özlü ile cümle
özlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklarını özlüyor.Родители скучают по своим детям.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.C'est bizarre, mais quand tu es là je te déteste, mais tu me manques quand tu n'es pas là.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Det är konstigt, men när du var runt, hatade jag dina tarmar, men din frånvaro har jag saknar dig.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Es extraño pero cuando estás cerca, detesto tus agallas, pero tu ausencia me hace extrañarte.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Es extraño, pero cuando tenía alrededor, odiaba las tripas, pero tu ausencia me tiene usted que falta.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Het is vreemd, maar als je rond was, haatte ik je darmen, maar uw afwezigheid heeft mij mis je.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Ini aneh tapi ketika kau di sekitar, aku benci nyali kamu, tetapi tidak kamu telah aku hilang kamu.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Ini aneh tapi ketika kau di sekitar, aku benci nyali kamu, tetapi tidak kamu telah aku hilang kamu.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Странно, но когда ты был рядом, я ненавидела твой характер, а когда ты уехал, я скучала по тебе.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.إنه غريب لكن متى كنت حوله أنا أمقتّك لكن غيابك يجعلني أفتقدك
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!(118:40) Вот, я возжелал повелений Твоих; животвори меня правдою Твоею.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Aj, toužím po rozkázaních tvých; dej, ať jsem živ v spravedlnosti tvé.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Berilah aku hidup baru, sebab Engkau adil, aku berhasrat mentaati keputusan-keputusan-Mu
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ecco, desidero i tuoi comandamenti; per la tua giustizia fammi vivere
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Eis que tenho anelado os teus preceitos; vivifica-me por tua justiça.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Glej, ukazov tvojih želim, v pravičnosti tvoji daj mi živeti.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Heus, ik verlang naar Uw bevelen. Door Uw rechtvaardigheid kunt U mij zuiver laten leven. Doet U dat toch!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Hľa, túžim po tvojich nariadeniach. Oživ ma vo svojej spravedlivosti.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Iată, doresc să împlinesc poruncile Tale: fă-mă să trăiesc în neprihănirea cerută de Tine!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ímé, kivánkozom a te határozataid után; éltess engem a te igazságod által.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Katso, minä ikävöitsen sinun asetuksiasi; virvoita minua vanhurskaudellasi.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Kìa , tôi mong_ước các giềng_mối Chúa ; Xin hãy khiến tôi được sống trong sự công_bình Chúa .
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Kìa, tôi mong ước các giềng mối Chúa; Xin hãy khiến tôi được sống trong sự công bình Chúa.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!내가 주의 법도를 사모하였사오니 주의 의에 나를 소성케 하소서
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Mira cómo anhelo tus ordenanzas; vivifícame en tu justicia
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Oto pragnę rozkazaó twoich; w sprawiedliwości twojej ożyw mię.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, dine Befalinger længes jeg efter, hold mig i Live ved din Retfærd!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, jag längtar efter dina befallningar; behåll mig vid liv genom din rättfärdighet.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, jeg lenges efter dine befalinger; hold mig i live ved din rettferdighet!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Siehe, ich begehre deiner Befehle; erquicke mich mit deiner Gerechtigkeit.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Voici, je désire pratiquer tes ordonnances: Fais-moi vivre dans ta justice!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ιδου, επεθυμησα τας εντολας σου ζωοποιησον με δια της δικαιοσυνης σου.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ето, копнея за Твоите правила; Съживи ме чрез правдата Си.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!הנה תאבתי לפקדיך בצדקתך חיני׃
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!هانذا قد اشتهيت وصاياك. بعدلك احيني
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!我 羨 慕 你 的 訓 詞 . 求 你 使 我 在 你 的 公 義 上 生 活
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!我 羨慕 你 的 訓詞 . 求你 使 我 在 你 的 公義 上 生活
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Fiindcă ştim deja cum s-o scriem într-un mod atrăgător, concis.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.왜냐면 우리는 앙증맞고 간략한 형태로 기술하는 방법을 이미 알고 있기 때문이죠.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Lebo už vieme, ako to zapísať v milej, stručnej podobe.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Parce qu'on sait déjà comment l'écrire d'une façon agréable et concise.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Perché già sappiamo come scriverlo in un modo conciso, gradevole.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Ponieważ od razu wiemy jak zapisać to w przyjemny, zwięzły sposób.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Porque já a sabemos escrever de modo conciso e sedutor.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Porque ya sabemos cómo escribirlo de una manera bella y concisa.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Protože my už víme, jak to zapisovat hezkým a stručným způsobem.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Want we weten al hoe we het schrijven moeten op een mooie, beknopte manier.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Weil wir bereits wissen es auf eine schöne, prägnante Weise zu schreiben.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Адже ми вже знаємо як записати її у гарненькому, короткому вигляді.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Потому что мы уже знаем, как записать это в симпатичной и ёмкой форме.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.Тъй като ние вече знаем как да я напишем по един прекрасен, кратък начин.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.כי אנו כבר יודעים לכתוב את זה בצורה נאה, ותמציתית.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.لأننا نعرف بالفعل كيفية كتابتها بطريقة موجزة وجميلة.
Çünkü bunu hoş ve özlü biçimde nasıl yazacağımızı zaten biliyoruz.こんなテーマがあります 我々はすべての秩序を支える統一理論の存在を信じているということです
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.Albowiem nie mamy tu miasta trwałego, ale onego przyszłego szukamy.
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.Căci noi n'avem aici o cetate stătătoare, ci sîntem în căutarea celei viitoare.
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.Car nous n`avons point ici-bas de cité permanente, mais nous cherchons celle qui est à venir.
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.Denn wir haben hier keine bleibende Stadt, sondern die zukünftige suchen wir.
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.for vi har ikke her en blivende stad, men søker den kommende.
Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.우리가 여기는 영구한 도성이 없고 오직 장차 올 것을 찾나니