Ana içeriğe geç
Sözlük

özlem ile cümle

özlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.love and respect to yourself, which is something that they badly miss.
Halkların yeryüzünden Yok edildiği geceyi özleme.Don't desire the night, when people are cut off in their place.
Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin, İniltilerim senden gizli değil.Lord, all my desire is before you. My groaning is not hidden from you.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.but gave in to craving in the desert, and tested God in the wasteland.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.My soul is consumed with longing for your ordinances at all times.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.I will wait for Yahweh, who hides his face from the house of Jacob, and I will look for him.
Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor.For the creation waits with eager expectation for the children of God to be revealed.
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.longing to see you, remembering your tears, that I may be filled with joy;
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.It is not for kings, O Lemuel, it is not for kings to drink wine; nor for princes strong drink:
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.There is a crying for wine in the streets; all joy is darkened, the mirth of the land is gone.
Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
Allah bunu onların kalplerinde bir özlem yapacaktır. Allah, diriltir de öldürür de.This happened so that God may fill their hearts with grief.
O küfre batmış olanlar zaman zaman, keşke Müslüman olsaydılar diye derin bir özlem duyarlar.The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Allah bunu onların kalplerinde bir özlem yapacaktır.So that God may make it a cause of regret in their hearts.
Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
Gazeteci Frud Bezhan eski ihtişamlı, binlerce misafirin katıldığı düğünleri özlemle anıyor.Journalist Frud Bezhan recalls huge weddings, with thousands of guests.
Asla evlenemeyeceğinden endişelenen Özlem, henüz yeni bir ilişkiye başlamış.Ozlem, who is worried that she will never get married, has just begun a new relationship.
Özlem çok yaşlandığını düşünüyor ve bu ilişkinin başarılı olmasını umuyor.Ozlem feels that she is becoming too old and hopes this relationship is successful.
Özlem sonunda muradına eriyor.Ozlem will finally get her wish.
Erste Group ekonomisti Özlem Derici de buna katılıyor.Erste Group economist Ozlem Derici agrees.
Türkiye'den Özlem Türköne, bunun "bir savcılık iddianamesi şeklinde yazılmış olduğunu" söyledi.Turkey's Ozlem Turkone said it "has been written in the manner of a prosecutorial indictment".
Popüler romanlarda okuduğu lüks ve romantizm dolu hayatlara özlem duymaktadır.She has a powerful yearning for luxury and romance inspired by reading popular novels.
Gürcistan'ın Avrupa özlemlerinin kabul edildiği bildiriyi kabul etti.It adopted the statement where the European aspirations of Georgia was recognised.
Bir vatanseverdi, tarihi oyunları ulusal kurtuluş özleminden esinlenmiştir.A patriot, his historical plays were inspired by a yearning for national liberation.
Yine de her biri müzikte onları tüketen kadınsı özlemi önermek için anlar buldu."[4]Yet each found moments in the music to suggest the womanly longing that consumes them."[13]
Pothos, cinsel özlem, özlem ve arzu tanrısı.Pothos, god of sexual longing, yearning, and desire.
Tlaco, cinsel özlem tanrıçası.Tlaco, goddess of sexual longing.
Ancak Larry, en son denize sürüklenirken görülen Faith'in yasını tutmakta ve onu özlemektedir.However, Larry still mourns for and misses Faith, who was last seen drifting out to sea.
Pothos, özlem veya özlemi temsil ederdi.Pothos represents longing or yearning.
Bu polka geçmiş zamanları akla getirir ve göğüste tuhaf bir özlem yaratır.That polka brings past times to mind and creates a strange longing in the chest.
Konfederasyon özlemleriConfederation aspirations
Koidula, bu özlemlerin en belirgin sesiydi.Koidula was the most articulate voice of these aspirations.
Mehdi'nin zuhuruna duyulan özlem işte bu zamanda evrenselleşir.It is at this time that a yearning for the Mahdi's appearance becomes universal.
ISBN 9782830908756. ↑ Özlem Belçim Galip (2015).Labor et Fides. p. 246.
Eski bütünlüğe duyulan özlem, birleşmeyi amaçlayan erotik arzu biçiminde gösterilir.The longing for the former wholeness is shown in the form of erotic desire, which aims at union.
Timișoara'da kaldığı süre boyunca, gençliğinin şiirsel edebi özlemlerine geri döndü.During his stay in Timișoara, he returned to the poetic literary aspirations of his early youth.
Bazen düşünüyorum şimdi gidersem beni özleyip özlemiyeceğiniManchmal überlege ich, wenn ich jetzt gehen würde, ob man mich überhaupt vermissen würde.
İçimde aşk için yanıp tutuşan doyumsuz bir özlem var.In mir lodert ein unstillbares Sehnen nach Liebe.
Tom, Maria' yı tekrar görmeyi özlemle bekliyor.Tom sehnte sich nach einem Wiedersehen mit Maria.
Artık onu özlemiyorum.Er fehlt mir nicht mehr.
Özlemek ne kötü şey.Was für schlimme Sache ist es, zu vermissen.
Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz ve sevgi sensiz olmaz!Leben geht nicht ohne Sehnsucht, Sehnsucht nicht ohne Liebe und Liebe nicht ohne dich!
Özlemenin nasıl olduğunu unuttuğun an, sevgi bitmiş demektir.Die Liebe ist vorbei, wenn man vergessen hat, wie es ist, zu vermissen.
Özlemek ne kötü şey!Vermissen, welch schlimme Sache!
Özlem korkuyu aşınca, cesaret doğar.Wenn die Sehnsucht größer ist als die Angst, wird der Mut geboren.
Beni hiç mi özlemedin?Hast du mich gar nicht vermisst?
Özlem yönlendirilemeyen ve öylece kapatılamayan, kalbin kendisine işkencesidir.Sehnsucht ist die eigene Folter des Herzens, die man nicht steuern und auch nicht einfach abstellen kann.
Sen özlem dolu bir insansınDu bist ein Mensch voller Sehnsucht.
Ana vatratnına duyduğu büyüyen özlemle, o ve karısı Almanya'ya dönme seçeneğini gözden geçirmeye başladı.Die Sehnsucht nach der Heimat wuchs; er und seine Frau erwogen eine Rückkehr nach Deutschland.
Ormandaki maceralarını ve iyi arkadaşları Ayı Baloo ve Panter Bagheera’yı çok özlemektedir.Die oft harten Regeln des Dschungels lehren ihn der Bär Balu und der Panther Baghira.
Vitebsk Evleri (Genelde Paris'te olduğu günlerde çizdi): Memleketine olan özlemi.Die Häuser von Witebsk (u. a. auch in den Bildern der Pariser Zeit) symbolisieren das Heimatgefühl des Malers.
Hiç Özlemedin mi?Wirst du mich vermissen?
Alice'i çok özlemiştir.Carla vermisse sie sehr.
Özlem Denizmen, Posta, 27 Haziran 2013Lebenslauf (estnisch) Postimees, 27. Juni 2013
Ancak yaşlandıkça vatanını özlemektedir.Doch im Alter wird er von Heimweh geplagt.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.25 Jahre Lübecker Berufsfeuerwehr.
Özlem Piltanoğlu ile de boşanmıştır.Auch der Bräutigam wird vermisst.
Özlem Şeker ile evlidir.Leiß ist mit einer Schwedin verheiratet.
Uzun zamandır hayalini kurduğu özlemini gerçekleştirir.Nun kann er endlich das verwirklichen, von dem er schon längst geträumt hatte.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Eine Beziehung zu seinem Vater ist nie entstanden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod