ходим на плашещи места, където може, разбирате ли, мислим, че познаваме.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.ושנהיה מסוגלים להיכנס למקומות המפחידים שאנו חושבים שאנחנו מכירים.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.وإننا نكون مستعدين أن نذهب إلي أماكن مخيفة حيث أنه من الممكن , تعرفون , نعتقد أننا نعرفها .
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.すでに解っていると思っていても そして少しだけでも心を開き 知識を高める
Biraz ürkütücü bir laf. -Ale takto si to Malthus představoval.
Biraz ürkütücü bir laf. -그러니까 이건 그다지 행복한 인용은 아니네요.
Biraz ürkütücü bir laf. -Отож ні, це зовсім не оптимістична цитата, яку ви бачити ось тут.
Biraz ürkütücü bir laf. -إذن ليس....ليس مبالغ فيه كثيرا من اقتباس صغير هنا
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Celé je to trošku desivé a emotívne.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Cũng hơi run sợ 1 chút, và đầy cảm xúc.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Da un poco de miedo, y emociona.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Es ist schon ein wenig beängstigend und bewegend.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.E' tutto un po' impressionante, ma emozionante.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Het is allemaal een beetje angstaanjagend en emotioneel.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.조금 두렵고 감정이 예민하네요.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Mindez egy picit ijesztő, és megható.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.To troszkę przerażające i emocjonujące.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Totul e puţin înspăimântător şi emoţionant.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Tout ça est une peu effrayant et plein d'émotion.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Всичко е малко плашещо и емоционално.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.Страшновато и волнующе.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.הכל מפחיד כמעה, ומרגש.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.انه مخيف قليلا، و عاطقي.
Biraz ürkütücü ve dokunaklı.胸が一杯にもなっています
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -이제 이 갑작스런 모습은 정말로 복잡하고 위압감을 주는 것 그리고 그런 기타 등등처럼 보이지만 당신이 알아차려야 할 모든 건
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -الآن كل هذا يبدو معقداً ومتعباً لكن كل ما عليك ان تدركه هو، اننا
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -しかし、認識する必要があるのは、 xが x−1になり、
Bu benim için tuhaf ve ürkütücü tür bir kuvvet parçacık hareket hakkında önemli değil parçacık kütle.Jak dla mnie to trochę dziwne, że siła na poruszającej się cząsteczce nie zależy od masy tej cząsteczki.
Bu benim için tuhaf ve ürkütücü tür bir kuvvet parçacık hareket hakkında önemli değil parçacık kütle.저한테는 입자에 작용하는 힘이 운동하는 입자의 질량과 무관하다는 것이 이상하게 느껴지네요
Bu benim için tuhaf ve ürkütücü tür bir kuvvet parçacık hareket hakkında önemli değil parçacık kütle.Zdá se trochu divné, nebo tajemné, že síla působící na pohybující se částici, nezávisí na hmotnosti částice.
Bu benim için tuhaf ve ürkütücü tür bir kuvvet parçacık hareket hakkında önemli değil parçacık kütle.Изглежда ми странно, даже малко страшно, че силата върху движеща се частица не зависи от масата на частицата.
Bu benim için tuhaf ve ürkütücü tür bir kuvvet parçacık hareket hakkında önemli değil parçacık kütle.זה קצת מוזר לי שהכוח הפועל על מטען בתנועה אינו קשור למסת החלקיק.
Bu biraz ürkütücü.זה קצת מפחיד.
Bu biraz ürkütücü.هذا مخيف قليلا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod