Ana içeriğe geç
Sözlük

özlem ile cümle

özlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Но проблемът е, че когато напуснах дома и отидох в колеж, започнаха да ми липсват командите му.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Проблема в том, что когда я покинула дом и поступила в колледж, я начала скучать по его командам.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.אבל הבעיה היא, שכשעזבתי את הבית והלכתי למכללה, התחלתי להתגעגע לפקודות שלו.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.لكن المشكل أنه، حين خرجت من البيت وذهبت للجامعة، بدأت أفتقد أوامره.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.彼の指令が恋しくなりました だから金のタイプライターを作り
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Aber was sie üblicherweise beschäftigte, umfasste eben auch das Verlangen zu wissen.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ale to, čím se obyčejně zabývali, taky zahrnovalo touhu vědět.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ale to, čo ich normálne zaujíma, tiež zahŕňa túžbu vedieť.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Însă ceea ce îi preocupa în mod normal implica şi dorinţa de a şti.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.하지만 그들이 보통 때 하던 일 자체가 종종 지식을 추구하는 것이기도 했어요.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Lecz co zwykle absorbuje ich jest także żądzą poznania.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ma anche quello che facevano di solito li spingeva a cercare di sapere.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Maar ook hun alledaagse beslommeringen zetten aan tot zoeken naar meer inzicht.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Mais ce qui les préoccupait normalement leur donnait aussi envie d'en savoir plus
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Men det, der normalt optog dem, indebar også en længsel efter viden.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Nhưng những bận rộn bình thường cũng liên quan tới những khao khát được biết
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Pero lo que normalmente les preocupaba también involucraba un deseo por saber.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Αλλά ό,τι τους απασχολούσε συνήθως περιείχε επίσης τη θέληση για γνώση.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Но онова, което обикновено ги занимавало, също включвало копнеж към познание.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Но то, что обычно занимало их мысли, тоже было основано на желании знать.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.אבל מה שבד"כ העסיק אותם כלל גם כמיהה לדעת.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.ولكن ماهو الشيء الذي عادة ما يشغلهم والذي يتضمن أيضاً السعي للمعرفة.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.知りたいという欲求も含まれていたのです。 彼らは知りたかったのです --
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Dar, mai important, vorbea despre o năzuință mai adâncă, ceva mult mai sofisticat decât magia vânătorii.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.하지만 더 중요한 것은, 이것이 사냥의 성공을 위한 기원보다 훨씬 더 심오한 무언가에 대한 깊은 갈망을 나타내고 있다는 점입니다.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Maar belangrijker: er sprak een dieper verlangen uit, iets veel verfijnders dan de magie van het jagen.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Ma soprattutto, parla dell'anelito più profondo, qualcosa di molto più sofisticato della magia della caccia.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Viel wichtiger ist: sie zeigen ein tieferes Sehnen, etwas weitaus Differenzierteres als die Magie der Jagd.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.А главное, это искусство говорит о глубокой тоске, о чём-то более тонком, чем охотничья магия.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Но по-важното е, че то говори за по-дълбок копнеж, нещо много по-сложно от ловна магия.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.אבל חשוב יותר, היא הביעה כמיהה עמוקה יותר, למשהו מתוחכם הרבה יותר מאשר הקסם שבציד.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.لكن الأهم، أنه تكلم عن شوق أعمق عن شيء أكثر تعقيداً من السحر
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.狩猟の儀式を遥かに超えた 知的な願望です それをクレイトンは次の様に表現しました
- Baba... - Özlemiţim be caným..Jove boarding here
Ben seni gerçekten özlemiţim kardeţim.Η μαμά μου σας στέλνει τα χαιρετίσματα της!
Ben seni gerçekten özlemiţim kardeţim.Целувки.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Aku sangat merindukan masa-masa mudaku.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Ich vermisse diese jugendlichen Tage.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Ik mis die jeugdige dagen vreselijk.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Jag saknar totalt dom ungdomliga dagarna.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Ma jeunesse me manque tellement.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Mẹ rất nhớ những ngày tươi trẻ ấy.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Mi-e asa dor de zilele tineretii...
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Mi mancano tanto quei giorni.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım. Okulun önündeki Dduk Bok Gi'de randevum vardı. Omo!Но това на страна, храни ли се редовно сега като живее сам.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Μου λείπουν εντελώς αυτές οι νεανικές ημέρες.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.Я очень скучаю по этим дням молодости.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.أنا حقا افتقد تلك الأيام
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.学校の前のトッポッキ店で 合コンしたんだけど
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Daher heißt diese Stätte Lustgräber, darum daß man daselbst begrub das lüsterne Volk.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.És elnevezék azt a helyet Kibrot-thaavának: mert ott temeték el a mohó népet.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.I nazwane jest imię miejsca onego Kibrot Hataawa; albowiem tam pogrzebli lud, który pożądał mięsa.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.그곳 이름을 기브롯 핫다아와라 칭하였으니 탐욕을 낸 백성을 거기 장사함이었더라
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Maka tempat itu dinamakan "Kuburan Kerakusan", karena di situ dikuburkan orang-orang yang mati karena rakus
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Người ta đặt tên chỗ đó là Kíp-rốt Ha-tha-va; vì tại đó người ta chôn dân sự sanh lòng tham muốn.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Người_ta đặt tên chỗ đó là Kíp-rốt Ha-tha-va ; vì tại đó người_ta chôn dân_sự sanh lòng tham muốn .
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Och detta ställe fick namnet Kibrot-Hattaava, ty där begrov man dem av folket, som hade gripits av lystnad.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Og man kaldte Stedet Kibrot Hattåva, thi der blev de lystne Folk jordet.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.On donna à ce lieu le nom de Kibroth Hattaava, parce qu`on y enterra le peuple que la convoitise avait saisi.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Pelo que se chamou aquele lugar Quibrote-Hataavá, porquanto ali enterraram o povo que tivera o desejo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod