Alice'i çok özlemiştir.Vi kommer att sakna honom oerhört.
Runo'yu çok özlemiştir .Volvon saknar givetvis ratt.
Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir.Також вважається кольором смутку та скорботи.
Alice'i çok özlemiştir.Еліс дуже переживала через це.
Özlem Tekin)Дякую за увагу. )
3)Kendini Sınayan Özlem.3) успішно скласти іспит.
Hiç Özlemedin mi?Невже ти не відчуваєш?
Ancak Peter ailesini özlemektedir.Без Петра лишились батьки та сестра.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Засуджений на 25 років таборів.
Doğan Özlem (çev.).За́хідні Бески́ди (чеськ.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Людина простих життєвих радостей.
Erol Büyükburç'un 1,5 yıl evli kaldığı Gönül Demirkol'dan da Özlem adında bir kızı var.У Ерола Бююкбурча є дочка на ім'я Езлем від Ґенюл Демірколь, з якою вони були одружені 1,5 року.
Hiç Özlemedin mi?Pořád se vám stýská?.
Kösem Sultan, Özlem Ersönmez tarafından canlandırıldı.Můj sultáne, prosím ukonči mou bolest.
Ayrıca yaşadığı yeri de özlemeye başladı.Navíc se mu začíná stýskat po domově.
Fakat daha sonra diziden ayrıldı, ayrılma sebebi ise evini özlemiş olmasıydı.Ale brzy byl kontrakt zrušen, protože se obával, že se mu bude stýskat po domově.
Bahadır, Yalçın'ı özlemektedir.Zvláštností je, že mu chybí kostrční žláza.
Dizi 5 kızın hayata karşı mücadelelerini ve anne baba özlemlerini anlatmaktadır.Hudbu jsme jim nenutili, říká máma 5 dětí.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Na toto uznání čekal dlouhých 25 let.
Mutluluk, tüm özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumudur.Fericirea ar trebui să fie ceva care le cuprinde pe toate în mod nedespărțit.
Ancak yaşlandıkça vatanını özlemektedir.La bătrânețe, și-a pierdut vederea.
"Şampiyon Özlem" olarak anılmaya başlandı.În această perioada și-a căpătat supranumele „Campionul”.
Ayrıca yaşadığı yeri de özlemeye başladı.Când a ajuns acolo, a și început să îi fie dor de casă.
Eşini özlemekte fakat eşi kendisini ziyaret etmemektedir.Hazaviszi, ám felesége ezt nem nézi jó szemmel.
Özlemle sarılırlar.Hozzád kötve.
Hiç Özlemedin mi?Pont itt hiányzott róla?
Yaşlıların hatıralarında eskiye duyulan özlem sık sık dile getirilir.A családok sokszor szégyenérzettel fogadják a kapott támogatást.
Özlem Piltanoğlu ile de boşanmıştır.Elvált, egyedül neveli fiát.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Két év alatt 45 bajnoki mérkőzésen szerepelt a csapatban.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Tämä oli seuran ensimmäinen mestaruus 25 vuoteen.
Özlem Denizmen, 2011 senesinde Dünya Ekonomik Forumu tarafından Genç Küresel Liderler listesine seçilmiştir.Castro valittiin maaliskuussa 2010 maailman talousfoorumin globaalien nuorten johtajien listalle.
Nostalji geçmişteki mutlu bir ana duyulan özlemdir.Nostalgiaan liittyy usein menneen aikakauden ihannointia.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Onnellisuutta tukee myös tyytyväisyys elämään.
Hemen ulaşılabilir olmak, insanlara özlemeyi unutturdu belki de.Itse on voitu menettää, jolloin ihmisestä on tullut itsetön.
Marge, Maggie'yi özlemeye başlar fakat bölümün sonunda Maggie, annesine tekrar ihtiyaç duyar.Marge begynder at savne Maggie, men i slutningen af afsnittet, begynder Maggie at have behov for hende igen.
"Özlem Özdil Resmi WEB Sayfası".Officiel hjemmeside Om os, Monstrum.
Uzun zamandır hayalini kurduğu özlemini gerçekleştirir.Han tænkte længe over, hvad drømmen mon skulle betyde.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Er prisen for lykken et liv i ensomhed?
Özlem...Düne, Bugüne, Yarına, 1995 yapımı Türk sinema filmi.I går og i morgen, dansk film.
İnsanların ezilmeyeceği, sömürülmeyeceği bir dünyanın özlemiyle yaşadım."Det søkende menneske på evig flukt i en verden som ikke gir ham ro»
"Şeffaf yönetim özlemi".«Nesodden Befalsforening».
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Trøndelag Teater gjennom 25 år.
Alice'i çok özlemiştir.Ariel sangat sedih.
Ama dışarıda bulunan her köylümüzün köye ait özlemi mutlaka vardır.Sarana Ibadah tiap-tiap Masjid di wilayah Desa juga tak ketinggalan mendapatkan bagian.
Özlem, Türkçede sıklıkla kullanılan bir kadın adıdır.Nama Putri adalah nama perempuan yang banyak digunakan di Indonesia.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Ông ở ngôi được 25 năm.
Ancak anavatanına özlem duydu ve 1936 yılında Sovyet Elçiliği'ni dekore ettikten sonra Sovyet Rusya'ya döner.しかしながら故郷への憧れはつのる一方で、1936年にソ連大使館の模様替えを終えると、ソヴェト・ロシアに帰国した。
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.存在した25年間で優勝を逃すことは無かった。
Deniz gezisinin sonuna doğru Markham'ın özlemleri anlaşılan o deniz harp mesleğinden itibaren değişmiş.この航海の終わり近く、マーカムの将来に対する大志は、伝統的な海軍の経歴を積むことから明らかに変わっていた。
Hiç Özlemedin mi?してなかったの?
Özlem: AP Gençlik Kolları üyesi güzel genç kadın.文武両道の心優しい美少女。
Alice'i çok özlemiştir.エイミーからも大変懐かれている。
Özlem Şeker ile evlidir.尾津乃つばめ サクラと結婚している。
Eşini özlemekte fakat eşi kendisini ziyaret etmemektedir.妻帯者だが妻は未登場。
"Ayfer Tunç: 70'li Yıllarda Hayatımız/Özgürlüğü özlemek".『わたしは、なぜタダで70日間世界一周できたのか?
Fakat zamanla Doğu Almanlar'ın bir kısmı, eski hayatlarındaki bazı figürlere özlem duymaya başladı.然而随着时间的推移,一些东德人开始怀念他们在东德生活中的某些方面。
Alice'i çok özlemiştir.我们会非常想念她。
Runo'yu çok özlemiştir .對羅納度相當不滿。
Geçmiş güzel günleri özlemekte ve kendisi ile yüzleşmektedir.於最終話敗給小也與其和好。
Destan Gibi'deki ana tema İstanbul özlemidir.雍介然抑之,为附瑾者所忌,出为南宁太守。