Onlar ucuzlukta mı?Zijn ze in de aanbieding?
1850'li yıllarda gerçekleşen vergi reformları, ucuz gazetlerin daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlamıştır.Reformy podatkowe z 1850 roku pozwoliły na wydawanie wielu tanich gazet o dość dużym nakładzie.
Ucuzluğa yol açar.Powoduje pocenie się.
Ucuz olmalıdır.Jest niedrogi.
Bunlardan en ucuz kayıt şekli miniDV dir.Jest to najtańszy rodzaj papieru.
Ucuz makyaj malzemelerini sevmiyor.Nie lubi makijażu.
Progressive rock'ı kendi öz temasını ucuzlatmadan daha dinlenebilir bir şekilde yaptığımızı düşünüyorum."Myślę, że tworzymy progresywny rock bardziej przystępnym do słuchania bez zaniżania jego progresywności.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Nie są one więc najbardziej ogólnym sposobem tworzenia funkcji.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.W międzyczasie dyskutowane było, co się stanie jeśli śluza utraci szczelność.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Tańsze, sporządzane maszynowo tkaniny mogą zaś zastąpić tradycyjny, barwiony ręcznie jedwab.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Umożliwia szczegółową kontrolę dokonanych transakcji.
Üretimi de çok ucuzdu.Są też tańsze w produkcji.
Bu kullanımın ikinci bir nedeni de o dönemlerde şenliklerde içilen standart biralardan daha ucuz olmasıdır.Co ważniejsze, podręcznik do niej sprzedawany był bardzo tanio jak na owe czasy.
Doğal gazı en verimli ve en ucuz taşıma yöntemi boru hattı kullanımıdır.Bezpośrednie spalanie gazu jest najprostszą i najtańszą metodą jego wykorzystania.
Georgi Şpagin tarafından tasarlanan silah, PPD-40'a göre daha kısa sürede ve daha ucuza üretilebiliyordu.Nowa konstrukcja miała być łatwiejsza i tańsza w produkcji niż PPD-40.
Şehirde çok sayı ucuz pansiyon ve küçük otel açıldı.W mieście funkcjonuje znaczna liczba pensjonatów oraz hoteli.
Ancak ondan daha ucuzdu.Na dodatek był tańszy.
Yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha ucuz temin edilebilir ve eğitimi daha kolaydır.Szacowano, że latarnia morska byłaby tańsza niż statek i pomysł szybko zaakceptowano.
Bu kitabı daha ucuza aldım.Kupiłem tę książkę taniej.
Frame Relay, Leased Line'a göre daha ucuzdur.Frame Relay kallas också Virtual Leased Line.
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.Även om förbudet hävts så tillverkas billig Soju på detta sätt fortfarande.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Det är inte den lättaste scenen att göra.
Bir alçak Dünya yörüngesi, yapay uydu konumlandırmak için en basit ve en ucuzudur.En låg omloppsbana är enklast och billigast för placering av satelliter.
Böylece kullanıcılara ucuz uçak bileti alma imkanı sunuyor.Detta gör det möjligt för flygbolaget att erbjuda lägre biljettpriser till passagerarna.
Daha ucuza malolur.Billigare inköp.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Både nya och gamla vagnar är i trafik.
Pazarlarda fiyatlar marketlere oranla %30-40 daha ucuzdur.I koncernen finns även Stadium Outlet-butiker, som säljer sportutrustning med 40-70% lägre pris.
Sovyet tanksavar birlikleri daha ucuz 45 mm lik tanksavar topları ile donatıldı.Dagens svenska korvetter är utrustade med en 57 mm allmålspjäs.
PCR kolayca işlenir ve ucuzdur.Discgolf är både lättillgängligt och billigt att utöva.
PCR kolayca işlenir ve ucuzdur.PCR легко обробляється і недорогий.
En kolay ve ucuz kurulum TP-Link Wi-Fi yönlendiriciler ve USB flash bellekler kullanılarak yapılabilir.Найдоцільніше складати пристрій з TP-Link Wi-Fi роутеру та USB флеш-накопичувача.
Denizden yapılan nakliyat karadakinden 60 kez daha ucuzdu.Морські перевезення були приблизно в 60 разів дешевші за наземні, тому їхні обсяги були значно більшими.
Üretimi de çok ucuzdu.Він також не був і дешевим.
Ucuza ürünler satar.Мережа відома продажем дешевих товарів.
Ucuz iş gücü.«У нас є дешева робоча сила.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Проте був порівняно дешевим.
Ancak imalat aşamasında iki zamanlı motor daha ucuzdur.Ранне буде пропонуватися щонайменше двома варіантами двигунів.
Daha ucuza malolur.Дешевше було робити розсіл.
Dişi geyik bir batında bir ya da iki yavru doğurur, üçüzlere çok az rastlanabilir.Сучасний дитячий ханбок складається з двох або трьох частин, його легко одягати.
Bu kamera ucuz.Цей фотоапарат дешевий.
Daha ucuz bir odanız var mı?У вас є дешевший номер?
Her şey çok ucuz.Все дуже дешеве.
Bu çok ucuz.Це дуже дешево.
Havuçlar ucuz!Морква дешева!
Bu fiziksel nesneler çoğu zaman gerçek nesneler veya sistemden daha küçük veya ucuz olduğu için seçilir.Tyto fyzické objekty jsou často vybírány, protože jsou menší a levnější, než skutečný objekt nebo systém.
Daha ucuza malolur.Je levnější.
Yapı malzeme ucuzluğu.Lehké stavební látky.
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.Přestože prohibice byla poté zrušena, levné druhy sodžu se nadále vyrábějí tímto způsobem.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Levnější a strojově vyráběné látky mohou být náhradou za tradiční, ručně barvené hedvábí.
Üretimi de çok ucuzdu.Navíc výroba byla méně nákladná.
Maliyeti düşürmek için roketin ucuz malzemelerden yapılmasını düşünüyordu.Pro snížení nákladů byly použity prvky již existujících raket.
Yatırımdır: Uzun dönemde bir işi hatasız yapmak sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.Neboť (jak bylo řečeno): je lepší vykonat dobrý skutek než hodně promíjet.
Ucuza ürünler satar.Jde o levné materiály .
Sentetik olarak yapılanları ucuza maledilebilmektedir.Snímky byl totiž schopen vyrobit nesmírně levně.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Este popular deoarece este sigur, acționează bine și nu costă mulți bani.
Amacı, halka ucuz eğlence sağlamaktı.Pentru ei, aceasta este o formă ieftină de divertisment.
Bir kere kalan RS-25D’ler kullanıldığında, daha ucuz ve harcanabilir olanıyla değiştirilirler.VC-25A sunt de așteptat să fie înlocuite, deoarece au devenit mai puțin rentabil să funcționeze.
En ucuzu ve en kolayı hazır almaktır.Cuprul este cel mai ieftin și cel mai folosit.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Procesul de fabricație este simplu și ieftin.
8 Ocak - Yoksullara ucuz ekmek verilmesi kararnamesi yayınlandı.8 ianuarie: Sunt instituite rațiile de alimente în Marea Britanie.