Ana içeriğe geç
Sözlük

özen ile cümle

özen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dişlerini fırçalamaya özen göstermediği için onun çürük dişleri var.Comme il avait négligé le brossage de dents, le garçon avait des caries.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Le navire fut soigneusement fouillé mais aucune drogue ne fut trouvée.
Çok harcamamaya özen gösteriyorum.Je fais attention à ne pas trop dépenser.
Bu konu üzerinde özenle çalışıyorum.J'étudie soigneusement ce sujet.
Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.Et Nous avons détruit ce que faisaient Pharaon et son peuple, ainsi que ce qu'ils construisaient. ».
Fransa'ya geri döndüğünde, daha özensiz bir tarif yaratmak için ondan ilham almaya karar verdi.De retour en France, il décide de s'en inspirer pour créer une recette plus onctueuse.
1976 yılında adını Paul Joseph Goebbels'den özenerek Joseph Paul Franklin olarak değiştirdi.En 1976, il changea son nom en Joseph Paul Franklin.
Teknik mükemmeliyet ve iyi tasarım konusundaki sürekli özen çevikliği artırır.Une attention continue à l'excellence technique et à un bon design.
Özen, İbrahim (haz.) (2018).Ortega, E. (2018).
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Il y a eu un plan bien préparé pour le massacre général des Juifs le jour suivant la Pâques russe.
Rusya'daki Türkleri Türkiye'ye göç etmeye özendirdi.Cela revenait à laisser la Russie s'immiscer dans les affaires intérieures de la Turquie.
Dinsel törensiz özen, utangaçlığı getirir.L'embarras est proche de la honte.
Güven Mücellithanesi (Özener Matbaası bas.).Les Dérives de l’obsession sécuritaire).
Mahirlerden Özenç'e Selam olsun DEV-GENÇ'e!Crédits du single Bye Bye Baby.
Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özence değer değildir.La suite de sa carrière est moins significative.
("Camdan Cama" şarkısı aynı yıl Sinan Özen tarafından da seslendirilmişti.)(Chewing Gum était également nommé pour Chanson de l'Année.)
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Médaillé, il n'est plus refusé d'exposer au Salon officiel de Paris.
Bu, onun müzikten çok atılımlara özen gösterdiği şeklinde yorumlandı.Malheureusement pour eux, leur style de musique est jugé trop violent.
Milyoner (albüm), Gökhan Özen albümü.Loup Solitaire, Astre d'Or.
Herhangi bir biçimde sivillerin zarar görmemesine özen gösterilmiştir.Les consignes ont été données qu’aucun citoyen ne sera touché par les attentats.
Etanol tesisleri vergi avantajları ile özendirilmektedir.Las plantas del etanol están siendo incentivadas por tratos fiscales.
Filmde atlara gösterilen özen, insanlara gösterilmez.Ejemplos son las películas They Shoot Horses, Don't They?
Camii özenle yaptırılmıştır.Camila se dejó convencer.
Scriptores Historiae Augustae ye göre, Diadumenian babasının zorbalığına özenmişti.De acuerdo con la Scriptores Historiae Augustae, Diadumeniano igualó a su padre en tiranía.
Ben canlandırdığım karakterlerin iyiye ve doğruya hizmet etmesi için özenle seçtim.He seleccionado cuidadosamente los personajes a los que he interpretado para servir al bien.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Estaba sobradamente planeada una masacre generalizada contra los judíos el día siguiente a la Pascua rusa.
"Gökhan Özen merak edilenlerini anlattı..."Mira lo que dicen los astronautas».
Özen, İbrahim (haz.) (2018).Caro, José (2018).
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.No renueva lazos con las galerías parisinas.
Sağlıklarına özen gösteremezler.No atenderán a su estado de salud.
Michel Foucault'un biyopolitik tanımına göre insan, kendini özenle işleme nesnesi bilincine vara bilendir.Las 'prácticas de sí' de Michel Foucault son aquellas prácticas que tienen a uno mismo como sujeto y objeto.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Entrará en el reino de los cielos, sino el que hace la voluntad de mi Padre que está en los cielos.”
Canlandırma ekibi çalışmalarında Tex Avery ve Chuck Jones'a özendi.Es gracias a él que el público francés redescubrió Tex Avery.
Söz konusu titizlik ve özen her satırda görülür.Lo que se nota es el silencio y la suavidad en cada maniobra.
Teknik mükemmeliyet ve iyi tasarım konusundaki sürekli özen çevikliği artırır.La atención continua a la excelencia técnica y al buen diseño mejora la agilidad.
Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.Senza il faraone, popolo e dei sarebbero stati travolti dal Nun.
Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir.Divertenti e pazienti con i bambini.
Bunların yanı sıra farklı nitelikte yiyeceklerin birlikte tüketilmemesine çok büyük özen gösterilirdi.Era anche di vitale importanza che cibi dalle differenti proprietà non venissero mischiati.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Avresti invece dovuto innalzare il tuo animo verso il cielo, seguendo me.
Yapı tekniği özensizdir.La tecnica costruttiva è antichissima.
Scriptores Historiae Augustae ye göre, Diadumenian babasının zorbalığına özenmişti.Secondo gli Scriptores della Historia Augusta, Diadumeniano emulò il padre in quanto a tirannia.
Adı muhtemelen ünlü rapçi Snoop Dogg'dan özenilmiştir.In quell'occasione ha duettato anche in diretta con il rapper Snoop Dogg.
Daha özenli türetmeler literatürde yer almaktadır.È molto difficile reperirne fonti in letteratura.
Dindar olmayan birçok Yahudi de Yom Kippur'da sinagoga giderek ibadet etmeye ve oruç tutmaya özen gösterir.Molti ebrei non religiosi si impegnano a frequentare i servizi sinagogali e il digiuno a Yom Kippur.
Sebepler yazılırken tarafsız davranmalı, fakat çözülebilir olmalarına özen gösterilmelidir.La vicenda lo condurrà a operare una scelta rischiosa ma che si rivelerà felice.
Türkçe karşılığı özendirme'dir.Il russo paga meglio.
Daha sonra o kişi çocuğun eğitimini sağlar. namaz kılıp, oruç tutmasına özen göstermesi istenir.Dopo la spiegazione gli altri lo lodano ma poi gli chiedono a che cosa serva.
İki Yeni Yabancı, Gökhan Özen'in 7. albümü olan Milyoner albümündeki 14. şarkısıdır.È il ventiduesimo dei volumi pubblicati della saga Lupo Solitario.
Chansey, yumurtaları aşk ve özenle yetiştirirse yumurtalar daha lezzetli hale gelir.Pare che mangiando le sue uova chiunque possa diventare gentile.
Beni özendirmeyin.Не искушай меня.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Корабль тщательно обыскали, но наркотиков не нашли.
İyi bir uzman alet edevata özen gösterendir.Хороший специалист должен беречь технику.
Konuşmasına özenle hazırlandı.Он тщательно подготовил свою речь.
Çöp arabasını özenle temizleyen temizlik işçisi sosyal medyada ilgi odağı oldu.Уборщик, тщательно чистящий тележку с мусорным контейнером, оказался в центре внимания соцсетей.
Süvarilerde de baş ve yüz özenle işlenmiştir.Они слепы и охотятся благодаря обонянию.
Bunların yanı sıra farklı nitelikte yiyeceklerin birlikte tüketilmemesine çok büyük özen gösterilirdi.Это также служило причиной того, что пищу различных свойств стремились не смешивать.
Bu açıklama mafyalaşmayı, çeteleşmeyi özendiren bir davranış.Это повод и оправдание для мастурбации, не так ли?
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Притворимся, будто мы люди.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Моё тело возьмёт земля, мою душу примет небо.»
Savaş sonrası dönemde Yahudilerin çoğu dikkatleri üzerilerine çekmemeye özen gösterdiler.Я думаю, что если бы они жили сегодня, большинству из них было бы стыдно за то, что случилось с евреями.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod