özgür ile cümle

özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çıkış aslında bir özgürlük olarak nitelendirilir.Uma vê a libertação como libertação material.
Bu sayede Zambiya vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 68. sırada yer almaktadır. ^De acordo com o Banco Mundial El Salvador ocupa o 86° lugar para se fazer negócios.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Foi um presente dado aos Estados Unidos pelo povo da França.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Jamais me senti tão bem em minha vida".
Yaşlı Queeks (Titrek): (Seslendirme : Özgür Özdural) Adanın yanardağında yaşıyordur.Elder: Homem de idade avançada, vive na ilha.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Em português: "Todos os seres humanos nascem livres e iguais em dignidade e direitos.
Bu erişmeyse, gerçek özgürlüğü doğuracak olan bir sonuçtu.Uma vez conquistada, nos dá uma tremenda liberdade.
Bu kullanımın, başlığın bir özgürlük simgesi olarak anılmasındaki payı büyüktür.Este uso é frequentemente considerado a origem de seu significado como um símbolo de liberdade.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Confiante em sua religiosidade, o fariseu nada pede a Deus e, assim, nada recebe.
Dinî sansür, ifade özgürlüğünün bir dinî yetke tarafından kısıtlanmasıdır.Permissivas, quando expressa uma liberdade de ação.
Kaçarken ölen özgür ev cini Dobby ise Harry tarafından buradaki bahçeye gömülmüştür.Paul enterra a Sra. Huber na floresta.
Ancak bilge olan kişi bu bilgeliği sayesinde özgür kalabilir.Esta faísca divina poderia ser liberada pela gnose dessa faísca.
Zamanla tüm katliam ve savaşlara rağmen sayılarının arttığı ve özgür Spartalı nüfusunu geçtiği bilinir.Completamente apaixonado, passa, inclusive, por cima de suas mentiras e armações.
2004'te İnsan Hakları Derneği tarafından verilen Ayşenur Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü'ne layık görüldü.Em 2004, o Movimento Nacional de Direitos Humanos concedeu-lhe o Prêmio Nacional de Direitos Humanos.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Ele que mostre o seu poder, e venha quebrar as vossas correias e dar-vos a liberdade!
Çatıda bir Ağlayan Meleğin gizlendiği Özgürlük Heykeli onları beklemektedir.Um monumento de mármore branco com um anjo chorando adorna seu túmulo.
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.A rádio tem estação online que pode ser ouvida pela internet.
Bu nedenle de, özgürlük ve demokrasinin ön koşulu olarak ortaya çıkar.É conhecido pela sua política que prega a democracia e a liberdade.
Bu özgürlüklerin sağlanması ancak kullanıcıların yazılımın kaynak koduna tam erişim sağlamasıyla mümkündür.Para implementar essas liberdades os usuários precisam ter acesso completo ao código do programa.
İnsan davranışlarını sınırlamak, denetim altına almak yerine insan özgür bırakılmalıdır.Se encoraja a responsabilidade pessoal, em vez da supervisão.
Vim özgür ve açık kaynak yazılımdır.É feito com um software livre e open-source.
Bu sayede Fiji vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 58. sırada yer almaktadır.O Líbano está em 58º lugar no ranking mundial de armas de fogo de propriedade privada per capita.
Ticaret, bütün Yunanistan'da özgürdü.A oposição Libertária em Portugal.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?A crítica é uma opção ou uma necessidade?
Özgürlüğüne çok düşkündür ama birlikte yaşadığı insanlara çok bağlanır.Em uma palavra, completa liberdade para viver com aqueles a quem amamos.
Bu yazının takdir edilmesinden sonra gazeteye basın özgürlüğü konusunda daha çok yazı yollamaya başladı.Isso ganhou popularidade após a publicação do livro Somebody Else Is on the Moon.
Film, özgürlüğünü koparmaya ve şarkıcı olma hayalini gerçekleştirmeye çalışmanın yolculuğunu sergiliyor.Ela abandonou o seu próprio futuro para ajudá-lo a realizar o seu sonho de ser um cantor.
Özgür bir kişi.Provavelmente era um liberto.
Sendikalar ve köylü örgütleri için özgürlük.Líder camponês, incentivador das ligas camponesas e sindicatos de trabalhadores rurais.
CTP genel başkanlığına 1995 yılında Özker Özgür'e karşı aday oldu, az bir oy farkıyla başkanlığı kaybetti.Em 1996 disputou a presidência nacional do PMDB perdendo por apenas um voto.
Özgür Suriye Ordusu'nun ikinci komutanı.Diretor Adjunto do exército sírio.
Armanın alt kısmında yer alan slogan bandında ise Birlik ve Özgürlük (Unity and Freedom) yazmaktadır.No listel em baixo, lê-se: "Unidade e Liberdade".
Şehir tekrar 1944 yılı Mayıs ayında özgürleştirilecektir.O Corpo foi destruído no mês de março de 1944.
1917'de yürürlüğe giren anayasaya göre her eyalet özgür ve egemen kabul edilir.De acordo com a Constituição de 1917, os estados da federação são livres e soberanos.
Carson'a ölümünden sonra Özgürlük Başkanın Madalyası ile Jimmy Carter tarafından ödüllendirildi.Em 1980, foi presenteado com a Medalha Presidencial da Liberdade pelo presidente Jimmy Carter.
Kurtuluş ya da özgürlük hali kalıcıdır ve bundan geriye dönüş yoktur.Wat echter de waarheid betreft, die kon en mocht hij niet herroepen.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Je hebt het land overwonnen en je rechten gewonnen; Je vrijheid zal ontstaan door je moed.
Summerhill'in en önemli temel prensipler: demokrasi, eşitlik ve özgürlüktür.Summerhill werkt volgens de basisprincipes van democratie, gelijkheid en vrijheid.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Bij niemand in de wereld is gelijkheid, vrijheid en broederschap zo voelbaar".
10,000 adetten fazla araç 2003 yılındaki Irak'ın Özgürleştirilmesi Harekatı sırasında kullanıldı.Meer dan 10.000 werden er tijdens de Irakoorlog in 2003 gebruikt.
Özgür Düşünce.Vrije gedachtenissen.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.De vrijheid bestaat daaruit, alles te kunnen doen wat een ander niet schaadt.
Özgür olmak.Voor vrij? ...
Paris artık özgür!Cuba zal voor altijd vrij zijn!
Ardından Özgürlükler Ulusal Komitesini kurdu.Vervolgens richtte hij het Nationaal Comité voor de Vrijheden op.
Özgür bir dünya için direnen kasabalılar.Het is een revolte ten behoeve van een vrije wereld.
Bana ya özgürlük verin ya da ölüm!(Geef me de vrijheid of geef me de dood!).
Sloganı "the truth shall make you free" yani "hakikat sizi özgürleştirir"dir.De tekst hier luidt Y la verdad os hará libres ("En de waarheid zal u bevrijden").
Radyo Ücretsiz Avrupa / Radyo Özgürlüğü.Het radiostation moet niet verward worden met het Radio Free Europe/Radio Liberty.
Esas olan özgürlüktür.De hoofdplaats is Libertad.
2005'te Başkanlık Özgürlük Madalyası elde etti.In 2010 kreeg ze de Presidential Medal of Freedom.
Bizi dünyadan özgürleştiren ses verildi .Het nummer een wereldwijde release krijgen.
Bulut, Özgür.Onafhankelijk, bevrijd.
Bu tam İsrail devleti özgürlüğünü ilan etmeden 36 yıl önceydi.Dit was vier jaar na het uitroepen van de Staat Israël.
Bu tarihte 700 bin dolayında köle özgürlüğüne kavuştu.Meer dan 700.000 slaven kregen toen de vrijheid.
Eylemleri daima “özgürlük” amacında olmalıydı.De praktijk werd altijd verondersteld op "vrijwilligheid" te berusten.
Böylece ibadet özgürlüğü sağlanmıştır.Godsdienstvrijheid moet worden gewaarborgd.
Wikipedia, Özgür Ansiklopedi.Wikipedia noemt zichzelf de vrije encyclopedie.
Bazı şehirlerse özgürlüklerini kaybetti.De stedelijke vrijheden waren daarmee verloren gegaan.
Uzun yıllar özgür eylem veya faaliyet yapamamıştır.Ze heeft jaren niet of nauwelijks kunnen lopen.

İlgili Sayfalar