Küprik oksit kuru pilleri üretmek için kullanılabilir.La loro pelle robusta può essere usata per forgiare armature.
Astra2Connect hizmeti, kırsal yerlerde İnternet'e erişimi ihtiyaçlarına da çözüm üretmektedir.Connect2 intende collegare le persone ai luoghi nei quali vogliono andare.
Bunun yanı sıra Rose ve Dessert Wine'da üretmektedir.In aggiunta ai vini fermi, rosè e frizzanti, vengono prodotti anche vini per dessert.
O içten yanmalı motor üretmek istediğini, ancak Otto patent lisanslama ücreti ödemeden.Он хотел производить двигатели внутреннего сгорания, но без лицензионных отчислений за патенты Отто.
Daha üstün donanma üretmektedirler.Они хотели обладать и самым быстрым судном.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.В соответствии с такой потребностью человеческий организм вырабатывает новый комплекс органов.
BenQ çeşitli teknoloji ürünleri üretmektedir.Норвегия производит и другие технические товары.
Anlam üretmek gerçekliği üretmektir.Желание создаёт реальность.
Alternatif akım üretmek için kullanılır.Разрабатываются альтернативные способы получения стирола.
Pek çok marka bu modelin benzerlerini üretmekte.Некоторые коллекционеры коллекционируют такие модели.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Они всегда заняты изобретением чего-то нового.
Birçok firma birçok degişik model ve tasarımda tekerlekli patenler üretmektedir.Компания имеет патенты на некоторые модели очков и часов.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Эта работа дала возможность Джонасу Солку создать эффективную полиовакцину (вакцину против полиомиелита).
Kişisel bakım ürünleri de üretmektedir.А также обустраивать личную жизнь.
Şirket, 1959 yılında kurulmuş olup ticari ve askerî gemiler üretmektedir.Сооружено в 1959 году для энергетических целей и рыборазведения.
Firma tankın TURMS ateş kontrol sistemini üretmektedir.Управление пуском торпед осуществляет система управления огнём Mk.
Tüm Güney Kore'nin sadece %6'lık bir alanını kapsamasına rağmen ülkenin GSYİH'ının %21'ini üretmektedir.Хотя Сеул занимает всего 0,6 % территории Республики Корея, город производит 21 % ВВП страны.
Şirket, 1942 yılında kurulmuş olup ağırlıklı olarak sağlam askerî ve Amfibia mekanik saatler üretmektedir.В 1942 году род войск стал именоваться Бронетанковые и механизированные войска.
Benelli günümüzde Benelli M4 Super 90'ı üretmektedir.На основе конструкции разработаны ружья Benelli M2, Benelli M3 Super 90 и Benelli M4 Super 90.
İlk kez bir grubun Korea Post’la pul üretmek için anlaşma imzalaması dikkat çekti.Это был первый случай, когда знаменитости подписали контракт с Korea Post на производство почтовых марок.
Zott Polonya, meyveli yoğurt, doğal ürünler, tatlılar, içecekler ve Twarog üretmektedir.Zott Польша производит фруктовые йогурты, натуральные продукты, десерты, молочные напитки и творог.
Baraj yıllık 3 hm³'lük su üretmektedir.В сутки мыши необходимо до 3 мл воды.
Bazı katkı maddeleri alevin rengini değiştirmek ya da duman üretmek için kullanılır.Некоторые вампиры умеют даже превращаться в туман или дым.
Türkiye ise Otokar Cobra adında hafif zırhlı araç üretmektedir.Турецкий бронетранспортёр «Кобра» Otokar представил бронеавтомобиль Cobra Cobra легкий бронетранспортер
Şeker kamışından etanol üretmek, mısıra göre daha verimlidir.Производство этанола из тростника на сегодняшний день экономически более выгодно, чем из кукурузы.
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Фунасси же может говорить, шутить, петь и даже есть.
Genellikle Daihatsu temelli küçük otomobiller üretmektedir.Как правило это автобусы малой вместимости.
Şirket ayrıca profesyonel kullanım için cihazlar da üretmektedir.Так же компания предлагает услуги профессиональной упаковки.
Çelik üretmek için farklı bölgelerde birçok farklı teknik kullanıldı.В крепости было сделано много различных технических приспособлений.
150 yıl boyunca, absorpsiyon çilleri buz üretmek için kullanıldı (elektrikli ampül icat edilmeden önce).منذ ما يقارب 150 سنة لقد استخدمت المواد المبردة الامتصاصية لصنع الجليد (قبل اخترع المصباح الكهربائي)14.
1907'de Fransa ve ABD yaklaşık 25.000 otomobil üretirken Büyük Britanya yalnızca 2.500 otomobil üretmekteydi.وأنتجت بريطانيا العظمى 2,500 سيارة فقط بينما أنتجت فرنسا والولايات المتحدة ما يقرب من 25,000 سيارة عام 1907.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.مكن هذا العمل يوناس سولك من تقديم لقاح فعال ضد شلل الأطفال.
İsrail Savunma Bakanlığı bünyesinde silah ve askeri teknoloji üretmek için kuruldu.هي السلطة الإسرائيلية لتطوير الأسلحة والتقنية العسكرية.
Büyük Helsinki bölgesi, Finlandiya GSYİH'inin yaklaşık üçte birini üretmektedir.تنتج منطقة العاصمة هلسنكي ما يقرب من ثلث الناتج المحلي الإجمالي الفنلندي.
Ticari uçakların yanı sıra askeri uçaklar da üretmektedir.وتنتج خاصة طائرات حربية ولكن أيضا طائرات رجال الأعمال.
Her iki durumda da amaç azot oksitleri yerine azot gazı üretmektir.وفي أي من الحالتين، يكون الهدف هو الحصول على غاز النيتروجين، بدلاً من أكاسيد النيتروجين.
Bu türbinler elektrik üretmek için kullanılır.هذين المنبعين يمكن استغلالهما لتوليد الطاقة الكهربائية.
Şirket akıllı telefon cihazları üretmektedir.ويزو تطبيق للهواتف الذكية.
Büyük Helsinki bölgesi GSYİH'nın yaklaşık üçte birini üretmektedir.تنتج منطقة هلسنكي الكبرى نحو ثلث الناتج المحلي الإجمالي.
Bu elektrik üretmek için en çok kullanılan şeklidir ve dayalı Faraday kanunu .هذا هو الشكل الأكثر استخداماً لتوليد الكهرباء، ويستند إلى قانون فاراداي.
Aynı zamanda bilgisayar oyunları da üretmektedir.ويهوى ألعاب الكمبيوتر القتالية..
Günümüzde Japonya, dünyanın animasyon serilerinin %70'ini üretmektedir.حتى الآن باع البنك بنجاح أكثر من 70% من فلل تلال المها.
Üretimlik nesne: Amacı diğer nesneleri üretmek olan nesnedir.ثلاثة: خاصيتهك البنائيج هي التي تخلق أحداث متميزة.
Şirket, onun adına imzalı bagetler üretmektedir.تلحق الشركات الاختصار المطابق لها باسمها.
VIP üretmek üzere genetiği değiştirilmiş mısır ilk olarak 2010 yılında ABD'de onaylanmıştır.تمت الموافقة على عقار البغلوتيكاز لمعالجة النِقْرس في الولايات المتحدة عام 2010.
Zastava Arms çok çeşitli ürün üretmekte ve kırk ülkeye ihracat yapmaktadır.Zastava Arms produz e exporta uma grande variedade de produtos para mais de quarenta países.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.O organismo do ser humano está produzindo um novo complexo de órgãos em resposta à tal necessidade.
Bu birçok ölçüm daha sonra o zaman anında sistemin durumunu üretmek için matematiksel olarak birleştirilir.Essas múltiplas medições são combinadas matematicamente para gerar o estado no sistema naquele instante.
Dow, plastik, kimyasal madde ve tarımsal ürünler üretmektedir.Dow fabrica produtos plásticos, químicos e agropecuários.
Ağırlıklı ya da sadece gaz üretmek için tasarlanmış kuyular ise gaz kuyusu olarak adlandırılmaktadır.Um poço que seja projetado e executado para produzir principal ou somente gás deve ser denominado poço de gás.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Este método permitiu a Jonas Salk desenvolver uma vacina eficaz contra a poliomielite.
Ludhiana, Hindistan'da %90 oranında yünlü üretmekte ve Hindistan'ın Manchester'ı olarak anılmaktadır.A região de Ludhiana produz 90% de lã na Índia e é conhecida como a região inglesa de Manchester na Índia.
Günümüzde Japonya, dünyanın animasyon serilerinin %70'ini üretmektedir.O Japão produz cerca de 60% das séries animadas no mundo.
Büyük Helsinki bölgesi, Finlandiya GSYİH'inin yaklaşık üçte birini üretmektedir.A Região metropolitana de Helsínquia contribui aproximadamente com um terço do PNB da Finlândia.
Partagás aynı zamanda Mini ve Club adında 2 tane, makine üretimi cigarillo üretmektedir.São também produzidos dois Cohiba cigarillos não artesanais: o Mini e o Club.
Şirket ayrıca elektro ve basgitarlar da üretmektedir.A empresa também fabricava barbeadores elétricos.
Bakteri ve arkeler de ATP üretmek için kemiosmozu kullanabilir.As bactérias e as arqueas também podem utilizar quimiosmose para produzir ATP.
Crusader KMO'nun üretiminde amaç daha etkili daha hareketli ve daha uzun menzilli bir obüs üretmekti.O uso de soluções mais concentradas de NaOH conduz a um produto semi-sólido.
ASUS ayrıca oyun bilgisayarları da üretmektedir.Também explora máquinas de jogos.
Dünyanın en büyük otomotiv firmalarından biridir.Öncesinde otomobil de üretmekteydi.1937'de kurulmuştur.Uma das mais antigas companhias de aviação do mundo, foi criada em 1927.