Ana içeriğe geç
Sözlük

özlem ile cümle

özlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.주의 규례를 항상 사모함으로 내 마음이 상하나이다
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Linh hồn tôi hao mòn vì mong ước Các mạng lịnh Chúa luôn luôn.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Linh_hồn tôi hao_mòn vì mong_ước Các mạng lịnh Chúa luôn_luôn .
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Meine Seele ist zermalmt vor Verlangen nach deinen Rechten allezeit.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Min själ är sönderkrossad av ständig trängtan efter dina rätter.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Min sjel er knust, så jeg lenges efter dine lover til enhver tid.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Minun sieluni hiukeaa ikävöidessäni alati sinun oikeuksiasi.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Moja duša hynie túžbou po tvojich súdoch každého času.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Mon âme est brisée par le désir Qui toujours la porte vers tes lois.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Omdlewa dusza moja, pragnąc sądów twoich na każdy czas.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Se consume mi alma por anhelar tus preceptos en todo tiempo
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Totdeauna mi se topeşte sufletul de dor după legile tale.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Umdlévá duše má pro žádost soudů tvých všelikého času.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Η ψυχη μου λιποθυμει εκ του ποθου τον οποιον εχω εις τας κρισεις σου παντοτε.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.Душата ми се изнурява от копнежа, Който искам винаги към Твоите съдби.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.גרסה נפשי לתאבה אל משפטיך בכל עת׃
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.‎انسحقت نفسي شوقا الى احكامك في كل حين‎.
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.我 時 常 切 慕 你 的 典 章 、 甚 至 心 碎
İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten.我 時常切慕 你 的 典章 、 甚至 心碎
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.사람들은 저에게 그들의 삶, 기억, 열망을 말해줍니다 사람들은 저에게 그들의 삶, 기억, 열망을 말해줍니다
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.Les gens me racontent leurs vies, leurs souvenirs, leurs aspirations, et je crée un paysage mental.
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.Lidé mi popisují své životy, jejich vzpomínky, jejich touhy.
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.אנשים מספרים לי על חייהם, זיכרונותיהם, מאווייהם,
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.لكن الآخرين يخبروني عن حياتهم ذكرياتهم وطموحاتهم
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.憧れについての話を聴き 心象風景を作品にするのです
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Az utczákon panaszkodás hallik a bor miatt; minden öröm alkonyra szállt, a föld vígassága elköltözött.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Därute höres klagorop över vinet; all glädje är såsom en nedgången sol, all jordens fröjd har flyktat.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.En las calles se oye el lamento por el vino. Todo gozo se oscurece; la alegría de la tierra ha sido desterrada
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Há lastimoso clamor nas ruas por falta do vinho; toda a alegria se escureceu, já se foi o prazer da terra.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Jadikovanje zaradi vina je po ulicah; zatonilo je vse veselje, izginila je radost zemlje.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.포도주가 없으므로 거리에서 부르짖으며 모든 즐거움이 암흑하여 졌으며 땅의 기쁨이 소멸되었으며
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Man jamrer over Vinen på Gaden, bort er al Glæde svundet; landflygtig er Landets Fryd.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Man klagt um den Wein auf den Gassen, daß alle Freude weg ist, alle Wonne des Landes dahin ist.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Nárek bude na uliciach pre víno, zatemnená bude všetka radosť, odstehuje sa veselosť zeme.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Naříkání bude na ulicích pro víno, zatemněno bude všeliké veselí, odstěhuje se radost země.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Narzekanie będzie na ulicach dla wina; zaćmione będzie wszelkie wesele, a przeniesie się radość ziemi.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Người ta kêu la trong đường phố vì cớ rượu; mọi sự vui đều trở nên tăm tối; sự mừng rỡ trong xứ đi đâu rồi!
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Người_ta kêu_la trong đường_phố vì cớ rượu ; mọi sự vui đều trở_nên tăm_tối ; sự mừng_rỡ trong xứ đi đâu rồi !
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.On crie dans les rues, parce que le vin manque; Toute réjouissance a disparu, L`allégresse est bannie du pays.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.På gatene lyder klagerop over vinen; all glede er borte, landets fryd er blitt landflyktig.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Per le strade si lamentano, perché non c'è vino; ogni gioia è scomparsa, se ne è andata la letizia dal paese
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Pe uliţe se strigă după vin; s'a dus orice desfătare, nu mai este nicio veselie în ţară.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Viinistä on kaduilla valitus, kaikki ilo on mennyt mailleen, riemu maasta paennut.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Κραυγη ειναι εν ταις οδοις δια τον οινον πασα ευθυμια παρηλθεν η χαρα του τοπου εφυγεν.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Вик има по улиците за виното; Всяка радост се помрачи: веселието на земята е отишло в плен.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Плачут о вине на улицах; помрачилась всякая радость; изгнано всякоевеселие земли.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.צוחה על היין בחוצות ערבה כל שמחה גלה משוש הארץ׃
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.صراخ على الخمر في الازقة. غرب كل فرح. انتفى سرور الارض.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.在 街 上 因 酒 有 悲 歎 的 聲 音 . 一 切 喜 樂 變 為 昏 暗 . 地 上 的 歡 樂 歸 於 無 有
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.在 街上 因 酒 有 悲歎 的 聲音 . 一切 喜 樂變為 昏暗 . 地上 的 歡樂歸 於 無有
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.A budem očakávať na Hospodina, ktorý skrýva svoju tvár pred domom Jakobovým, a budem sa nadejať na neho.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Aguardaré, pues, a Jehovah, quien ha escondido su rostro de la casa de Jacob. En él esperaré
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Denn ich hoffe auf den HERRN, der sein Antlitz verborgen hat vor dem Hause Jakob; ich aber harre sein.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Én pedig várom az Urat, a ki elrejté orczáját Jákób házától, és benne bízom.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Esperarei no Senhor, que esconde o seu rosto da casa de Jacó, e a ele aguardarei.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Eu nădăjduiesc în Domnul, care Îşi ascunde Faţa de casa lui Iacov. În El îmi pun încrederea.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.In jaz bom čakal GOSPODA, ki skriva obličje svoje pred hišo Jakobovo, in upal bom vanj.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Io ho fiducia nel Signore, che ha nascosto il volto alla casa di Giacobbe, e spero in lui
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Jeg bier på HERREN, han, som dølger sit Åsyn for Jakobs Hus, til ham står mit Håb:
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Jeg vil bie efter Herren, som nu skjuler sitt åsyn for Jakobs hus; jeg vil vente på ham.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod