3)Kendini Sınayan Özlem.Eine Einführung zum Selbststudium.
İlk kez Sabah Şekerleri programında sunucu olarak, Özlem Yıldız'ın partneri olarak kamera karşısına geçti.In der Spätphase des Ersten Weltkriegs trat die Künstlerin an der Seite ihres Mannes erstmals vor die Kamera.
Doğan Özlem (çev.).Der Kegelweg (tschech.
Ormandaki maceralarını ve iyi arkadaşları Ayı Baloo ve Panter Bagheera’yı çok özlemektedir.Durant son enfance, il découvre la vie avec ses amis l'ours Baloo et la panthère Bagheera.
Alice'i çok özlemiştir.Il irrite particulièrement Alan.
Özlemle beklediği dış dünya onu düş kırıklığına uğratır.Sa trop grande confiance en lui le perdra.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Une vie sans ego connait le bonheur.
Nemophila menziesii, ya da Özlem Çiçeği, yıllık bir bitkidir ve Kuzey Amerika kökenlidir..Le crapet-soleil, ou perche soleil, est un poisson originaire d'Amérique du Nord.
Tom'u özlemiyor musun?¿No echas de menos a Tom?
3. Sahne: Bahçe Kızkardeşler hala özlem çekmektedirler.Escena 3: Un jardín Las hermanas se lamentan de su situación.
Alice'i çok özlemiştir.Jerry, ya te echo de menos.
Hiç Özlemedin mi?¿No lo notó?
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Conoce a Dero desde hace 25 años.
Özlem Zengin kabineye girdi mi?"."Famsa ingresa al negocio prendario."
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.La fragilidad que hay en la felicidad.
Bu albüm bir düet albümüdür ve albümde Özlem Özdil ile birlikte çalışmıştır.Entrambi i brani fanno parte dell'album Vieni via con me.
Özlem...Düne, Bugüne, Yarına, 1995 yapımı Türk sinema filmi.Gli eroi di ieri... oggi... domani, in cinematografo.it.
16 Nisan 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ ""Özlem Eskimez-Türkülerimiz Eskimez"".Il 19 settembre 2018 esce nelle librerie il suo ultimo libro, Giuro che non avrò più fame.
Runo'yu çok özlemiştir .Hiro sente molto la sua mancanza.
Alice'i çok özlemiştir.Ha una cotta per Alice.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.È un giocatore di poker da oltre 25 anni.
Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı.Вначале стихи были посвящены природе, любви и разлуке, затем её стали занимать социальные проблемы.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Он был чемпионом мира 27 лет.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Мне всегда не хватало отца.
Bulutsuzluk Özlemi resmî sitesiВозвращение из мрака небытия
Ancak Peter ailesini özlemektedir.Только Карен верит своей сестре.
Ama bu arada Arturo'yu ne kadar çok özlemiş olduğunu da açıklar.Но для этого надо понять, что же задумал Арсен.
Ancak yaşlandıkça vatanını özlemektedir.К старости он потерял зрение.
Özlem Gürses Özlem Gürses sunmuştur.Невыразимая радость охватила мою душу.
Marge, Maggie'yi özlemeye başlar fakat bölümün sonunda Maggie, annesine tekrar ihtiyaç duyar.مارج تبدأ في إفتقاد ماجي، ولكن في نهاية الحلقة تبدأ ماجي أن تفتقد مارج.
Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı.وقد كانت أشعارها تعالج في بدايتها الطبيعة، العشق، الفراق، الأشتياق، وفي اخرها كانت تعالج المشاكل الأجتماعية.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.يدور الصراع في جبال الكوندور التي ترمز إلى الحرية المنتظرة.
Özlem Zengin kabineye girdi mi?"."لماذا كلف ماجد القصبي بوزارة البلديات ؟".
Özlem Tekin: Şarkıcı.صبحي توفيق: (؟) مغني.
Alice'i çok özlemiştir.Vou sentir muita falta dela.
Özlemle sarılırlar.E falam com saudade.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Com 25 anos estreou em competições.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.E a luta tem que ser reiniciada, e o condor que voa nas alturas é o símbolo da desejada liberdade.
Ostalji, Almanca'da Doğu Almanya'daki hayata duyulan özlemi dile getirmek için kullanılan bir terim.Ostalgie é uma palavra alemã que se refere à nostalgia pela vida na antiga Alemanha Oriental.
Yüzde bunu söylüyor; bu, "özlem" ve "geçmişten sevme" odaklı çok üzücü bir müzik tarzı.Ela canta que o fado é uma música triste, que dá muita importância à saudade e ao "amor pelo passado".
Alice'i çok özlemiştir.Alice is diepbedroefd.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.In 2015 bestaan De Kampioenen 25 jaar.
Özlem Piltanoğlu ile de boşanmıştır.Ook de tweede zoon bleef ongehuwd.
Özlem Tekin: Şarkıcı.Meynen is ook zangeres.
"Özlem Zengin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı oldu"."De Koning is onschendbaar, de ministers zijn verantwoordelijk".
Bu detayla çiftin çocuk özlemi vurgulanıyor.De andere kinderen van het koppel werden door deze voorkeur verwaarloosd.
Kız arkadaşımı özlemeye başlıyorum.Ik begin mijn vriendin te missen.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Pod taką nazwą mistrzostwa odbywają się już od 25 lat.
Özlem; TIRIL, Yrd.Doç.Dr.Dzięgiele, Dzięgielewo, Dzięgiel
Hiç Özlemedin mi?Tęskniliście? (pol.).
Ayrıca yaşadığı yeri de özlemeye başladı.Zachwyciła się również miejscem, w którym mieszkał.
Alice'i çok özlemiştir.Scarlett bardzo się na niego rozzłościła.
Hemen ulaşılabilir olmak, insanlara özlemeyi unutturdu belki de.Możliwe, że mnie zapomną, a może już zapomnieli.
Sina Koloğlu, Bulutsuzluk Özlemi'nin klavyecisi.Dintojra, czyli Kamień nieszczęścia.
Bahadır, Yalçın'ı özlemektedir.Księżniczka tęskni za Świdnicą.
İlk günlerde aile özlemi ağır basıyor.Niestety gwiazdka bardzo tęskni za swoim domem.
Cordelia'yı özlemiş ve ziyarete gelmiştir.Cordelia ją przyjmuje i zapoznaje z Mallory.
Yaşlıların hatıralarında eskiye duyulan özlem sık sık dile getirilir.Mimo to czas spędzony u dziadków wspomina bardzo dobrze.
Anne; oğul özlemine dayanamayarak, oğlunu görmeye karar verir.Liczy na to, ze dzięki nagrodzie będzie mógł się zobaczyć z synem.
Fakat Ellis babasını çok özlemediğini bu durumun onu çok etkilemediğini belirtmiştir.Lily säger att hon saknar den känslan.