Ana içeriğe geç
Sözlük

özgü ile cümle

özgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Cunku insanlarin dava edebilecekleri konular diger herkesin ozgurluk sinirlarini belirler.Because what people can sue for establishes the boundaries for everybody else's freedom.
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.We've been taught that authority is the enemy of freedom.
Aslinda ozgurlugun sarti.Authority, in fact, is essential to freedom.
Pekâlâ, izin verin size basitlik ile ilgili kendine özgü bir örnek vereyim.All right, so let me give you an example of simplicity of a particular kind.
Özgürlüğümüz için savaşıyorduk.We were fighting for our freedom.
Yanlışlıkların dünyanın yoksul yerlerine özgü olduğunu sanmayın.And don't think that it's just in the poor world that things are wrong.
Onlara biraz özgürlük verelim, ve genel olarak, bırakalım oynasınlar.Give them some freedom, and in general, let them play.
Bilim, tamamen insanlara özgü bir bilme şeklidir.Science is a very human form of knowledge.
Acıyla dolu hayatında, özgürlük nedir hiç bilmedi.Never has she known freedom, her story is bitter.
Şimdi bu bölge çok çeşitli ve her ülke kendine özgüdür.Now this region's very diverse, and every country is unique.
Araplar Batılı özgürlüğü hor görmediler, onu arzu ettiler.Arabs didn't despise Western liberty, they desired it.
Alınan cevaplar arasında en çok özgürlük ve adalet vardı.Among the most frequent responses was liberty and justice.
Bir başka cevapta "hürriyet ve özgürlük ve birbirlerine karşı açık fikirli olmaları." idi.Another said it was "liberty and freedom and being open-minded with each other."
Özgünlüğü kaçıyor.It runs out of originality.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.We trade with each other freely.
Bir de, Hon Kong'da güçlü bir ifade özgürlüğü geleneği var.Additionally, Hong Kong has a strong tradition of free speech.
Çok özgün bir şey.It's very specific.
Yeni Sony Walkman'de The Police'i özgürce bangır bangır dinleyerek dağlara çıkmak mümkündü.So you could drive up into the mountains freely blasting The Police on the new Sony Walkman.
Seni bulamazsam... ...gece yarısından yarın gün doğumuna dek, ikiniz de özgürsünüz.Find you... between midnight and sunrise tomorrow, freedom for both of you.
İnsanları daha özgürleştirecek internet siteleri yapıyorlar.They've invented websites that will allow people to be free.
Satsang DVD'sinden video alıntısı - Özgürlük Arzusu - 11 Mart 2011 www.mooji.orgVideo Extract from Satsang DVD - Urge for Freedom - 11th March 2011 www.mooji.org
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.But I got sort of curious of what he meant with liberty, and liberty for whom.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.In 1947 India finally gained its independence.
Tekerlekli sandalye kullanmaya başlamak, yeni muazzam bir özgürlüktü.I'd seen my life slip away and become restricted.
Hayat, özgürlük ve mutluluk arayışı.Life, liberty and the pursuit of happiness.
Her buzdağının kendine özgü bir kişiliği vardır.Each iceberg has its own individual personality.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.They are Attitude, Awareness and Authenticity.
Son aşama özgünlüktür.The last "A" is Authenticity.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.So she even ended up marrying a commander from the SPLA.
Burada özgür irade de kanundur.Here free will is also the law.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Everybody in this room is dealing with their own version of the candle problem.
Özgürlüğün inanılmaz hissi.It is time.
Sonunda, özgürüm artık!Finally, I'm free now!
Zirvede, kaplumbağalar sadece özgürlüğün tadını çıkartıyorlar.On the top, the turtles are just enjoying freedom.
"Bu kadar emin olmasaydın, özgür olacaktın!""If you weren't SO CONVlNCED, you'd be free!"
Bu, kişiye özgü. Fakat müzik, uğraşması muhteşem bir şey.But music is a great thing to engage with.
Kalp yeniden çiçeklendi, tam bir barış, neşe ve özgürlük duygusu içinde.The heart blossomed again, in complete peace and joy, and freedom.
Özgürlüğümü bağlılığımı kaybetmemek için kaybedeceğim.I will lose my freedom in order not to lose connection.
Penbe vajialar 24 saat sana teslim, doldurman için özgürler.The pink taco stand delivering 24 hours a day, free of charge. (EXCLAlMING)
Basın özgürlüğünü savunan kişiyle ilgili.It's not; it's down to a campaigner for the freedom of the press.
Nokta ise, onlar sonuçta geri kendi özgürlüğü elde etmek mümkün.The point is, they're ultimately able to gain back their own freedom.
Kendine özgü bir imajı olmalı.She needs a distinct image.
Özgür ama fakirdiler...They were free but poor...
Adriani özgür!Adriani is free!
Neredeyse tüm tarihimiz boyunca fikirler özgürdü.For almost our entire history ideas were free.
Özgürce konuţma hakký. Ve de kazandýnýz!Tenho certeza que Daens apóia a greve.
Ve son olarak, en önemlisi, Babil'i yönetmiş olan 300'den fazla özgül yasa.And then finally, and mostly, over 300 specific laws that actually governed Babylonia.
Her adada,ona özgü türler barınırIn each island, each kind is exclusively found
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Help us stop the NSA, restore the Constitution and keep the world free.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.It is human nature to look at someone like me and assume I have lost some of my marbles.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü.It is human nature to look away from illness.
Bence cazibenin özgün bir görünüşü ve özgün bir değeri var.I think glamour has a genuine appeal, has a genuine value.
Onun yüreğinden özgürce gitmeliyim.I go to free my heart of him.
Eski oluşumları yıktık ve ezilenlere özgürlüğü getirdik.We broke down the old institutions and brought liberty to the oppressed.
Bugünlerde ise yalnız arılar gibi özgürlüğümüzü kutlayarak etrafta uçuşuyoruz.Nowadays we fly around like individual bees exulting in our freedom.
Özgürlüğe sahipti ve bunu kullanmaya hazırdı.'She had freedom, and she was ready to use it."
Sivil Özgürlükler evde tecavüz.So it's gonna be an inner ruling elite and then everyone else.
İşyerinde yurtdışında bizim özgürlük için mücadele olduğunu iddia rağmenWhile national programs such as City Year are training young people to serve the government.
Ve teknoloji bizi özgür kıldı. Bu ücretsiz WiFi. evet öyle.And technology has set us free -- this is free WiFi.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.But yeah, it has liberated us from the office desk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod