Ana içeriğe geç
Sözlük

üretmek ile cümle

üretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü hiçbir bira üreticisi bu sıradışı birayı üretmek istemiyordu.Entretanto, nenhum dos três tinham qualquer experiência na fabricação de cervejas.
ITN basit etkinliği olan bir nanoanten dizisi üretmek için çalışmalara başladı.A ITN começou a construir uma grade de nantennas com eficiência de um dígito.
Şubat 2019 itibariyle, bu kanalların 28'i öncelikle İngilizce içerik üretmektedir.Em março de 2019, vinte e oito dos cinquenta canais produziram principalmente conteúdo em inglês.
Günümüzde Japonya, dünyanın animasyon serilerinin %70'ini üretmektedir.Japan produceert momenteel 60% van alle animatieseries ter wereld.
Bu gen, beta-lactam ailesindeki antibiyotikleri hidrolize eden ve etkisiz hale getiren bir enzim üretmektedir.Dit is een enzym dat door hydrolyse antibiotica uit de beta-lactamfamilie inactiveert.
Şirket 1923 yılından bu yana motosiklet üretmektedir.Het bedrijf maakte al vanaf 1938 fietsen.
Pek çok marka bu modelin benzerlerini üretmekte.Veel merken hebben een vergelijkbaar model uitgebracht.
Otomobil için de parça üretmektedir.Ook wordt het toegepast voor auto-onderdelen.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.In deze periode leerde hij Sévèke kennen.
Firma tarım araçlarıda üretmektedir.Het bedrijf maakt getunede auto's.
Köy halkı genellikle kendi yiyeceğini kendisi üretmektedir.Meestal verbouwen ze hun eigen voedsel.
Şirket, onun adına imzalı bagetler üretmektedir.Het bedrijf geeft daartoe eigen postzegels uit.
Restoranların yanı sıra marketler için dondurulmuş köfte üretmektedir.Het wordt naast restaurants ook verkocht in de supermarkt als ingevroren maaltijd.
ESP,Hammett için Signature Series gitarları üretmektedir.Later bracht ESP een Hanneman Signature Serie uit.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.Po niej robią to zgodnie z ruchem wskazówek zegara pozostali.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ludzki organizm produkuje nowy układ organów w odpowiedzi na takie zapotrzebowanie.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Firma wyprodukowała części do najszybszego sterowanego zdalnie samochodu zasilanego na baterie.
Aileler kendi gereksinimlerini karşılamak için sebze ve meyve de üretmektedirler.Na własne potrzeby uprawiane są również warzywa i owoce.
Şirket akıllı telefon cihazları üretmektedir.Firma ta wytwarzała inteligentne karty sieciowe.
Ayrıca, hayvancılık alanında da yatırımı olan yerleşim birimi yılda 3,2 milyon litre süt üretmektedir.Tutejsza hodowla krów mlecznych produkuje ponad 3,2 mln l mleka rocznie.
Elektriksel kıvılcım üretmek için yüksek enerjili sinyal lazeri kullanılabilir.Do wzbudzania stosuje się bardzo silne źródła promieniowania.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.To sprawiło, że zainteresowała się sejsmologią.
Kurduğu tasarım şirketi hâlen günümüzde dünyanın en kusursuz tasarımlarını üretmektedir.Wyroby sygnowane nazwą tej miejscowości do dziś zaliczają się do najlepszych fajek świata.
Luthier'ler, sadece enstrüman üretmekle kalmaz, aynı zamanda onarımını ve bakımını da yaparlar.Ergoterapeuta ma za zadanie nie tylko leczyć, ale także radzić i wspierać.
Ayrıca çok az sayıda slayt üretmek çok daha kolaydı.Na niższym szczeblu trudniej też było zachować parytet.
Homojenlik Koşulu: Her firma tek tip ürün üretmekte ve satmaktadır.Prywatne podmioty będą w stanie dostarczyć każdy rodzaj usługi i produktu.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Dr Jonas Salk użył go podczas opracowywania szczepionki na polio.
1899'dan beri araba üretmektedir ve 1929'da şirket olmuştur.Od 1899 roku znajdował się tutaj plac targowy, natomiast w latach 1920 zbudowano parking.
Güneş enerjili sistem sıcak su üretmek için kullanılabilir.Możliwe jest wykorzystywanie energii słonecznej do zaspokojenia potrzeb grzewczych budynków.
Teleobjektiflerde bokeh üretmek daha kolaydır.Rozbicie łatwiej badać w wypadku linii emisyjnych.
Amacı dünyanın en performanslı otomobillerini üretmekti.Nästa projekt var att bygga världens bästa bil.
Akıl doğru düşünce üretmekle ilgilidir.Är viljan bestämd av förnuftet?
Şirket ayrıca elektro ve basgitarlar da üretmektedir.Bolaget tillverkade även lås och lampor.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Det gör dem beroende av att ständigt få till sig nya idéer.
Konsantre edilmiş gün ışığı daha sonra klasik enerji santrallerine gereken ısıyı üretmekte kullanılmış olur.Det koncentrerade ljuset används sedan som värmekälla för ett konventionellt värmekraftverk.
Aynı zamanda bilgisayar oyunları da üretmektedir.Det underlättade även för datorspelen.
Arnavut ailelerin geleneksel şarap ve rakı üretmek için kendi bahçelerinde üzüm yetiştirdiği bilinmektedir.Klings menar att de vinnlägger sig om att använda lokala och traditionella råvaror i sina glassar.
Şirket başka firmaların ürettiği silahlara da özel tasarım kundaklar üretmektedir.Flera andra företag har tillverkat tusentals pistoler med samma design.
Alternatif akım üretmek için kullanılır.Alternativt kan lift användas.
Ticari uçakların yanı sıra askeri uçaklar da üretmektedir.De har endast tillverkat militära flygplan.
Japon üretici Mitsubishi'nin üretmekte olduğu bir araç.Mitsubishi Lancer är en bil ifrån japanska biltillverkaren Mitsubishi.
Baraj yıllık 3 hm³'lük su üretmektedir.Detta år är det årliga utsädet 3 tunnor.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Організм людської істоти виробляє новий комплекс органів у відповідь на таку потребу.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Картьє завжди шукав нові ідеї.
Benelli günümüzde Benelli M4 Super 90'ı üretmektedir.Під час набігу на поліцейську дільницю має дробовик Benelli M4 Super 90.
Firma tarım araçlarıda üretmektedir.Тому вирішують зайнятися виробництвом автомобілів.
Pek çok marka bu modelin benzerlerini üretmekte.Деякі колекціонери колекціонують такі моделі.
Her iki durumda da amaç azot oksitleri yerine azot gazı üretmektir.В обох випадках мета полягає в тому, щоб виробляти газ азот, а не оксиди азоту.
1919 yılında kurulmuş olup lüks araçlar ve uçak motorları üretmekteydi.По сухому і гладкому дну в 1926 їздили автомобілі.
Şirket ayrıca profesyonel kullanım için cihazlar da üretmektedir.Також компанія виробляє обладнання для ветеринарії.
Thomas Anderson, bir şirkette maaş karşılığı diğer taraftan ise hacker olarak çeşitli programlar üretmektedir.Вдень програміст Томас Андерсон працює у великій компанії, вночі ж він веде життя хакера на прізвисько Нео.
Elektrik üretmek amacıyla kurulmuştur.Застосовується для влаштування газонів.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.Також були задіяні інші локації та часові проміжки.
Çekli bira üreticileri açık, kızılımsı ya da koyu tonlarda märzen bira üretmektedirler.Радлери можуть вироблятися як зі світлих, так й з темних сортів пива.
Teknolojideki ilerlemelerle sürekli pamuk üretmek mümkün oldu.S postupem technologií bylo možné zpracovávat bavlnu neustále.
Büyük Helsinki bölgesi, Finlandiya GSYİH'inin yaklaşık üçte birini üretmektedir.Oblast Velké Helsinky vytváří kolem třetiny finského HDP.
Tüm Güney Kore'nin sadece %6'lık bir alanını kapsamasına rağmen ülkenin GSYİH'ının %21'ini üretmektedir.Ačkoliv Soul zabírá jen 0,6 procenta Jižní Koreje, sám vytváří 21% HDP země.
Balbus ve Hawley (1991) açısal momentum naklini üretmek için manyetik alan içeren bir mekanizma ileri sürdü.V roce 1991 Balbus a Hawley navrhli mechanismus přenosu momentu hybnosti zahrnující magnetická pole.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Společnost vyrobila díly pro nejrychlejší bateriově - poháněné rádiem řízené auto.
Ticari uçakların yanı sıra askeri uçaklar da üretmektedir.Kromě civilního provozu navíc slouží i vojenským letadlům.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod