özgür ile cümle

özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Özgürlükleriniz ve yarınlarınız için yola devam!"فإنّهم آمنون من أن تأتيهم عامك هذا، وإنّما بينك وبينهم عشرة أيّام.»
Bireysel özgürlük konusunda ise liberallere yakındırlar.الليبرالية تتعدد بتعدد الليبراليين.
Gurur ve özgürlüğün simgesi olarak da görülür.وأيضاً رمزاً للإيمان والثقة.
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.(أكتوبر 2015) جون ذا ريبر (بالإنجليزية: John the Ripper) عباره عن برنامج حر يقوم بكسر كلمة المرور.
Proje tarafından barındırılan depo, proje gereği yalnızca özgür yazılım uygulamalarını içerir.المستودع الرئيسي مستضاف من طرف مشروع يحتوي فقط على تطبيقات ذات برامج حرة أو مفتوحة المصدر.
Bu sayede Polonya vatandaşları dünyada seyahat özgürlüğü açısından 15. sırada yer almaktadır. ^ووفقاً لمنظمة الصحة العالمية، كرواتيا تحتل المرتبة 50 بالنسبة لدول العالم من حيث متوسط العمر المتوقع.
İsyan, Devrim, Özgürlük !ثورة ضائعة أم ثورة مسروقة..
Bu lisansın güncel sürümü (GPL s3), Özgür Yazılım Vakfı tarafından 29 Haziran 2007'de yayınlandı.أُصدرت GPLv3 الرسمية من مؤسسة البرمجيات الحرة في 29 يونيو، 2007.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.ومالوا لتبني مبادئ التسامح الديني وحرية التعبير وحق استحواذ الملكية الخاصة.
Asimptotik özgürlük boyunca, yüksek sıcaklıkta güçlü etkileşim zayıflar.ففي سياق التقارب الحر فإن التآثر القوي يكون ضعيفا في درجات الحرارة العالية.
Bazı iddialara göre Özgür Suriye Ordusu'na bağlıdır.الادعاء بأن الجيش السوري الحر على وشك الانهيار، لعدد من الأسباب.
Yayıncısı Ragıp Zarakolu 2008'de IPA Yayınlama Özgürlüğü Ödülü'nü aldı.تم إطلاق سراحه عام 2008 وفاز في ذلك العام بالجائزة الدولية لحرية الصحافة.
1909 - Dernek kurma özgürlüğüne ilişkin ilk yasa olan "İçtimaatı Umumiye Kanunu" kabul edildi.وقد حلت محل قانون الأغذية والأغذية النقية السابق لعام 1906.
Sınırlandırılmamış sanat, konuşma özgürlüğü ve demokrasi için mücadele etti.هدفي لم يكن تنفير الناس، كان من أجل تعزيز حرية التعبير والحرية الفنية.
Bu günü özgürlüğe, mücadeleye ve halka adarlar. ^ "IRAN iv.للمطالبة بحقوق الإنسان العالمية والحرية والعدالة المتكافئة للشعب الإيراني 4.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.الإعتاق هو تحرير العبد من عبوديته لمالكه وإطلاق سراحه.
Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz.وأنا هنا التحدث بصفتي مواطن عادي لديه حرية الرأي والتعبير.
Bunlardan bazıları Özgür Almanya Ulusal Komitesi'ne katılmıştır.وكان من المنتسبين لحزب الوطنيين الأحرار.
Savaş sonrasında Nazilerle işbirliği yapmak suçundan hapiste tutulan Ferdinand Porsche özgürlüğüne kavuşur.حصل فارديناند بورشيه على حريته بعد أن أُلقي في السجن بتهمة التعاون مع النازيين.
Tom özgürdürتوم حُرٌ.
Özgür Kürdistan!الحرّيّة لكردستان!
Özgür Emre Yıldırım (d. 26 Ekim 1983) Türk sinema ve dizi oyuncusu.أوزجور إمره يلديريم (من مواليد 26 أكتوبر 1983) ممثل تركي في السينما والمسلسلات التلفزيونية.
Bunlardan biri kendimi özgürce ifade edebilme hakkımın olması, özellikle de işimde.Um deles, é o direito de me expressar livremente, especialmente no meu trabalho.
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Entretanto, as canções não são sobre liberdade, mas sim sobre que compreendo.
Onlar özgürlüğün en karanlık taraflarıdır.Eles são os lados mais sombrios da liberdade.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ele e seus parceiros conspiradores referiam-se a si mesmos como "libertadores" (liberatores).
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Antiautoritários geralmente acreditam em plena igualdade perante a lei e fortes liberdades civis.
Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.Liberdade 1: A liberdade de estudar como o programa funciona, e adaptá-lo para as suas necessidades.
'Dance in the Dark'ı söylüyorlar; fakat dans ediyorlar ve özgürler, dışa vuruyorlar.Estão cantando 'Dance in the Dark', mas estão dançando e estão livres, soltando-se.
Şarkı özgürlüğü, kardeşliğini ve umudunu anlatıyor.A canção é sobre a liberdade, fraternidade e esperança.
Özgür olacak, içindeki hayvanı ortaya çıkaracak, ama yalnızca ışıklar söndüğünde."Ela estará livre e extravasará seu animal interior, mas apenas quando as luzes estiverem apagadas."
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Uma de suas primeiras prioridades foi planejar o "Liberation Day" na rua Christopher.
Havada bir his vardı; bizim layık olduğumuz geç kalmış özgürlük , ve onun için mücadele edeceğiz.Havia algo no ar, uma liberdade muito atrasada, e vamos lutar por ela.
Ülke yenilik ve ticaret özgürlüğü gibi alanlarda son zamanlarda önemli gelişmeler kaydetmiştir.O país fez melhorias substanciais recentemente em áreas como inovação e liberdade comercial.
Bazı şehirlerse özgürlüklerini kaybetti.Algumas cidades livres perderam os seus privilégios.
Din özgürlüğü Adventist Kilisesi’nin desteklediği ve önayak olduğu bir duruştur.Liberdade Religiosa é uma postura que a Igreja Adventista apoia e promove.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Ninguém no mundo tem tanta liberdade, igualdade e fraternidade."
Özgür Düşünce.Livre Pensamento.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.A bandeira foi anteriormente usada pelo Exército Popular de Libertação do Sudão.
Özgür üreticiler birliği kavramı proletarya kavramı çerçevesinde daha açık anlaşılabilir.O conceito de "livre associação", porém, torna-se mais claro em relação ao conceito de proletariado.
Başarılı gladyatörler zaman zaman özgürlüğe kavuştu.Gladiadores de sucesso eram ocasionalmente recompensados com liberdade.
Özgürlük nedir?Quanto vale a liberdade?
Mozilla, 1998 yılında Netscape çalışanları tarafından kurulan bir özgür yazılım topluluğudur.A Mozilla é uma comunidade de software livre criada em 1998 por membros da Netscape.
Biz aslında içeriye dönmeye ve özgürlüğü keşfetmeye çalışıyorduk.Nós realmente estávamos tentando voltar e nos libertar.
Özgür kölelerden oluşturulmuş 20,000 kürekçili bir donanma inşa edildi.Uma nova frota foi construída, com 20 000 remadores recolhidos de escravos libertos.
Olay, hip hop topluluğunun büyük tepkisini çekti ve "Özgür Pimp C" kampanyası başlatıldı.Sua prisão foi muito protestada pela comunidade hip hop, que imediatamente iniciou a campanha "Free Pimp C".
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleão tinha dado ordens para a emancipação dos judeus ao longo dos territórios sob hegemonia francesa.
Meydanın adı da 1991 yılında Lenin Meydanı'ndan Özgürlük Meydanı'na çevrildi.O nome da praça foi mudado de Praça Lenin para Praça da Liberdade em 1991.
O sıralar özgürlükçü olmak yeterince rahatsız edici bir durumdu.Sendo um libertário, na altura, tornou-se algo bastante desagradável.
Bırakın bağıralım: Çok yaşasın özgür Gine, Ve özgürlüğümüzü savunalım.Gritemos Viva, Livre Guiné, E defendamos nossa liberdade.
11 Kasım 1942: Alman ordusu Özgür Bölge'ye girdi.11 de novembro de 1942: a Wehrmacht entra na Zona livre.
Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.Toda a privação de liberdade, mesmo que tenha fins educativos, é contrária a este direito.
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Tudo que estes tipos animais vivem em liberdade.
GtkHTML: hızlı ve bozuk HTML üreticisi ve birkaç özgür yazılım projesinde kullanılan bir düzenleyicidir.GtkHTML: Um rápido renderizador e editor HTML utilizado em vários projetos de software livre.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.O Asno de Buridan é um paradoxo em filosofia sobre o conceito de livre arbítrio.
Oyuncular tüm haritada özgürce dolaşabilecekler.Os jogadores podem se movimentar livremente pelo cenário.
Eşit arasında, ücretsiz ücretsiz arasında Özgürlük güneşi altında, çiçek çiçek açtığı gibi.Igual entre os iguais, livre entre os livres, Sobre os raios da liberdade você floresceu como uma flor.
Fransız toplumu bizim gibi açık, demokratik, eleştirel ve özgür basın üzerine kuruludur.“A sociedade francesa, como a nossa, é aberta, democrática e se baseia em uma imprensa livre e crítica.
Yeni Özgür Politika.Política livre.
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.John the Ripper é um software para quebra de senhas.

İlgili Sayfalar