Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Preto nazvali meno toho miesta Kibrót-hattaavé, lebo tam pochovali ľud, tých, ktorí si žiadali.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Protož nazváno jest jméno místa toho Kibrot Hattáve; nebo tu pochovali lid, kterýž žádal masa.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Y llamó el nombre de aquel lugar Quibrot-hataavah, porque allí sepultaron al pueblo glotón
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Και εκαλεσε το ονομα του τοπου εκεινου Κιβρωθ-αττααβα, διοτι εκει εταφη ο λαος ο επιθυμητης.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.И нарекли имя месту сему: Киброт-Гаттаава, ибо там похоронили прихотливый народ.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.И нарекоха това място Киврот-атаава*, защото там бяха погребани лакомите люде.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.ויקרא את שם המקום ההוא קברות התאוה כי שם קברו את העם המתאוים׃
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.فدعي اسم ذلك الموضع قبروت هتّأوة لانهم هناك دفنوا القوم الذين اشتهوا.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.那 地 方 便 叫 作 基 博 羅 哈 他 瓦 〔 就 是 貪 欲 之 人 的 墳 墓 〕 、 因 為 他 們 在 那 裡 葬 埋 那 起 貪 慾 之 心 的 人
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.那 地方 便 叫作 基 博羅 哈 他 瓦 〔 就 是 貪欲 之 人 的 墳墓 〕 、 因為 他 們在 那 裡葬 埋 那 起 貪慾 之 心 的 人
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Acestea par să fie aspirații umane naturale.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Ces aspirations semblent être naturelles pour les humains.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Das sind anscheinend natürliche, menschliche Bestrebungen.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Dessa verkar vara naturliga mänskliga strävanden.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Det lader til at være naturlige menneskelige aspirationer.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Dit lijken natuurlijke menselijke aspiraties te zijn.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Estas parecen ser aspiraciones humanas naturales.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Ezek természetes emberi törékvéseknek tűnnek.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Ini tampaknya adalah aspirasi manusia yang alami.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.인간의 자연스러운 소망들이죠.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Những điều này dường như là khát khao tự nhiên của con người.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Parecem ser aspirações humanas naturais.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Sembra che siano aspirazioni umane naturali.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.To naturalne ludzkie aspiracje.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.To všetko sú prirodzené ľudské túžby.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Zdá se, že toto jsou přirozené lidské touhy.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Αυτά αντιπροσωπεύουν φυσικές ανθρώπινες φιλοδοξίες.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Вот естественные желания людей.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.Това са нормални човешки стремежи.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.מסתבר שאלה שאיפות אנושיות טבעיות.
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.وهذه الامور هي المطالب البشرية
Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.ではなぜ統計学者はこれらを計測しないのでしょう?
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.A te rzeczy stały się nam za wzór na to, abyśmy złych rzeczy nie pożądali, jako i oni pożądali
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.A to všetko sa nám stalo výstražným príkladom nato, aby sme neboli žiadostiví zlého, jako aj oni žiadali.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Die gebeurtenissen zijn een les voor ons; wij moeten niet naar slechte dingen verlangen zoals zij.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Ezek pedig példáink lõnek, hogy mi ne kívánjunk gonosz dolgokat, a miképen azok kívántak.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.그런 일은 우리의 거울이 되어 우리로 하여금 저희가 악을 즐겨한 것 같이 즐겨하는 자가 되지 않게 하려 함이니
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Ora ciò avvenne come esempio per noi, perché non desiderassimo cose cattive, come essi le desiderarono
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Tämä tapahtui varoittavaksi esimerkiksi meille, että me emme pahaa himoitsisi, niinkuin he himoitsivat.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.To pa so postali zgledi za nas, da bi ne želeli hudega, kakor so tudi oni poželeli.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Ty pak věci za příklad nám býti mají k tomu, abychom nebyli žádostivi zlého, jako i oni žádali.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Ταυτα δε εγειναν παραδειγματα ημων, δια να μη ημεθα ημεις επιθυμηται κακων, καθως και εκεινοι επεθυμησαν.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.А это были образы для нас, чтобы мы не были похотливы на злое, как они были похотливы.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Затова, въблюбени мои, бягайте от идолопоклонството.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.Се ж стало ся нам прикладом, щоб не бажали лихого, яко ж і вони бажали.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.וכל זאת היתה לנו למופת לבלתי התאות לרעה כאשר התאוו גם המה׃
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.وهذه الامور حدثت مثالا لنا حتى لا نكون نحن مشتهين شرورا كما اشتهى اولئك.
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.這 些 事 都 是 我 們 的 鑑 戒 、 叫 我 們 不 要 貪 戀 惡 事 、 像 他 們 那 樣 貪 戀 的
Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders olsun diye oldu.這些 事 都 是 我 們的鑑戒 、 叫我 們 不 要 貪戀 惡事 、 像 他 們那樣貪戀的
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.Dat is iets wat ze verschrikkelijk misten.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.그것이야 말로 이 아이들에게 부족한 것입니다.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.l'amore e il rispetto verso sé stessi, qualcosa che manca loro terribilmente.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.l'amour et le respect de soi, qui est une chose qui leur manque terriblement.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.les hace mucha falta.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.Liebe und Respekt für sich selbst, was etwas war, das ihnen sehr fehlte.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.Odată cu puştii,
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.שהוא דבר שהיה ממש חסר להם.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.والذي هو أمرٌ يفتقدونه جميعاً
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.一番欠けていたものです 少年達だけではなく
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Acesta este un grafic aspirațional.