Bunların yanı sıra farklı nitelikte yiyeceklerin birlikte tüketilmemesine çok büyük özen gösterilirdi.Juga merupakan hal yang sangat penting bahwa makanan dari sifat-sifat yang berbeda tidak digabungkan.
Kendine özen göster!Selidikilah dirimu!
Özen, İbrahim (haz.) (2018).Penghargaan Dan David (2018).
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Memahami manusia sebagai manusia.
Başa geçerken yaşanan olaylardan ötürü Claudius senatoyu memnun etmek için büyük özen gösterdi.Claudius merasakan penderitaan yang sangat berat untuk menyenangkan hati para Senator.
Bakımı kolay zannedilse de aslında oldukça özen isteyen bir iştir.Meskipun terlihat sepele, hal itu sebenarnya sangat dibutuhkan oleh mereka.
Yapı tekniği özensizdir.Kỹ thuật canh tác không thích hợp.
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Phổ không được mời tới tham dự các buổi hòa đàm ở Paris).
Bazen de başka tedarikçileri sektöre özendirebilirler.Đôi khi, các nhà sản xuất sẽ cung cấp cho họ một tên khác.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.Để kích thích năng suất lao động cao hơn nhiều, nhiều địa chủ đã giải phóng một số lượng lớn nô lệ.
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.Y Nhĩ Căn Giác La thị (伊尔根觉罗氏), con gái của Thị lang Song Hi (双喜).
Batı'yla ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmaya özen gösterdi.Ông thích các mối quan hệ chính trị và kinh tế với phương Tây.
Ayrıca köy halkı düğünlere çok özen gösterir.Bà cũng dạy cho dân chúng nghi thức của hôn lễ.
Takım oyununu özendirmek için artık yapılan her şeyden puan alınabilmekte.遊矢に今出来る事をやるしかないと訴え勝負に挑む。
Juan Romero, Kennedy'nin başını özenle kucaklar.ジュアン・ロメロはケネディの頭の裏から手を差し伸べ、頭にロザリオを乗せた。
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.蒼条 美佳子(そうじょう みかこ) 蒼条グループの娘。
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.彼女は素晴らしいコンピュータを購入したいと言っている。
Özen Ahlakı'nın (ethics of care) kurucusudur. Carol Gilligan, New York’da Yahudi bir ailede yetişti.キャロル・ギリガンはニューヨーク市のユダヤ系の家庭で育った。
Meltem (Damla Özen): Hakan (Kürşat)'ın karısıdır.安井 まさみ(やすい まさみ) 演 - 内田慈 安井の妻。
Bu arada toplu taşımacılığın özendirilmesi gibi sosyal alanlarda da kendini gösterdi.その間、彼は社会運動家の朴烈の取材などを行った。
Özen, İbrahim (haz.) (2018).エリーザベト(2018年 - )
Filmde atlara gösterilen özen, insanlara gösterilmez.パーティーメンバー以外には隠しているが馬に乗れない。
Özenle toplayıp derlediği kütüphanesinin değeri de çok büyüktür." demiştir.其书画金石诗词之妙,均臻高境,浑涵浩范。
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(特征 2 的异常情况需要更加小心)。
Geniş bir kıvrım yapan baş ve boyun çok daha özenli işlenmiştir.它擁有更厚重,傾斜度更大的裝甲。
Meltem (Damla Özen): Hakan (Kürşat)'ın karısıdır.栗原 榛名(栗原(くりはら) 榛名(はるな),Kurihara Haruna) 一止的妻子。
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.珠翠(しゅすい) 珠翠原本是縹家人,為縹瑠花的女兒。
Yetiştirmesi özen ister.有養育想。
Şiirinde aynı kelimeleri kullanmamaya özen göstermiş tekrara düşmemiştir.诗人不应该用平庸的诗句重新讲述散文中已经讲过的东西。
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.我非常期待他會為我們取得好成績。
Bakımı kolay zannedilse de aslında oldukça özen isteyen bir iştir.有著非常害怕的眼神,其實她是真的需要幫助。
'Daphne Ann Blake (Türkçe seslendirme: Arzu Doğan): Her zaman giyimine özen gösterir.黛芬/戴芬(Daphne Blake)(台灣配音:詹雅菁) 个性非常活泼的美眉,通常是一身粉紫的俐落打扮。
Yaşantımı bir takım ahlaki ilkeler doğrultusunda göstermeye özen gösteriyorum.意即Living In My Exciting STARDOM。
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.직산부원군(稷山府院君) 백문보(白文寶)의 후손이다.
Özen, İbrahim (haz.) (2018).23) 오언종 (2018.
Çilingir sofrası, Rakı içilen özenle hazırlanmış içki sofrası.목칠도형배는 해당화의 밑둥치로 만든 표주박으로, 휴대하여 쓰는 음료수잔이다.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.노동 생산성을 올리기 위해 여러 지주들이 많은 수의 노예를 해방시켰다.
Temizlik ve saflık Esseniler için o kadar önemliydi ki Şabat günü tuvalet yapmamaya özen gösterirlerdi.영양가 있고 건강에 좋은 음식으로 널리 알려져 있음에도 불구하고 콩밥은 오랫동안 한국 식당에서 쉽게 볼 수 없었다.
Başa geçerken yaşanan olaylardan ötürü Claudius senatoyu memnun etmek için büyük özen gösterdi.בשל נסיבות עלייתו לשלטון התאמץ קלאודיוס במידה מרובה לפייס את הסנאט.
Fotios, genç iken, manastır hayatına özendiğini fakat onun yerine din dışı bir kariyer seçtiğini söyler.פוטיוס טוען כי בצעירותו הייתה לו נטייה לחיי הנזירות, אולם במקום זאת הוא החל בקריירה חילונית.
Özenle bilim ve edebiyatı desteklemiştir.הוא תמך בפיתוח המדע והספרות.
Nicolas kendini vatanına adamış bir insandı, ve ev içerisinde Lehçe konuşulmasına özen gösteriyordu.ניקולא היה מסור למולדתו המאמצת, והתעקש על שימוש בשפה הפולנית בבית.
Savaş sonrası dönemde Yahudilerin çoğu dikkatleri üzerilerine çekmemeye özen gösterdiler.בתקופה שלאחר המלחמה שמרו רוב היהודים על פרופיל נמוך וניסו למשוך כמה שפחות תשומת לב.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.כדי לעודד תוצר גבוה מהעובדים, בעלי אדמות רבים שיחררו מספר גדול של עבדים.
Erkeklere özenmekte ve bir kız olmaktan hoşlanmamaktadır.אבל זה לא מספיק כדי לגרום לנו לאהוב אישה.
Camii özenle yaptırılmıştır.מושלס התכונן אליו בקפידה.
Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir.מבינה במיוחד בנושאי אופנה ובנים חמודים.
Yargılamalar halka açık,savunma hakkına özen gösterilerek yapılırdı.המשפט נקבע כאחיד לכל האזרחים וכן היה צריך להיות גלוי.
Herhangi bir biçimde sivillerin zarar görmemesine özen gösterilmiştir.נתנה הנחיה לודא שלא יפגעו בו אזרחים.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".איני חי אלא בהווה שאלוהים מכריח אותי לפענחו".
Özen, İbrahim (haz.) (2018).אשרי, מיה (2018).
Geniş bir kıvrım yapan baş ve boyun çok daha özenli işlenmiştir.Напротив – те помагат то да потъва все по-надълбоко и по-надълбоко в смилателния нектар.
Onun için isminin düzgün telaffuz edilmesine büyük özen göstermektedir.Сериозен успех за правителството му е подписването на т.нар.
Bu çoraplar teli kaçmasın diye özenle giyilir.Носят се така, че да не позволяват смъкването на чорапите.
Aynı adı taşıyan Taştıp özeninin yanıbaşındadır.Сменя името си и заживява под прикритие.
Teknik mükemmeliyet ve iyi tasarım konusundaki sürekli özen çevikliği artırır.Да се правят постоянни подобрения в търсене на съвършенство.
Çoğu kez özenli bir şekilde detaylanmış suluboya tekniğiyle çalıştı.Там той атакува някои често използвани сюрреалистични техники.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Izgledaju i osjećaju se kao ljudi.
Mahirlerden Özenç'e Selam olsun DEV-GENÇ'e!Čestitamo HOS-ovcima dan osnutka!
Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir.Blag i previše popustljiv prema djeci.