Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.C'est un graphique de grandes aspirations.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Das hier ist eine Grafik mit einem angestrebten Ziel.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Đây là phần biểu đồ được mong đợi.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Detta är en aspirationsgraf.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Dette er en aspirationsgraf.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Deze grafiek drukt een streven uit.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Este es un gráfico aspiracional.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Ez egy törekvési grafikon.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Ini adalah grafik yang aspiratif.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.누구나 꿈꾸는 그래프이죠
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Questo è un grafico a cui aspirare.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Toto je aspiračný graf.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Toto je graf aspirací.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.To wykres aspiracji.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Αυτό είναι ένα γράφημα προσδοκιών.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Това е желателната графика.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.Этот график отражает цель наших стремлений.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.זהו גרף השאיפה.
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.انها الدولة الطموحة في هذا المخطط البياني
Bu, ozlemlerimizi dile getiren bir grafik.左上では地球を犠牲にせず良い暮しが行われています
Bütün çocuklar bir annenin özlemini çeker.Tous les enfants voulaient tellement avoir une maman.
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Oj, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Ó, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va aduce apă de băut din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va da să beau apă din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David eut un désir, et il dit: Qui me fera boire de l`eau de la citerne qui est à la porte de Bethléhem?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ao_ước rằng : Chớ_chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ao ước rằng: Chớ chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ước_ao rằng : Than_ôi ! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ước ao rằng: Than ôi! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, com saudade, exclamou: Quem me dera beber da água da cisterna que está junto a porta de Belém!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, ofegante, exclamou: Quem me dera beber da água do poço de Belém, que está junto � porta!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.In Davida je obšla želja in je rekel: O da bi mi kdo dal piti vode iz studenca v Betlehemu, ki je pri vratih!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.In Davida je obšla želja in je rekel: O, da bi mi kdo dal piti vode iz studenca v Betlehemu, ki je pri vratih!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.다윗이 사모하여 가로되 베들레헴 성문 곁 우물 물을 누가 나로 마시게 할꼬 하매
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Pohnul se pak David žádostí, a řekl: Ó by mi někdo dal píti vody z čisterny Betlémské, kteráž jest u brány.
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Pragnęł tedy Dawid: Oby mi się kto dał napić wody z studni Betlehemskiej, która jest u bramy!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Så vågnede Lysten hos David, og han sagde: "Hvem skaffer mig en Drik Vand fra Cisternen ved Betlehems Port?"
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Tedy pragnął Dawid, i rzekł: O by mi się kto dał napić wody z studni Betlehemskiej, która jest u bramy!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.vána Dávid [vizet,] és monda: Óh, ki adhatna nékem innom a Bethlehem kapuja elõtt való forrásnak vizébõl!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Zechtělo se pak Davidovi vody, a řekl: Ó by mi někdo dal píti vody z čisterny Betlémské, kteráž jest u brány!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.и Давид пожелавайки рече: Кой би ми дал да пия вода от витлеемския кладенец, който е при портата;
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.и Давид пожелавайки рече: Кой би ми дал да пия вода от витлеемския кладенец, който е при портата?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.И захотел Давид пить, и сказал: кто напоит меня водою из колодезя Вифлеемского, что у ворот?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.И сильно захотелось пить Давиду, и он сказал:кто напоит меня водою из колодезя Вифлеемского, что у ворот?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.ויתאו דויד ויאמר מי ישקני מים מבור בית לחם אשר בשער׃
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.ויתאוה דוד ויאמר מי ישקני מים מבאר בית לחם אשר בשער׃
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.فتأوه داود وقال من يسقيني ماء من بئر بيت لحم التي عند الباب.
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.فتأوّه داود وقال من يسقيني ماء من بئر بيت لحم التي عند الباب.
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.大 衛 渴 想 、 說 、 甚 願 有 人 將 伯 利 恆 城 門 旁 、 井 裡 的 水 打 來 給 我 喝
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.大 衛 渴 想 、 說 、 甚 願 有 人 將 伯 利 恆 城 門 旁 井 裡 的 水 打 來 給 我 喝
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.大衛 渴想 、 說 、 甚 願 有 人 將伯利恆 城門 旁 、 井裡 的 水 打 來給 我 喝
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.大衛 渴想 、 說 、 甚 願 有 人 將伯利恆 城門 旁 井裡 的 水 打 來給 我 喝
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice a spus, dar a fost cumplit nedumerit de lucru întreg, şi dorea să schimbe subiect.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice azt mondta, de rettenetesen zavarba az egész dolog, és szerette volna megváltoztatni a témáról.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice berkata; tapi sangat bingung dengan semuanya, dan ingin mengubah subjek.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice dijo, pero se sorprendió terriblemente por todo el asunto, y deseaba cambiar la materia.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice disse, mas foi terrivelmente intrigado com a coisa toda, e ansiava por mudar o tema.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice dit, mais était terriblement intriguée par le tout, et aspirait à changer le sujet.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice je dejal, vendar je bilo grozljivo uganka celotno stvar, in želel spremeniti predmet.