Ana içeriğe geç
Sözlük

özlem ile cümle

özlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.La mesure d'une société n'est pas seulement ce qu'elle fait, mais aussi la qualité de ses aspirations.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Măsura unei societăți nu e dată doar de ceea ce face, dar și de calitatea aspirațiilor ei.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Miarą danej społeczności jest nie tylko to, czym się zajmuje, ale także wielkość jej ambicji.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Namost egy közösség mércéje nem csupán az, hogy mit tesz a közösség, hanem a törekvéseik minősége is!
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Ora, il criterio di valutazione di una società non è solo ciò che fa, ma la qualità delle proprie aspirazioni.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Итак, ценность общества не только в том, что оно делает, но и в качестве его чаяний.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.Сега, мярката за обществото не е само какво прави то, но и качеството на неговите стремежи.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.ואמת המידה לחברה אינה רק מה היא עושה, אלא גם איכות האידיאלים שלה.
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.إن مقياس مجتمع ما ليس فقط ما يقوم به هذا المجتمع بل إلى مستوى تطلعاته
Şimdi, bir toplum sadece ne yaptığı ile değil aynı zamanda özlemlerinin kalitesi ile de ölçülür.社会が目指す質で決まります それが本当か見るために
Teşekkürler; Gülçin, Özlem, Umay ve Huni Projesi Hdbelgesel.net - Türkçe Belgeselin Adresi...České titulky: Miry, 25.03.2013
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Ich hatte keinen Bedarf dafür, aber mir fehlte das Schreiben.
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Ik studeerde Engels en dacht dat ik er niets mee kon, maar ik miste het schrijven.
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Nie pracowałam w zawodzie, ale brakowało mi pisania.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.A kellemetlenségek, balesetek, sóvárgás órája.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Čas trápenia, nehôd, túžob.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Eine Zeit für Unbilden, Missgeschicke, Sehnsüchte.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.귀찮고, 꼴 사납고, 갈망의 시간이죠
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.O vreme pentru inconvenienţe, belele, dorinţe.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Thời điểm của sự khó chịu, đen đủi, và cảm giác trống trải
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Tiempo de inconvenientes, percances y ansiedades.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.To je čas pro potíže, nehody, truchlení.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.To pora zakłopotania, wypadków, tęsknoty.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Une heure qui perturbe, où l'on s'aventure, où l'on s'enflamme.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Un'ora per inconvenienti, disavventure, desideri.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Waktu ketidaknyamanan, kemalangan, kerinduan.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Μία ώρα για ενοχλήσεις, ατυχήματα, επιθυμίες.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.Време за неудобства, злополуки, копнежи.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.זמן לאי נוחות, תקריות, השתוקקות.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.وقت غير ملائم، متعثر، متحسر.
Uygunsuzluklar, aksilikler, özlemler için uygun bir zaman.この「ゴッドファーザー」のシーンのように
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.A ak si nezobrali kvet, počas toho ako odchádzali, som spravila som gesto, ktoré vyjadrovalo smútok a túžbu.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.A pokud si tu květinu nevzal, udělala jsem gesto smutku a touhy, jak odcházel.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.E se não aceitassem a flor, eu fazia um gesto de tristeza e saudade enquanto a pessoa se afastava.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.E se non prendevano il fiore, glielo lanciavo con un gesto triste e nostalgico mentre se ne andavano.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Ha nem nyúltak a virágért, szomorúan és vágyakozóan néztem utánuk, ahogy elsétáltak.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Jeśli nie wziął ode mnie kwiatka, przyjmowałam pozę wyrażającą smutek i tęsknotę, gdy się oddalał.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Jos he eivät ottaneet kukkaa, elehdin surullisuutta ja kaipausta, kun he kävelivät poispäin.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Och om de inte tog blomman, så lade jag till en gest av vemod och längtan när de gick sin väg.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Y si no tomaban la flor, ponía un gesto de tristeza y nostalgia mientras se alejaban.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Κι αν δεν έπαιρνε το λουλούδι, είχα ένα βλέμμα θλίψης και λαχτάρας καθώς απομακρυνόταν.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Ако не взимаха цветето махвах с ръка в израз на тъга и копнеж докато отминаваха.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Если они не брали цветок, я изображала грусть и тоску им вслед.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.І якщо вони не брали квітку, я корчила гримасу суму та нудьги, коли вони йшли геть.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.A szukałem paru rzeczy, których nie mogłem znaleźć albo których nie dostawałem w wystarczającej ilości.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.A toužil jsem po pár věcech, které se mi nedostávaly, nebo se mi jich nedostávalo dost.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.A túžil som po viacerých veciach, ktoré sa mi nedostávali, alebo ktorých som nedostával dosť.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Desideravo le cose che non riuscivo ad avere, o che non avevo abbastanza.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.E eu desejava diversas coisas que não estava a obter, ou não estava a obter o suficiente.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Estaba ansioso por cosas que no obtenía, o no conseguía lo suficiente.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.És több dologra vágytam, amiket nem kaptam meg, vagy nem kaptam belőle eleget.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Et je désirais ardemment plusieurs choses que je n'obtenais pas, ou dont je n'obtenais pas assez.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Ik verlangde naar een aantal dingen die ik niet te zien kreeg, of toch niet genoeg.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.그리고 제가 이해하지 못했거나, 충분히 명확하지 않은 몇몇 작품들도 계속 보기를 바랐었죠
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Nhưng tôi lại không thấy được một vài điều mà tôi mong đợi hay là không thấy đủ.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Şi tânjeam după câteva lucruri pe care nu le primeam, sau nu le primeam suficient.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Und ich wollte mehre Dinge erreichen, die ich nicht bekam, oder jedenfalls nicht genug davon.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.Και προσδοκούσα πράγματα τα οποία δεν λάμβανα, ή δεν λάμβανα αρκετά.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.А искал я несколько вещей, которых не было или которых мне недоставало.
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.И бленувах за няколко неща, които не получавах, или от които не получавах достатъчно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod