Bir SuperDrive'ı içeren daha pahalı 1 GHz modeli de daha ucuza getirildi.Un modelo más costoso de 1 GHz que incluía el Apple SuperDrive fue bajado de precio.
Savaş sonrasında bazı ülkeler ucuz ve mekanik olarak güvenilir olan Stuart tankını kullandı.Tras la guerra, algunos países equiparon a sus ejércitos con los baratos y fiables Stuart.
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.Aunque la prohibición ha terminado, el soju barato sigue haciéndose de esa manera.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.Jacobi desacreditó los ayudantes de escucha pequeños y baratos como aplicación de su patente.
Daha ucuza malolur.Es más barato.
Ucuz iş gücü.Bajo costo de mano de obra.
Brezilya sahillerinde ucuz ve popüler bir aparatiftir.Suele considerarse como un aperitivo muy barato y popular en algunas playas de Brasil.
Üretimi de çok ucuzdu.También era barato de fabricar.
Pazarlarda fiyatlar marketlere oranla %30-40 daha ucuzdur.Las mercancías están distribuidas como en las tiendas de los adultos, pero los precios son un 30-40% inferior.
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.Algunos dicen que nuestras mujeres son fáciles, pero nosotros las tratamos como a nuestras madres ("mamas").
Üçüz olarak doğan bu kardeşlerden (Barbara) ise henüz dizide görünmemiştir.Sin descendencia, le sucederá su hermano: 3.
Seyrüsefer sistemi olarak en ucuz sistemler radarlı ve barometrik irtifaölçer .De su superficie sobresalían sensores de rádar y barométricos.
Ucuza ürünler satar.Venta de productos artesanales.
Göz boyacılığını, jonglörlüğü, ucuzu erişilemeyene tercih etti.Quizás se quiso significar apertura floral o antesis en lugar de cuajado.
Petrol ise ülkede çok ucuz fiyatlara satılmaktadır.De esta forma se proporcionaba pescado a los mercados a unos precios relativamente bajos.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.No es conveniente escoger el sistema más barato que encuentre.
Fakat ucuz üretim teknikleri üretim sorunlarıyla sonuçlandı.Sin embargo, esa historia se abandonó por problemas de producción.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Su paga era muy baja.
En ucuz et çeşidi yine de domuzdu.El ganado más abundante es el caprino.
Ancak hayatın sürdürülmesi için gereken zorunlu ihtiyaçlar da son derece ucuzdur.Lo que tomamos prestado para mantener nuestras vidas es simplemente polvo.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.La vacunación es una forma barata y eficaz para la prevención de las infecciones causadas por los virus.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.Es mezquina, rencorosa y muchas veces enemiga de los protagonistas.
Kolay bulunur ve ucuzdur.Es sencilla y barata.
Petrol artık ucuz bir yakıt değil.La benzina non è più un combustibile economico.
Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu.A loro volta le esigenze fondamentali della popolazione erano soddisfatte a basso costo da parte dello Stato.
En ucuz et çeşidi yine de domuzdu.La carne meno costosa era quella di maiale.
De Bono'nun öngördüğü işgal ucuz, kolay, güvenli ve yavaş olacaktı.L'invasione progettata da De Bono era stata prevista come a basso costo, facile e sicura, ma molto lenta.
Ucuz hava yolları seferleri için Milano'ya yolcu taşımaktadır.Non manca comunque il pendolarismo verso Milano.
Ucuz ve daha yıkıcı silahların yapımına imkan tanıyacak.Plausibilmente potrebbe consentire armi convenzionali più a buon mercato e più distruttive.
Ancak maliyeti çok daha ucuzdu ve üretimi çok daha kolaydı.Il prezzo fu quindi sensibilmente più alto e la produzione fu pertanto molto più ridotta.
Buna bağlı olarak da kiralar ucuzdur.Queste, d'altra parte, hanno il pregio di essere di basso costo.
Fetih savaşlarının sona ermesiyle birlikte bol sayıda ucuz köle kaynakları da azalır.La fine del commercio di schiavi ebbe numerose conseguenze.
Final için en ucuz bilet 1000 ruble, en pahalısı ise 30 bin ruble olmuştur.Visite guidate in inglese sono più costosi, a partire da 4000 rubli.
Bizim yemeğimiz ucuz.Наша еда дешёвая.
Bu ucuz görünüyor.Это выглядит дёшево.
Bu kitabı daha ucuza aldım.Я купил эту книгу дешевле.
Bu ikisinden daha ucuz olanıdır.Это самый дешёвый из двух.
Bu, şehirde en ucuz mağazadır.Это самый дешёвый магазинчик в городе.
Laminant, parkeden daha ucuzdur.Ламинат дешевле, чем паркет!
Bu araba o kadar ucuzdu ki onu satın alabildi.Эта машина была настолько дешёвой, что он мог её купить.
Geceyi ucuz bir otelde geçirdik.Мы провели ночь в дешёвой гостинице.
Bu ucuz değil.Это недешево.
Ucuz atlattık.Мы легко отделались.
Tom bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.Том купил бутылку дешёвого красного вина.
Bu çok ucuz.Это очень дешево.
Biletini ne kadar erken alırsan, ücret o kadar ucuz olur.Чем раньше ты купишь билет, тем он будет дешевле.
Üçüzlerim olacak.У меня будет тройня.
Bu telefon oldukça ucuz.Этот телефон довольно дешёвый.
Paçayı ucuz kurtardı.Она легко отделалась.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Это не самый дешёвый способ что-то построить.
PCR kolayca işlenir ve ucuzdur.PCR легко обрабатывается и недорогой.
Nokia 1202, piyasaya çıkdığı anda Nokia tarihinin en ucuz telefonu oldu.Nokia 1202 стал на момент выхода самым дешевым мобильником в истории компании Nokia.
Çiftin Ocak 2017'de üçüzleri dünyaya geldi.В январе 2017 года у пары родилась тройня.
Asıl neden ise filmi mümkün olduğunca ucuza mal etmek istemesiydi.Студия оказывала на нас такое давление, потому что хотела получить фильм как можно дешевле.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.Вакцинация представляет собой дешёвый и эффективный способ предотвращения вирусных инфекций.
Kullanışlı ve ucuzdur.Практическая и дешевая.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Овальные карабины самые простые и дешёвые.
Yemek bölge genelinde ucuzdur.Местные продукты дешевы.
Ucuz ve kalifiye işgücü bulmanın kolaylığı.Привлекательным моментом является наличие квалифицированной и недорогой рабочей силы.
Ucuza ürünler satar.Пожалуйста, продай дешевле!