özgür ile cümle
özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zihninin zincirlerini kır Kendinden geç Kendini özgür bırakUwolnij swój umysł, oswobodź siebie samego, stań się wolnym!
Kendinden geç Gözün korkmasın Kendini özgür bırakWyzwól się od zastraszenia, bądź wolny, niech twój umysł się wyzwoli.
Kendinizi özgür bırakınStań się wolnym!
Hepsi serbestçe etrafta dolaşmakta özgürler.They're allowed to roam free.
Gerçek bile onları özgür bırakmaya yetmiyor.Not even the truth will set them free.
Kendi gerçeklerinize sahip olma özgürlüğünüz yok.You're not entitled to your own facts.
Kuzey Koreliler özgürlük yolunda çok büyük mesafeler katetmek zorundaydılar.North Koreans have to travel incredible distances on the path to freedom.
Fakat özgürlük bu savaşın sadece yarısıdır.But getting to freedom is only half the battle.
Bu gerçekten özgürlük değil, değil mi?So this is not really freedom, right?
Kalın ve Mandela yazı tipinde free sizi özgür hissettirir.Free bold feels like Mandela free.
Tıpkı, evet, özgürüm demek gibidir.It's like, yes, I can be free.
Daha ince yazılmış bir free tıpkı özgürce nefes alabilirim havası uyandırır.Free even light feels kind of like, ah, I can breathe in free.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Or even free spread out, it's like, ah, I can breathe in free, so easily.
Bırakmaya cesaret edersek, nehir bizi hoşnutça özgürlüğe yükseltmeye hazır.The river delights us to lift us free, if only we dare to let go. Our true work is this voyage.
İkincisi özgürlük.The second ingredient is autonomy.
Google çok özgür bir ortam.So in Google, there's a lot of autonomy.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.And my spirit soared free, like a great whale gliding through the sea of silent euphoria.
Çünkü sevgide kendine özgü bir huzur vardır, bütün ifadelerinde kendin olma özgürlüğü vardır.Because there is a peace about love; a freedom to be yourself in all your expressions.
Bu yüzden, kişinin önce kendi özgürlüğüne odaklanması çok önemlidir.So it is very important for someone, first, to focus on your own freedom.
Özgürlük, daha iyi bir ilişkiye sahip olmak için özgür değildir.Freedom is not free in order to have a better relationship.
Sen bilinç olduğunda - Bütün ifadelerinde kendin olma özgürlüğü.A freedom to be yourself in all expressions - when you are consciousness.
Kendi özgürlüğüne odaklan.Focus on your own freedom.
Bir özgürlük olmalı.There has to be a freedom.
Bir şey gelmeli ve bir özgürlük olarak orada bulunmalı.Something must come and it must be there as a freedom.
Özgürlük için de aynı şey söz konusu.It's the same thing with freedom also.
Özgürlüğünü keşfetmek, herhangi bir ilişkiden çok daha tatlı gelecek.It will be sweeter than any relationship, to discover your freedom.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.But they prefer to remain in the background so as not to interfere with our free will.
Ve hazır buraya gelmişken, özgür enerji araçlarını da unutmayalım.And while we're at it, let's not forget free energy devices.
Hayallerinizi yaşayabilirsiniz. Translated by OzgurMeteYOU CAN LlVE YOU DREAM!!!!!!
Seninki gözlerini şöyle özgürlük vererek BENVOLIO;BENVOLlO By giving liberty unto thine eyes;
Yani onun özgürlük seven-kıskanç.So loving-jealous of his liberty.
Hapishane için, gözler; beceriksiz özgürlük üzerine bak!To prison, eyes; ne'er look on liberty!
Şimdi özgürlüğü deneyebiliyoruz.Now we can test the freedom. And older generations are concerned.
Bu özgürlük değil.It's not a freedom.
Böylece biraz özgür olursun.You're a bit free.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.You know that all over the world, people fight for their freedom, fight for their rights.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Because I believe a society will not be free if the women of that society are not free.
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?But then, do I have free will?
Konuşma özgürlüğümüz var, ve belki de küçük bir şeyi, bir şeyi, değiştirebilirsiniz.We have the freedom of speech, and maybe that little thing can change something.
Ama bizim için özgürlük anlamına geliyordu.But for us it meant freedom.
Lütfen aşırı bireysel özgürlükçüyüm diyorsanız elinizi kaldırın.Please raise your hand if you'd say you're libertarian.
ITU, dünyanın her yerinde çevrimiçi ifade özgürlüğüne bir tehdit oluşturabilir.The ITU could pose a risk to freedom of expression on-line everywhere.
Senin özgürlüğünü, senin hayatını savunmaya gidiyorum.I'm going out to defend your freedom, your lives.
Aynı zamanda kablosuz, böylece size hareket etme özgürlüğü sunuyor.It's also wireless, so it gives you the freedom to move around.
Prenses özel hayatı ya da özgürlüğü için herhangi bir koruma alamaz mı?The princess has no privacy nor freedom of movement, is that it?
Eğer Blackberry'niz veya iPhone'ununuz varsa onunla takip etmekte özgürsünüz.No, feel free to follow along on your Blackberries or your iPhones if you've got them.
Özgür olmak istedin.You needed to be free.
Özgürlükten anlamam.I don't know about free.
Özgürlük heykeli 46 metre yüksekliğinde.The Statue of Liberty is 46 meters high.
Adam: Özgürlüğü.Freedom. man:
Özgürlük-- eğer New Hamspire'lıysanız.Freedom, if you're from New Hampshire.
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Is it something that needs to freely circulate in a free society?
Güney Afrika'da müzik yapmakla ilgili inanılmaz derecede etkileyici olan şey çok özgür olması.Something which I find utterly enchanting about South African music making is that it's so free.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.South Africans just make music really freely.
Ve bu da, yapay kıtlığa yol açan engellerin üzerinden atlayarak, gerçek özgürlüğü üretmek.And that is:
Özgürlüğün sesidir bizi birleştiren hayatımız anlamını buldu, artık geri dönüş yok.The voice of freedom brings us together. Finally our lives have a meaning.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.And it is our deep love for life on Earth in freedom, that makes all of us march against Monsanto.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Great creativity can spread tolerance, champion freedom, make education seem like a bright idea.
Eğer özgür olmak istiyorsak, kesmeliyiz, bu zinciri.If we want to be free, we need to cut this bond.
Bizim için bu asla tekrar özgür olamayacağımız anlamına geliyor, ve senin oğlun ölesiye çalışıyor.For us, it means that we never can be free together, and that your son works himself to death.